|
ÖZET: Başvuran, zorunlu üyelik kapsamı dışına çıktığı halde İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) üyeliğinin sonlandırılması ve birikmiş aidatlarının iadesi talebinde bulunmuş, ancak İLKSAN bu talebi reddetmiştir. İdare, başvuranın üyelik devam hakkından faydalandığını ve zorunlu üyelik kapsamındaki görevine ilişkin üyeliğini sürdürdüğünü savunmuştur. Ancak, başvuranın kendi isteğiyle üyelikten ayrılma talebinin reddedilmesi, mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşımaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın üyelikten ayrılma talebinin kabul edilmesi ve aidatların iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, Anayasa’nın mülkiyet hakkı ve eşitlik ilkelerine aykırılık teşkil eden bir durumun ortadan kaldırılması amacı taşımaktadır. İdarenin, başvuranın talebine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın aidatlarının yasal faizi ile birlikte iade edilmesi ve İLKSAN üyeliğinin sonlandırılması yönünde işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, kamu hizmeti görevlilerinin haklarının korunması açısından önem arz etmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/15166-S.21.24304
BAŞVURU NO : 2021/9102
KARAR TARİHİ : 20/10/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İLKOKUL ÖĞRETMENLERİ SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM
SANDIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Zorunlu sandık üyeliğinin sonlandırılması ve birikmiş aidatlarının tarafına geri ödenmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 03/05/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Millî Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatı Hayat Boyu
Öğrenme Genel Müdürlüğünde Bilgisayar İşletmeni kadrosunda görev yapmakta iken görevde yükselme sınavı sonucunda Millî Eğitim Bakanlığı taşra teşkilatı Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne 29/05/2019 tarihinde olarak atandığını, il milli eğitim müdürlüğünde 4357 sayılı Kanun kapsamında bir göreve atandığından İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) üyeliğinin resen başlatıldığını, akabinde, önceki görev yeri olan MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne 05/11/2019 tarihinde yeniden şef olarak atandığını ve zorunlu üyelik kapsamı dışına çıktığını, her ne kadar merkez teşkilatındaki görevlerin söz konusu Kanun kapsamında olmasa da İLKSAN Ana Statüsünün 18/2b maddesi ile Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 13/5 maddesi doğrultusunda İLKSAN’a dilekçe vererek kendi isteğiyle sandık üyeliğimin devam etmesini istediğini, sandık üyeliğinin isteğine bağlı olarak devam ederken 27/04/2021 tarihinde İLKSAN’a durumunu izah eden bir dilekçe vererek sandık üyeliğinin yine isteğine bağlı olarak sonlandırılmasını ve ödediği aidatların tarafına iade edilmesini talep ettiğini; ancak İLKSAN, 29/04/2021 tarihli cevabi yazısıyla söz konusu taleplerini reddettiğini, İLKSAN’ın, talebine yönelik vermiş olduğu ret kararı gerekçesinde özetle kendi iradesiyle üyelik devamı talebinde bulunduğundan dolayı üyelikten ayrılmasının mümkün olmadığını ifade ettiğini, bu gerekçeyle söz konusu talebinin tamamen keyfi olarak ve hukuka aykırı bir şekilde reddedilmiş bulunduğunu, bilindiği üzere, İLKSAN’a kimlerin üye olacağı tek tek sayılmak suretiyle 4357 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirlendiğini, dolayısıyla sadece Kanunda belirtilen görevlerdeki kamu görevlilerinin sandığa zorunlu olarak üye yapılabileceğini, zorunlu üyelik kapsamındayken başka bir göreve atanarak zorunlu üyelik kapsamına çıkanlara ise Ana Statünün 18/2-b maddesiyle üyeliklerini isteğe bağlı olarak devam ettirme imkânı verilmiş olsa da söz konusu maddeyle getirilen düzenlemede, isteğe bağlı olarak üyelikleri devam
/
ettirilen kişilerin sandık üyeliğinden ayrılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığını, basit bir idari işlemle üyeliğinin isteğine bağlı olarak devam ettirilebiliyor iken yine isteğine bağlı olarak üyeliğini sonlandırmak istediğinde ise Kanunda belirtilen zorunlu üye kapsamında bir kamu görevlisi olmadığı halde İLKSAN tarafından zorunlu bir üye gibi değerlendirilip sandık üyeliğinin cebren devam ettirilmesinin hukuka, akıl ve mantığa uygun olmadığını, herhangi bir yasal dayanağı olmayan gerekçeyle tamamen İLKSAN’ın kendi tasarrufu doğrultusunda üyelikten çıkma talebinin reddedilmesinin, idarenin gerçekleştirdiği tüm iş, işlem ve eylemlerin temeli olan idarenin kanuniliği ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, hatta bu durumun
Anayasada güvence altına alınan mülkiyet hakkını da ihlal edecek sonuçlar doğurduğunu belirterek
İLKSAN üyeliğinin sonlandırılmasını ve birikmiş aidatlarının yasal faizi ile birlikte tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Milli Eğitim Bakanlığı İlkokul Öğretmenleri
Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Genel Müdürlüğü Aidat ve Sosyal Yardımlar Müdürlüğünden alınan 26/05//2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Milli Eğitim Bakanlığı İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN), 13/01/1943 tarih ve 4357 sayılı Kanunla, bu yasanın 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan ve Millî Eğitim
Bakanlığı bütçesinden maaş alan kamu görevlisi üyelerinin, sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumak ve üyeleri arasında dayanışmayı teşvik etmek amacıyla kurulmuş, tamamlayıcı (munzam) Sosyal Güvenlik hizmeti veren bir kamu kurumu olduğu, 2.2. Başvuran 14/06/2019 tarihinde Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne olarak atandığından İLKSAN üyeliğinin ve kesintilerinin Temmuz 2019 tarihinden itibaren başladığı, 24/01/2020 tarihinde üyelik kapsamı dışında sayılan ancak üyelik devam hakkı bulunan Bakanlık Merkez Teşkilatı
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne şef olarak atandığı, 04/02/2020 tarih 6980 sayılı üyelik devam dilekçesiyle İLKSAN Ana Statüsünün 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre üyeliğini sürdürdüğünden aidat kesintilerinin ve üyeliğinin devam ettiği, 28/04/2021 tarih ve 16486 kayıt sayılı müracaatı ile birikmiş aidatlarının iadesini talep ettiğinden 29/04/2021 tarih ve sayılı yazıyla Ana
Statünün ilgili maddesine istinaden üyelik devam talebi bulunduğundan aidatlarının iadesinin mümkün olmadığının tarafına bildirildiği, 2.3. İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsünün 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “1/6/2012 tarihinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde üyelik kapsamı dışında bir başka göreve atananlar, istemeleri halinde üyeliklerini sürdürebilirler. İsteğe bağlı olarak üyelik sürdürenler yürürlükte bulunan Sandık Mevzuatına tabi olurlar.” denildiği, 2.4. Üyelik devam hakkının; isteğe bağlı üyelik olarak nitelendirilen bir uygulama olmayıp, üyelerin zorunlu üyelik kapsamındaki görevine ilişkin üyeliğini sürdürmesini sağlayan üyeler lehine tanınmış bir uygulama olduğu, üyelik devamından yararlanmak için gerekli şartı taşıyan ve bu haktan yararlanmak isteyen üyelerin kendi istek ve iradeleriyle aynı şekilde mevzuat hükümleri doğrultusunda zorunlu üyeliklerine devam ettiği, İsteğe bağlı üyeliğin mevzuatta bulunmadığı, üyelik devam hakkının yalnızca
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunanlara tanınmış istisnai bir uygulama olduğu, üyelik devam ettirme şartını taşıyan üyelerin zorunlu üyelik kapsamında üyeliğe devam etme yönünde irade beyanında bulunmadıkları takdirde dilerler ise aidat iadesi talebinde bulunarak üyeliklerini sonlandırabildikleri, 2.5. Bu kapsamda üyelik devam hakkı bulunan mevzuat hükümlerine tabi olarak üyeliğini devam ettirmeyi kendi irade beyanı ile onayladığı, Genel Müdürlüğe göndermiş olduğu 04/02/2020 tarih ve dilekçe ve yukarıda açıklanan Ana Statü maddesi gereği 28/04/2021 tarih ve 16486 kurum sayılı aidat iadesi talebine yönelik; 29/04/2021 tarih ve sayılı yazıyla aidat iadesinin reddedilerek detaylı
bilgi verildiği ve yargı yolunun açık olduğunun tebliğ edildiği ve Kurumca yapılacak başka bir işlem bulunmadığı, 2.6. Başvuru konusu olan, üyelik devamı yönünde irade beyanı bulunan üyelerin Sandık mevzuatına tabi olarak zorunlu üyeliklerinin devam ettiği, devam dilekçesi gönderdikten sonra aidat iadesi talebinde bulunanların taleplerinin ise; İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsünün
“üyelikler” başlıklı 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile Aidat ve Sosyal Yardımlar
Yönetmeliğinin “üyeliğe devam etme” başlıklı 13 üncü maddesinin beşinci fıkrasına istinaden reddedildiği, Sandıkça; zorunlu üyelik kapsamında olmamasına rağmen üyelik devam hakkı bulunan ve isteğe bağlı olarak zorunlu üyeliklerini devam ettiren üyelerden kesilen aidatlara ilişkin olarak bu aidatların yasal dayanağını oluşturan mevzuat hükümlerinin dosya ekinde sunulduğu, 2.7. Üyelik devam dilekçesi gönderdikten sonra aidat iadesi talebine yönelik başvuruda bulunan üyelerin mevcut olduğu, mevzuat gereği üyelikten ayrılamayacaklarına yönelik de yazılmış olan 29/04/2021 tarih sayılı yazının ve diğer örnek yazıların dosya ekinde sunulduğu, 2.8. Sandığın 4357 sayılı Kanun ile kurulduğu ve bu Kanunun 11/2 Maddesi “Maarif Vekâleti bütçesinden maaş alan İlkokul öğretmenleri (sınıf öğretmenleri), ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsilini veren müesseselerin öğretmenleri, Maarif Müdürleri, İlköğretim Müfettiş ve
Denetmenleri, Uygulama Okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlar Sandığa azadırlar” şeklinde olduğu, İLKSAN Ana
Statüsünün 18 inci maddesi gereğince, 4/B statüsünde yukarıda sayılan görevlere atananların da Sandığın doğal üyeleri olduğu, 2.9. İLKSAN’ın gönüllülük esasına dayanan bir Sandık olmadığı ve üyeliklerin ihtiyari şekilde devam ettirilmesi gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığı, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım
Sandığı Ana Statüsünün 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “1/6/2012 tarihinden sonra Milli
Eğitim Bakanlığı bünyesinde üyelik kapsamı dışında bir başka göreve atananlar, istemeleri halinde üyeliklerini sürdürebilirler. İsteğe bağlı olarak üyelik sürdürenler yürürlükte bulunan Sandık Mevzuatına tabi olurlar.” denildiği, Ana Statü maddesinden de anlaşılacağı üzere, üyelik devam hakkının yalnızca Milli
Eğitim Bakanlığı bünyesinde kalmak suretiyle görevi değişenler için tanınmış bir hak olduğu, Üyelerin hak kaybına uğramalarını önlemek maksadıyla tanınmış olan bu hakkın isteğe bağlı üyelik hakkı değil zorunlu üyeliğini devam ettirme hakkı olduğu, Sandığın isteğe bağlı üyelik esasına dayanmadığı gibi isteğe bağlı üyelikten ayrılma durumunun da mevcut olmadığı, açıklanan Ana Statü maddesinde açıkça belirtildiği üzere Bakanlık bünyesi dışına çıkanların üyeliklerini sürdüremeyeceklerinin kesin olduğu ve söz konusu işlemin isteğe bağlı üyelik gibi algılanmaması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyduğu, 2.10. Konu ile ilgili açılmış dava dosyası bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesi; “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.” 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi;
“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 3.3. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesi; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
“ şikâyetleri inceler.
3.5. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.” 3.6. “ Dernek kurma hürriyeti” başlıklı 33 üncü maddesinin ikinci fıkrası; “Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.” 3.7. “Sendika kurma hakkı” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrası; “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.” 3.8. “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesi;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek Protokol No. 1’in “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”
6. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” 7. 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 77 nci maddesi; “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.” 8. 13/01/1943 tarihli ve 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin
Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve
İçtimai Yardım Sandığı İle Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanunun 11 inci maddesi; “Maarif Vekâleti bütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri, Maarif müdürleri, ilköğretmen, müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum
Müdürlüğü ve maarif müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlar Sandığa azadırlar…
Sandığın gelirleri şunlardır:
1 – Azalardan umumi heyetçe tesbit edilecek miktarda her ay kesilecek aidat (azanın her terfi ettiği ayı
takibeden ayda bu aidat yalnız o aya mahsus olmak üzere iki misli olarak alınır.)…” 9. 22/03/1995 sayılı ve 22235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık Ve
Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsünün “Üyelikler” başlıklı 18 inci maddesi; “Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan kadrolu ve sözleşmeli, a) Sınıf öğretmenleri, b) Aday/stajyer olarak çalışan sınıf öğretmenleri, c) Özel eğitim kurumlarında ilk tahsili veren öğretmenler, ç) İl/İlçe Milli Eğitim Müdürleri, d) Maarif müfettişleri, e) İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde görevli memurlar, f) Sandık işlerinde çalışanlar, sandık üyesidir.
Sandık üyesi iken; a) 120 ay aidat ödemiş olanlardan emekliye ayrılanlar, b) 1/6/2012 tarihinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde üyelik kapsamı dışında bir başka göreve atananlar,
c) (Ek: RG-1/6/2019-30791) Sandığa bağlı ortaklık, işletme veya iştiraklerde belirli veya belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışmak üzere ayrılanlar, istemeleri halinde üyeliklerini sürdürebilirler. İsteğe bağlı olarak üyelik sürdürenler yürürlükte bulunan Sandık Mevzuatına tabi olurlar.
…
Üyelikleri sona erenlere, 120 ayını doldurmadan emekli olanlara ve daha önce emekli yardımı almış olanlara; ödemiş oldukları aidatlar, ödendiği tarihler dikkate alınarak tahakkuk ettirilecek yasal faizi ile birlikte iade edilir.” 10. Ekim 2017 tarihli ve 2721 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve
Sosyal Yardım Sandığı Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin; 10.1. “Üyeliğe devam etme” başlıklı 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası; “Sandık üyesi iken 1/6/2012 tarihinden sonra Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde olmak kaydı ile üyelik kapsamı dışında başka bir göreve atananlar istemeleri halinde üyeliklerini sürdürebilirler.
10.2. “Aidatların iadesi” başlıklı 14 üncü maddesi; “Üyelik sürelerine bakılmaksızın; a) Sandık üyesi iken üyelikleri sona erenlere, b) Emekli olduğu tarihte 120 ayını doldurmamış olanlara, c) Üyelik kapsamında iken, Sandığa en az 120 ay aidat ödemiş olanlardan, herhangi bir nedenle üyeliği sona erenlere talep etmeleri halinde, ç) Sandıktan emekli yardımı almış olup, tekrar üyelik kapsamında bir göreve dönenlere, ödemiş oldukları aidatları, ödendiği tarihler dikkate alınarak yasal faizi ile birlikte kendilerine iade edilir, ayrıca emekli yardımı ödemesi yapılmaz.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın üyelikten ayrılma talebinin kabulü ve ödemiş olduğu aidatların iade edilmesi talebine ilişkin tavsiye karar önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne 29/05/2019 tarihinde olarak atandığını, il milli eğitim müdürlüğünde 4357 sayılı Kanun kapsamında bir göreve atandığından İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) üyeliğinin resen başlatıldığını, akabinde, önceki görev yeri olan MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne 05/11/2019 tarihinde yeniden şef olarak atandığını ve zorunlu üyelik kapsamı dışına çıktığını, her ne kadar merkez teşkilatındaki görevlerin söz konusu Kanun kapsamında olmasa da İLKSAN Ana Statüsünün 18/2b maddesi ile Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 13/5 maddesi doğrultusunda İLKSAN’a dilekçe vererek kendi isteğiyle sandık üyeliğimin devam etmesini istediğini, sandık üyeliğinin isteğine bağlı olarak
/
devam ederken 27/04/2021 tarihinde İLKSAN’a durumunu izah eden bir dilekçe vererek sandık üyeliğinin yine isteğine bağlı olarak sonlandırılmasını ve ödediği aidatların tarafına iade edilmesini talep ettiğini; ancak İLKSAN, 29/04/2021 tarihli cevabi yazısıyla söz konusu taleplerini reddettiğini belirterek İLKSAN üyeliğinin sonlandırılmasını ve birikmiş aidatlarının yasal faizi ile birlikte tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
13. İlgili idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; mevzuat hükümlerine tabi olarak üyeliğini devam ettirmeyi kendi irade beyanı ile onayladığı, üyelik devam hakkının üyelerin zorunlu üyelik kapsamındaki görevine ilişkin üyeliğini sürdürmesini sağlayan üyeler lehine tanınmış bir uygulama olduğu, isteğe bağlı üyeliğin mevzuatta bulunmadığı, üyelik devam hakkının yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bulunanlara tanınmış istisnai bir uygulama olduğu, üyelik devam ettirme şartını taşıyan üyelerin zorunlu üyelik kapsamında üyeliğe devam etme yönünde irade beyanında bulunmadıkları takdirde dilerler ise aidat iadesi talebinde bulunarak üyeliklerini sonlandırabildikleri, Sandığın isteğe bağlı üyelik esasına dayanmadığı gibi isteğe bağlı üyelikten ayrılma durumunun da mevcut olmadığı hususları ifade edilmiştir.
14. Bu noktada uyuşmazlığın; başvuranın kendi isteğiyle üyelik devam hakkından faydalanmasına ve Sandık mevzuatına tabi olmayı kabul etmesine rağmen belirli bir süre sonra üyelikten ayrılma talebinin reddedilmesi noktasında düğümlendiği görülmektedir.
15. 25/08/2021 tarihli ve 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve
Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu
Sözleşme Metninin İkinci Bölümünde yer alan Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu
Sözleşmenin “İLKSAN üyeliği” başlıklı 25 inci maddesinde “Mevcut üyeler dâhil olmak üzere, Milli
Eğitim Bakanlığı kadrolarına atananlardan 13/1/1943 tarihli ve 4357 sayılı kanunun 11 inci maddesi kapsamında bulunanların İlkokul Öğretmenleri Sağlık Ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) üyeliğine girmesi ve üyelikten ayrılması ihtiyaridir.” düzenlemesine yer verilerek sandık üyeliğinden ayrılmanın ihtiyari nitelikte olduğu düzenlenmiştir.
16. Eylül 1985 tarihli ve 2195 sayılı Tebliğler Dergisinin Ek Sayısında yayımlanan İlkokul Öğretmenleri
Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 20 nci maddesi ile daha sonraki tarihli Aralık 2007 tarihli ve 2603 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan İlkokul Öğretmenleri
Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin 12 inci maddesinde, üyelikten ayrılanlara aidat iadesinin yapılması en az beş yıl süreyle aidat yatırma şartı aranırken, daha sonra
Yönetmelikte yapılan değişiklikle Ekim 2017 tarihli ve 2721 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan
İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Aidat ve Sosyal Yardımlar Yönetmeliğinin
“Aidatların iadesi” başlıklı 14 üncü maddesinde, üyelik sürelerine bakılmaksızın sandık üyesi iken üyelikleri sona erenlere süre şartı aranmaksızın aidatların iade edilmesi yönünde değişiklik yapılmıştır.
17. Somut olayda; idarenin başvuranın kendi isteğiyle üyelik devam hakkından faydalandığı ve Sandık mevzuatına tabi olmayı kabul ettiği, Sandık üyeliğinin ihtiyari nitelikte olmadığı ve zorunlu olduğu gerekçesiyle başvuranın üyelikten ayrılma talebini reddettiği ve başvuranın ödemiş olduğu aidatları iade etmediği görülmektedir. 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin
Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai
Yardım Sandığı İle Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanunun 11 inci Maddesinde zorunlu üyelik usulü öngörülmüştür. Bu nedenle zorunlu üyelik ve zorunlu aidat usulü gibi kamu gücü ayrıcalıklarına sahip olan Kuruma Kanunla verilen bu yetkilerle başvuranın aylığından yapılan kesintilerin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
/
18. Anayasamızın 2 nci maddesinde hukuk devleti ilkesi yer almaktadır. Doktrinde ve yargısal içtihatlarda hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren ve bu haklara koruyucu, adil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini zorunlu sayan ve bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasaya uyan devlet olarak tanımlanmaktadır. Hukuk devletinde, yasa koyucu da dâhil olmak üzere devletin tüm organları üstünde hukukun mutlak bir egemenliğe sahip olması, yasa koyucunun yasama etkinliklerinde kendisini her zaman
Anayasa ve hukukun üstün kuralları ile bağlı tutması gerekir. Hukuk devleti ilkesinin bir göstergesi de, kamu otoritesinin tüm işlem, eylem ve tasarruflarında hukuk kuralları ile bağlı olmasıdır.
19. Günümüzde devam eden küreselleşme sürecinde mülkiyet hakkının her şeyden öte öncelikli olarak bir insan hakkı olduğu, sadece bir eşya hukuku meselesi olarak değerlendirilemeyeceği, yadsınamaz bir gerçektir. (GEMALMAZ, Burak, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Açısından Mülkiyet Hakkının
Sınırlanmasında Adil Denge İlkesi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 69, Sayı 1, Y.
2011, s. 650). Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması esnasında uyulması gereken genel ilkeler
Anayasanın 13 üncü maddesi ile teminat altına alınmış bulunmaktadır. Bu doğrultuda, Anayasanın 35 inci maddesinde temel bir insan hakkı olarak değerlendirilen mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmektedir.
20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği düzenlenmiş olup, söz konusu uluslararası metne uygun bir biçimde Anayasanın
35 inci maddesinde de, herkesin sahip olduğu mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacı ile kanunla
sınırlanabileceği öngörülmüşken, Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel hüküm getirilmiş, buna göre temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, Anayasanın 15 inci maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesinin mümkün olduğu olağanüstü hallerde dahi milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlâl edilmemesi ve kısıtlamanın durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunluğunun öngörüldüğü görülmektedir.
21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre; “Mal ve mülk” kavramı iç hukukumuzdaki tanımdan bağımsız olarak ayrı ve çok geniş bir anlama sahiptir. Mahkemeye göre; “Mal ve mülk” kavramının maddi varlığa sahip her türlü taşınır ya da taşınmaz malı içerdiği gibi, maddi varlığa sahip olmayan hak ve menfaatleri, mameleke dâhil her türlü aktifi, mali ve ekonomik değeri olan hisseler, patentler, tahkim kararları, emeklilik maaşı hakkı, sosyal katkı payları, kira hakları gibi değerleri de içerdiği, yani mülkiyet hakkının kapsamına bilumum ekonomik hakların girdiği görülmektedir. Bu tanıma göre aylık maaş ve ücret Anayasamıza göre temel bir insan hakkı olan mülkiyet hakkı kapsamındadır. Türk Medeni
Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesine göre bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Hukuk devletinin temel kurallarını oluşturan bu hükümler dikkate alındığında zorunlu üyelik ve zorunlu aidat usulü gibi kamu gücü ayrıcalıklarına sahip olan Kuruma Kanunla verilen bu yetkilerle başvuranın aylığından yapılan kesintiler ve bu kesintilerin iade edilmemesi, yani maaş ve ücretin bir kısmının veya tamamının kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisinin kısıtlanması mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşımaktadır.
22. Kurumumuzun 2018/985 başvuru numaralı dosyaya verilen 30/07/2018 tarihli Tavsiye Kararında ise tamamlayıcı sosyal güvenlik hizmeti sunan kuruluşlara üyeliğin irade serbestisine bırakılarak bireylere ilave külfet yüklenmemesinin ve mevcut uygulamayı sürdürmenin elzem olduğu
/
düşünülüyor ise kanuni zorunluluk yerine katılımı özendirici politikalar uygulamanın hakkaniyete daya uygun düşeceği değerlendirilerek 4357 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zorunlu İLKSAN üyeliğinin mevzuat değişikliği yapılmak suretiyle üyeliğin ihtiyari hale getirilmesi tavsiyesinde bulunulmuştur.
23. Anılan kararda, 4357 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan zorunlu üyeliğe ilişkin düzenlemenin sözleşme hürriyetine aykırı olmadığı ve toplu sözleşme ile ihtiyari hale getirilemeyeceği anlaşılmakla birlikte mezkûr madde kapsamında zorunlu üye olan öğretmenlerin hali hazırda 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sosyal güvenlik hakkından faydalanıyor olmalarının, toplu sözleşmelerde İLKSAN üyeliğinin ihtiyari hale getirilmesi noktasında ortaya çıkan iradenin ve ayrıca
İLKSAN ile benzer şekilde tamamlayıcı sosyal güvenlik sistemi olan bireysel emekliliğin düzenlendiği 28/03/2011 tarihli 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda yer alan gönüllü katılımın ve katılımı artırmaya yönelik teşvik edici düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerektiği, tamamlayıcı sosyal güvenlik hizmeti sunan kuruluşlara üyeliğin irade serbestisine bırakılarak bireylere ilave külfet yüklenmemesinin ve mevcut uygulamayı sürdürmenin elzem olduğu düşünülüyor ise kanuni zorunluluk yerine katılımı özendirici politikalar uygulamanın hakkaniyete daya uygun düşeceği değerlendirmesine yer verilerek zorunlu İLKSAN üyeliğinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesinden hareketle 4357 sayılı Kanunun 11’inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zorunlu İLKSAN üyeliğinin ihtiyari hale getirilmesi yönünde gerekli mevzuat değişikliği çalışmalarının yürütülmesi için Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir.
24. Yine Kurumumuzca 11/09/2017 tarihinde 2017/2040 dosya numaralı başvuru hakkında verilen Tavsiye
Kararında ise 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununun 17 nci maddesinde düzenlenen zorunlu üyelik ve 18 inci maddesinde düzenlenen zorunlu aidat kesilmesi usulünün kaldırılması hususunda mevzuat değişikliği çalışması yapılması tavsiyesinde bulunulmuştur. Anılan kararda, 205 sayılı Ordu Yardımlaşma
Kurumu Kanununda yer alan Kurum üyelik müddetleri üç seneyi geçmeyenlere hiçbir aidat iadesi yapılmayacağına ilişkin hüküm uyarınca başvuranın sözleşmesinin 2 yıl 8 ay sonra sona erdirilmesi olması gerekçesiyle aidat iadesi yapılmaması işlemi hakkında, 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanununda
23 üncü maddesinde yer alan “Ancak, Kurum üyelik müddetleri üç seneyi geçmeyenlerle geçici üyelere
hiçbir aidat iadesi yapmaz.”, hükmünün üyelik zorunlu tutulurken aidat iadesinin süre şartına bağlanmasının hakkaniyete uygun olmadığı, zorunlu üyelik ve zorunlu aidat usulü gibi kamu gücü ayrıcalıklarına sahip olan Kuruma Kanunla verilen bu yetkilerle başvuranın aylığından yapılan kesintiler ve bu kesintilerin iade edilmemesi, yani maaş ve ücretin bir kısmının veya tamamının kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisinin kısıtlanmasının mülkiyet hakkının ihlali olduğu, zorunlu aidat kesilmesi usulü ile aidat ödeyen bir kısım personel çeşitli haklardan faydalanabilirken bir kısım personelin süre şartı nedeniyle aidatlarının dahi iade edilmemesi usulüyle kanun önünde eşitlik ilkesinin ve mülkiyet hakkının ihlal edilerek temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırıldığı, söz konusu sınırlamanın Anayasada temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin genel hükümlere aykırı olduğu değerlendirmesinde bulunularak tavsiye kararı verilmiştir.
25. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın zorunlu Sandık üyeliği kapsamında olmayan bir göreve atandıktan sonra kendi isteğiyle üyelikten devam hakkından faydalandığı, belirli bir süre sonra yine kendi isteğiyle Sandık üyeliğinden ayrılmak istemesine rağmen talebinin reddedilerek kendi iradesi dışında
Sandık üyeliğinin devam ettirilmesi ve maaşından kesinti yapılmaya devam edilmesi usulüyle kanun önünde eşitlik ilkesinin ve mülkiyet hakkının ihlal edilerek temel hak ve hürriyetlerin alt düzenleyici işlemlerle sınırlandırıldığı, söz konusu sınırlamanın Anayasada temel hak ve hürriyetlerin
sınırlandırılmasına ilişkin genel hükümlere aykırı olduğu ve bu nedenle de başvuranın mevzuatta belirtilen zorunlu üyelik kapsamında sayılması gerekçesiyle ödemiş olduğu aidat tutarının iadesi talebinin reddedilmesi işleminin hakkaniyetle bağdaşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin, ‘makul sürede karar verme’ ve ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davranmadığı ve başvuranın taleplerine süresi içinde cevap vermediği, ayrıca şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle
‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın üyelikten ayrılma talebinin kabulü ve ödemiş olduğu aidatların iade edilmesi yönünde işlem tesis edilmesi için İLKOKUL ÖĞRETMENLERİ SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM SANDIĞI
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Konuyla ilgili gerekli idari işlemleri takdir ve tayin etmek ve mevzuatı iyileştirme çalışmaları yapmak üzere kararın bir suretinin MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İLKOKUL
ÖĞRETMENLERİ SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM SANDIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için İLKOKUL ÖĞRETMENLERİ SAĞLIK VE SOSYAL YARDIM
SANDIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi