|
ÖZET: İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, 2012 yılında ilan edilen öğretim görevlisi kadrosuna yapılan başvuruda, başvuranın sınavda başarısız bulunması üzerine kadroya atama yapılmamıştır. Başvuran, bu duruma itiraz ederek İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nde dava açmış ve mahkeme, başvuranın yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. Ancak, üniversite bu kararı uygulamamış ve başvuranın icra takibi de iptal edilmiştir.
Mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle başvuran, yoksun kaldığı parasal hakların Ocak 2013-Nisan 2014 tarihleri arasında her ay için ödenmesi talebinde bulunmuştur. Ancak, başvuranın başka bir üniversitede öğretim üyesi olarak atanmış olması ve dava konusu kadroya atanmayı talep etmemesi nedeniyle, parasal hakların ödenmesi hukuken mümkün görülmemiştir. Sonuç olarak, başvuranın yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi, başvuranın kadro ile hukuki bağının bulunmaması gerekçesiyle reddedilmiştir. İdarenin mahkeme kararına uymaması, hukuka aykırılık olarak değerlendirilmiş, ancak başvuranın talebi kabul edilmemiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/17427-S.21.27906
BAŞVURU NO : 2021/10551
KARAR TARİHİ : 10/12/2021
RET KARARI
TCKN:
Adres:
NO:
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörlüğü tarafından 17/12/2012 tarihinde
Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Anasanat Dalı (Ud) için ilan edilen öğretim görevlisi kadrosuna başvurduğunu, bahse konu kadroya başvuran tek kişinin kendisi olduğunu, 09/01/2013 tarihinde bilim sınavının yapıldığını, 16/01/2013 tarihinde sonucunun “Başarılı Aday
Bulunmadığından Bu Alanda Atama Yapılmayacaktır” şeklinde ilan edildiğini, bahsedilen tarihte
Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Açıktan ve Naklen Yapılacak Atamalarda
Uygulanacak Merkezi Sınav ve Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğe ve YÖK’ün bu konu ile ilgili görüş yazısına göre baraj puanı getirilemeyeceği ve adayların başarı sırasına göre ilan edilmesi gerektiği gerekçeleri ile İTÜ Rektörlüğüne dava açtığını, davanın
İstanbul 3. İdare Mahkemesinin vermiş olduğu 2017/ Esas No.lu ve 2017/ Karar No.lu kararla lehine sonuçlandığını, davanın 2017 yılında sonuçlanması ve geçen süre içerisinde Bursa
Uludağ Üniversitesi bünyesinde bir kadroya atanmış olması nedeniyle davaya esas kadronun tesis edildiği Ocak 2013 ile kadroya atanmış olduğu Nisan 2014 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak tarafına ödenmesini 02/10/2017 tarihli dilekçesi ile talep ettiğini, idarenin bu kararı her türlü talebine rağmen uygulamadığını ve uygulamamakta ısrar ettiğini, bunun üzerine idareye sunmuş olduğu 26/12/2017 tarihli dilekçe ile kararın uygulanması ve uygulanmazsa icra yolu ile tahsil edileceğine dair başvuru yaptığını, bu dilekçesine de idarece cevap verilmeyerek söz konusu meblağın hesaplanmadığını, konu ile ilgili olarak icra takibi başlattığını, ancak icra takibinin aleyhine sonuçlandığını ve bu durumda İTÜ Rektörlüğünün idare mahkemesi kararına uymayarak suç işlemekte olduğunu belirterek, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin vermiş olduğu
2017/ Esas No.lu ve 2017/ Karar No.lu kararın İTÜ Rektörlüğü tarafından uygulanmamasının suç unsuru teşkil etmesi nedeniyle, idare tarafından yapılması gereken hesaplama neticesinde kararın uygulanarak dava sonucunda yoksun kaldığı parasal hakların Ocak 2013-Nisan 2014 tarihleri arasında her ay için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliğinin 30/09/2021 tarihli ve E-
sayılı yazısı ve eklerinde, özetle;
2.1) Başvuranın Üniversitenin Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Anasanat Dalı için ilan edilen
öğretim görevlisi kadrosuna başvurduğu, 09/01/2013 tarihinde bu kapsamda yapılan sınava tek aday olarak giren başvuranın sınav sonucunda 100 tam puan üzerinden 26 puan alarak başarısız bulunup söz konusu kadroya atanmaması üzerine İstanbul 3. İdare Mahkemesinde açtığı dava neticesinde söz konusu mahkemenin 2013/ E. ve 2014 K. sayılı ilamı ile üniversite lehine davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı başvuran tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmasının akabinde, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay 8. Dairesince bozma kararı verildiği, İstanbul 3. İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak, aynı mahkemede 2017/ E.
ve 2017/ K. sayısı ile yapılan yargılama sonucunda “… açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi isteminin kabulüne” şeklinde karar verilmesinin akabinde başvuran tarafından 26/12/2017 tarihli dilekçesi ile mahkeme kararında belirtilen yoksun kaldığı parasal haklarının kendisine ödenmesi talebiyle üniversiteye başvuru yapıldığı, ayrıca mahkeme kararında hiçbir biçimde meblağ belirtilmemesine rağmen ne şekilde hesap edildiği belli olmaksızın 45.378,91
TL’nin kendisine ödenmesi talebiyle üniversiteye karşı cebri icra yoluna başvurulduğu, bu kapsamda İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2018 icra takibi dosyası ile üniversite hakkında başlatılan ilamlı icra takibi ile ilgili olarak söz konusu takibe ilgili mevzuat gereğince Hukuk
Müşavirliğince yapılan itirazın İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesince haklı bulunarak üniversite lehine takibin iptaline karar verildiği, bu karara karşı başvuran tarafından yapılan temyiz başvurusunun da üniversite lehine kesin olarak reddedildiği,
2.2) Başvuranın Üniversitenin İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararını uygulamama niyeti ile hareket
ettiği iddialarının hiçbir mesnedi bulunmadığı, zira üniversitece mahkeme kararı doğrultusunda atama sürecinin başlatıldığı, ancak başvuranın başka bir kurumda öğretim üyesi kadrosunda bulunması dolayısıyla dava konusu öğretim görevlisi kadrosuna atanmayı talep etmemesi sonucunda sürecin tamamlanamadığı, başvuranın mahkeme kararı doğrultusunda yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesi için kesinlikle dava konusu kadroya mahkeme kararı gereğince atanarak göreve başladığı tarihin göz önünde bulundurulması gerekirken davacının kendi isteği ile söz konusu öğretim görevlisi kadrosuna atanmaması dolayısıyla tazminat hesap edilirken dikkate alınacak göreve başlama tarihinin belli olmadığı, belirtilen sebepler göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın iddialarının mesnetsiz olduğu gibi, icra takibine konu ettiği meblağın başvurana ödenmesi halinde kamu zararına neden olunacağı, bu sebeple başvuru konusu ile ilgili olarak uzlaşma yoluna gidilmesinin mümkün olmadığı,
2.3) Söz konusu ilamda yer alan tazminat hükmü belli bir meblağ içermediğinden cebri icraya konu
edilemeyeceği gibi öncelikle genel hükümler çerçevesinde dava konusu edilmesi, bilirkişiler
marifeti ile tazminat kalemlerinin kapsamına nelerin dahil olduğu belirlendikten sonra yapılacak hesaplama sonucunda ortaya çıkacak olan ilama dayalı alacak miktarının icra takibine konu edilmesi gerekirken; düzenlenen icra emrinde takibe konu edilen ücret kalemlerin kaynağı, başlangıç ve bitiş tarihi, sayısı ve tutarlarının ne şekilde belirlendiği belli olmadığından başvuranın icra takibine üniversite tarafından itiraz edildiği, bu kapsamda ilgili mahkemeye yapılan itirazın haklı bulunarak başvuranın icra takibinin iptal edildiği, bu karara karşı başvuranın temyiz talebinin
Yargıtay tarafından reddedilerek kararın kesinleştiği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
6.1) “Kadroların tespiti” başlıklı 33 üncü maddesinde,
“Kadrosuz memur çalıştırılamaz. Kadrolar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir.”
6.2) “Deyimler” başlıklı 147 inci maddesinde,
“Bu Kanunda geçen; A) Aylık: Bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, (…) ifade eder.”
7) 03/07/2008 tarihli ve 26953 sayılı Resmi Gazetede yayımlan Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim
Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi
Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Sınavlarda başarılı olanların atanması” başlıklı 13 üncü maddesinde, “Sınavlarda başarılı olan adaylar, başarı puanları esas alınarak ilan edilir. İlan edilen kadro sayısını geçmemek şartıyla yedek aday da ilan edilebilir. Atamalar yürürlükteki mevzuata göre yapılır.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işleminde hukuka ve hakkaniyete
aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğünün 17/12/2012 tarihli Türk Musikisi Devlet
Konservatuarı Çalgı Anasanat Dalı (Ud) öğretim görevlisi kadrosu ilanı kapsamında 09/01/2013 tarihinde yapılan bilim sınavına tek aday olarak katıldığını, 16/01/2013 tarihinde sonucunun
“Başarılı Aday Bulunmadığından Bu Alanda Atama Yapılmayacaktır” şeklinde ilan edildiğini, idarenin bahse konu kadro sınavı işlemi hakkında açmış olduğu dava sonucunda İstanbul 3. İdare
Mahkemesinin vermiş olduğu 2017/ Esas No.lu ve 2017 Karar No.lu karar uyarınca dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her ay için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi şeklinde karar verildiğini, ancak idarenin bu mahkeme kararını uygulamadığını ve konu ile ilgili olarak açmış olduğu icra davasına da itiraz ederek dava sonucunun uygulanmasına engel olunduğunu belirterek, dava sonucunda yoksun kaldığı parasal hakların Ocak 2013-Nisan 2014 tarihleri arasında her ay için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10) Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden, başvuranın İstanbul Teknik Üniversitesi Türk
Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Anasanat Dalı için ilan edilen öğretim görevlisi kadro sınavına ilişkin idarenin işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle İstanbul 3. İdare Mahkemesine dava açtığı, söz konusu mahkemenin 25/05/2017 tarihinde vermiş olduğu 2017/ Esas No.lu ve 2017/ Karar No.lu Kararı neticesinde dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her ay için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedildiği, üniversite tarafından bahse konu idare mahkemesi kararı doğrultusunda başvuranın atama sürecinin başlatılmak istendiği, ancak mahkeme karar tarihi itibarıyla başvuranın başka bir üniversitede öğretim üyesi kadrosuna atanmış olduğunun tespit edildiği, başvuranın başka bir kurumdaki kadroda bulunması ve dava konusu öğretim görevlisi kadrosuna atanmayı talep etmemesi sonucunda sürecin tamamlanamadığı gerekçesiyle başvuranın atamasının yapılamadığı ve buna bağlı olarak da başvuranın geçmişe yönelik yoksun kaldığı parasal hakların ödenemediği, ayrıca konu ile ilgili olarak başvuran tarafından başlatılan icra takibine idare tarafından ilgili mahkeme nezdinde yapılan itirazın haklı bulunarak başvuranın icra takibinin iptal edildiği, bu karara karşı başvuranın temyiz talebinin Yargıtay tarafından reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
11) Başvuranın yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebi
incelendiğinde, başka bir üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapan başvuranın şikâyet konusu üniversitedeki öğretim görevlisi kadrosuna ataması yapılmadan söz konusu kadroya atanmış gibi ödeme almasının hukuken mümkün olmadığı, zira 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 147 inci maddesinin (A) fıkrası kapsamında aylığın tanımının yapıldığı, buna göre Devlet memurunun aylığa hak kazanabilmesi için fiilen söz konusu görevi ifa etmesi ve bulunduğu kadro ile hukuki bir bağının bulunması gerektiği, başvuranın ise öğretim görevlisi kadro unvanına atama işlemleri tekemmül etmediğinden söz konusu kadro ile bağının kurulamadığı anlaşıldığından, başvuranın atama işlemlerinden bağımsız olarak yaptığı yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebinin reddedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
12) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın mahkeme karar tarihi itibarıyla
başka bir üniversitedeki kadroya atanmış olduğu için öğretim görevlisi kadrosuna atanamadığı, başvuranın mahkeme kararına istinaden atanma işlemine ilişkin bir talepte bulunmayıp sadece bahse konu döneme ilişkin parasal hakların tarafına ödenmesini talep ettiği, ancak idarece başvurana atama işlemlerinden bağımsız olarak geçmişe yönelik parasal haklarının ödenmesi imkânının bulunmadığı, dolayısıyla başvuranın öğretim görevlisi kadro unvanına atama işlemlerinin tekemmül etmediği ve söz konusu kadro ile bağının kurulamadığı anlaşıldığından, başvuranın yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.
14) Diğer taraftan, idarenin başvuran hakkındaki İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 25/05/2017 tarihli,
2017 E. ve 2017 K. sayılı kararı akabinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
“Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkeme kararının icaplarına yönelik gecikmeksizin en geç 30 gün içinde işlem tesis etmesi veya eylemde bulunması gerekirken, herhangi bir işlem yapılmadığı gibi başvuranın yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebini içeren 02/10/2017 ve 26/12/2017 tarihli dilekçelerine de cevap verilmediği, dolayısıyla “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edilmediği anlaşıldığından, bundan böyle idarenin bu ilkeye de uyması ve idare hakkında verilen mahkeme kararlarının icaplarının gecikmeksizin yerine getirilmesi yönünde işlem veya eylemde bulunması gerektiği düşünülmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebinin
REDDİNE,
Kararın Başvurana ve İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi