|
ÖZET: Başvuran, Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalıştığı süre boyunca sürekli mobbing ve hakaretlere maruz kaldığını iddia etmektedir. İlgili memurların kendisine yönelik aşağılayıcı tutumları ve amirlerinin bu duruma kayıtsız kalması, başvuranın ruh sağlığını olumsuz etkilemiş ve psikolojik destek almasına neden olmuştur. Ayrıca, pandemi döneminde diğer çalışanlara verilen izinlerin kendisine tanınmaması ve iş yükünün aşırı yoğun olması, çalışma koşullarını daha da zorlaştırmıştır.
İdare, başvuranın mobbing iddialarını araştırmış, ancak yapılan incelemelerde başvuranın iddialarının doğrulanmadığı sonucuna varılmıştır. Mobbing tanımı gereği, sistematik ve sürekli bir şekilde gerçekleşmesi gereken bir durumdur. Yargıtay kararları da mobbingin varlığının ispat yükünün iddia edene ait olduğunu belirtmektedir. Başvuranın sunduğu belgeler ve iddialar, mobbing olarak nitelendirilemeyecek durumlar içermektedir. Sonuç olarak, yapılan incelemeler ve mevcut deliller ışığında, başvuranın mobbing iddialarının ispat edilemediği ve idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/15641-S.21.25005
BAŞVURU NO : 2021/11428
KARAR TARİHİ : 01/11/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARTAL KAYMAKAMLIĞI
Başvuranın tarafına mobbing uygulandığı iddiasına ilişkindir.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 27/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şef olarak görev yaptığını, Kuruma atandığı günden itibaren müdür ve memurlardan sürekli mobbing gördüğünü ve bu durumun halen devam ettiğini, memur tarafından şahsına hakaret ve saygısızlık yapıldığını, İlçe Müdürü Personel Şube Müdürü ve Bölüm Müdürü kendisini azarlayarak başlarından savdığını, ilgili memurun kendisine bağırıp hakaret ederek odadan kovmasına rağmen kendisiyle aynı odada tutulduğunu ve ilgili memurun eşinin odaya gelerek üzerine yürüdüğünü ve kendisine hesap sorup hakaret ettiğini, ilçe müdürüne durumu bildirdiğinde kendisini tehdit ederek aşağıladığını, durumu amirlerine bildirmesine rağmen tutanakların işleme alınmadığını ve tehdit edildiğini, karakola şikâyet edeceğini belirtmesi üzerine tutanağın ortaya çıktığını ve şikâyetçi olduğunu, yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda herhangi bir işlem yapılmadığını, hakkı olmasına rağmen
Annelik izninin kullandırılmadığını, çalıştığı birimde iş yükü dikkate alındığında olması gereken memur sayısının çok altında memur bulunduğunu ve iş temposunun aşırı yoğun olduğunu, ruh ve beden sağlığının olumsuz yönde etkilendiğini ve psikolojik destek aldığını, pandemi döneminde birçok kişiye izin verilmesine rağmen kendisinin bu haktan mahrum bırakılarak esnek çalışmaya zorlandığını ve bu durumun listelerde sabit olduğunu, kendisine mobbing uygulayarak ruh ve beden sağlığının bozulmasına neden olan
adlı kişilerden şikâyetçi olduğunu belirterek tarafına uygulanan mobbingin sona erdirilmesini ve çalışma şartlarının yeniden düzenlenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Kartal Kaymakamlığından alınan 12/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Konuya ilişkin adı geçen personelin Bakanlığın 21/06/2021 tarihli ve sayılı “İller
Arası İsteğe Bağlı Yer Değişikliği” duyurusuna istinaden tayin başvurusu olduğundan bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmadığı, 2.2. Şikâyet konusuna ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliği, Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 27/03/2020, 07/09/2020, 04/04/2021 tarihlerinde yayınladığı Esnek Çalışmaya İlişkin Usul ve Esasların dosya ekinde sunulduğu, 2.3. Başvurana ait güncel hizmet belgesinin ve kadro durumuna ilişkin bilgilerin dosya ekinde gönderildiği, 2.4. Başvuru konusu şikâyetle ilgili olarak Bakanlık Maarif Müfettişleri tarafından tamamlanan 30/11/2020 tarihli ve sayılı soruşturma raporu ve ’ın Müdürlük Personel Hizmetleri Disiplin
Bölümü Şefi hakkında şikâyetleri ile ilgili olarak açılan soruşturmaya ilişkin belgelerin dosya ekinde sunulduğu, 2.5. Özlük Bölüm Şefi ’ın ilgili birimlerde çalışan personel ile ilgili müdürlüğe verdiği tutanakta belirtilen hususlar değerlendirilerek Özlük Bölümü Memuru ’in bölümünün değiştirildiği, ayrıca tutanağın Bakanlık Maarif Müfettişleri tarafından yapılan 30/11/2020 tarihli ve sayılı soruşturma konusuna dâhil olduğu, görev değişikliği yapıldığına dair Görev Dağılımı
Listesinin dosya ekinde sunulduğu, 2.6. Pandemi döneminde Genelge ve Yönetmelikler doğrultusunda müdürlükte dönüşümlü, uzaktan ve esnek çalışma uygulandığı, Bölüm Şefleri ve Memurlardan alınan tarihlere göre ikişer haftalık çalışma listeleri hazırlanarak çalışmaların yürütüldüğü; pandemi dönemine ait çalışma listeleri, idari izin yazışmaları ve ’a ait 28/04/2021 tarihli dilekçe ve cevabının dosya ekinde sunulduğu, 2.7. Müdürlüğün Özlük bölümünde 2 Şef, 4 Memur, 2 Arşiv Görevlisi personel çalıştığı ve görev dağılımının dosya ekinde sunulduğu, 2.8. Şikâyet konusu ile ilgili Kuruma bildirilen herhangi bir dava bulunmadığı, 2.9. Başvuru konusu talebe ilişkin aynı durumda olan başka personel bulunmadığı, 2.10. Adı geçen personelin bütün personellerle huzursuzluk yaşadığı, üstlerine de gerektiğinde hakaret etmekten kaçınmadığı, konu hakkında sosyal medya paylaşımlarına dair İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif
Müfettişlerine sunulan yazının dosya ekinde gönderildiği, 2.11. Şikâyet konusunu çözüme kavuşturabilmek için Defterdarlıkça yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı ve yapılan işlemlerde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.” 5.2. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrası; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.” 5.3. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 125 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.” 6. 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin, çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği belirtilmiş, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesinin gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemli olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla birtakım tedbirler alınmıştır.”
/
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Kuruma atandığı günden itibaren müdür ve memurlardan sürekli mobbing gördüğünü ve bu durumun halen devam ettiğini, memur tarafından şahsına hakaret ve saygısızlık yapıldığını, İlçe Müdürü , Personel Şube Müdürü ve Bölüm Müdürü ’in kendisini azarlayarak başlarından savdığını, ilgili memurun kendisine bağırıp hakaret ederek odadan kovmasına rağmen kendisiyle aynı odada tutulduğunu durumu amirlerine bildirmesine rağmen tutanakların işleme alınmadığını ve tehdit edildiğini, yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda herhangi bir işlem yapılmadığını, hakkı olmasına rağmen Annelik izninin kullandırılmadığını, çalıştığı birimde iş yükü dikkate alındığında olması gereken memur sayısının çok altında memur bulunduğunu ve iş temposunun aşırı yoğun olduğunu, ruh ve beden sağlığının olumsuz yönde etkilendiğini ve psikolojik destek aldığını, pandemi döneminde birçok kişiye izin verilmesine rağmen kendisinin bu haktan mahrum bırakılarak esnek çalışmaya zorlandığını ve bu durumun listelerde sabit olduğunu, kendisine mobbing uygulayarak ruh ve beden sağlığının bozulmasına neden olan kişilerden şikâyetçi olduğunu belirterek tarafına uygulanan mobbingin sona erdirilmesini ve çalışma şartlarının yeniden düzenlenmesini talep etmektedir.
9. İlgili idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; adı geçen personelin
Bakanlığın 21/06/2021 tarihli ve sayılı “İller Arası İsteğe Bağlı Yer Değişikliği” duyurusuna istinaden tayin başvurusu olduğu, başvuranın verdiği tutanakta belirtilen hususlar değerlendirilerek Özlük Bölümü Memuru ’in çalışma yerinin değiştirildiği, pandemi döneminde çalışma sistemlerinin ilgili Genelgeler ve Yönetmelikler doğrultusunda yapıldığı belirtilerek şikâyet konusu işlemler ile ilgili şu aşamada yapılacak bir işlem bulunmadığı hususları ifade edilmiştir.
10. Şikâyet konusu ile ilgili inceleme ve araştırma süreci devam ederken Kurumumuzca hem başvuranla hem de Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan telefon görüşmelerinden, Milli Eğitim Bakanlığı
Personel Genel Müdürlüğünün 21/06/2021 tarihli İller Arası İsteğe Bağlı Yer Değişikliği konulu duyurusu kapsamında başvuranın tayin talebinde bulunduğu ve hâlihazırda Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde çalıştığı bilgisi edinilmiştir.
11. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; başvuranın şu anda başka bir ilçede görev yapmasına rağmen Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde çalıştığı dönemlerde idare tarafından kendisine karşı mobbing uygulandığı iddiası noktasında toplandığı görülmektedir.
12. Başvuranın şu aşamada başka bir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yaptığından, kendisiyle sorun yaşayan özlük bölümü memuru ’in kendisi ile aynı odada tutulduğu iddiası ve çalışma şartlarının yeniden düzenlenmesi ve mobbingin sona erdirilmesi talepleriyle alakalı Kartal İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğünce yapacak bir işlem bulunmadığı anlaşıldığından, bu aşamada Kurumumuzca yapılacak değerlendirmede, başvuranın Kartal İlçe Milli Eğitimi Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde idare
/
tarafından başvurana uygulandığı iddia edilen mobbingin tespiti yönünde inceleme yapılması gerekmektedir.
13. Mobbing, “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)] 14. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185 sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. (…) Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” ifadelerine yer verilmiştir.
15. Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 22/05/2014 tarihli E:2013/11788, K:2014/14008 sayılı kararında; “Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir. Bu bağlamda, bir işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır. Örneğin, nezaket ve saygının yokluğu olan işyeri kabalığı, doğal olarak kişiye bağlı, beğenilmeyen, çirkin görülen, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan oluşmaktadır. … Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.” ifadelerine yer verilmiştir.
/
16. Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 12/02/2013 tarihli ve E:2010/38293, K:2013/5360 sayılı kararında; “Hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır.
Örneğin, yöneticinin otoriter olması tek başına mobbing uygulandığı anlamına gelmez. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini ise her somut olayın özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız kabulünü doğurur.” denilmektedir.
17. Yargı organlarınca verilen kararlarda, mobbinge dayanan iddialarda kesin ve mutlak bir ispatın aranmayacağı, “ilk görünüş ispatı olarak adlandırılan” vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu, delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde çalışan lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği; ayrıca kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu vurgulanmaktadır.
18. Zira Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında da; “Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, “bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.
19. Başvuranın şikâyet dilekçesi incelendiğinde mobbing iddialarının; Pandemi döneminde başka personellere izin verilmesine rağmen kendisinin izin hakkından faydalandırılmadığı, Kurumda çalışan memur ve müdürler tarafından kendisine hakaret edildiği ve tehditlerde bulunulduğu, Tarafınca tutulan tutanakların işleme alınmadığı, işleme alınanlar ile ilgili ise işlem yapılmadığı, Çalıştığı birimde personel yetersizliği ve yoğun iş temposu olduğundan sağlık sorunları yaşadığı,
noktasında temellendiği görülmektedir.
20. Kurumumuzca başvuranın pandemi döneminde başka personellere izin verilmesine rağmen kendisinin izin hakkından faydalandırılmadığı iddiası hakkında yapılan incelemede; 20.1. Ülkemizde Covid-19 salgını ile mücadele kapsamında 20/03/2020 tarihli ve 2020/4 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında kamu hizmetlerini aksatmayacak şekilde, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemlerinin uygulanabileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, 22/03/2020 tarihli ve 2020/4 sayılı, 26/08/2020 tarihli ve 2020/11 sayılı, 29/05/2020 tarihli ve 2020/8 sayılı, 01/03/2021 tarihli ve 2021/5, 13/04/2021 tarihli ve 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile kamu çalışanlarının pandemi ile mücadele sürecindeki çalışma yöntemlerinin düzenlendiği,
20.2. Başvuranın 28/04/2021 tarihinde Kartal Kaymakamlık makamına sunulmak üzere Kartal İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğüne sunduğu dilekçesinde; 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde ve Milli Eğitim
Bakanlığı Covid-19 Kapsamında Esnek Çalışmaya İlişkin Usul ve Esaslarda 10 yaş altı çocuğu bulunan kadın personelin idari izinli sayılacağı belirtildiğinden idari izin hakkından faydalanmayı talep ettiği, 20.3. Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başvurana verilen 17/05/2021 tarihli cevapta; görevli olduğu özlük biriminde idareci konumda olması ve aynı bölümde eşdeğeri olan diğer personelin 60 yaş üstü olması nedeniyle iş düzeninin bozulmaması bakımından gün aşırı izin yapmak üzere bölüm şefleriyle dönüşümlü çalışma uygulaması yapıldığı ve istekleri doğrultusunda günler belirlenerek çalışma düzeni oluşturulduğunun bildirildiği, 20.4. İdare tarafından verilen cevapta başvuranın idari izin talebinin karşılanmadığı ancak dönüşümlü çalışma yönteminin Kurumda uygulandığı bilgisinin verildiği, 20.5. Başvuranın izin talebinde bulunduğu dönemde 13/04/2021 tarihli ve 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Genelgesinin yürürlükte olduğu, 20.6. 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde; kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan ve dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemlerinin uygulanabileceği, buna dair usul ve esasların ilgili idarelerin üst yöneticileri tarafından belirleneceği (Bakan, Vali, Belediye Başkanı vb.), Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç; 60 yaş ve üzerinde olanlar (yönetici pozisyondakiler hariç), Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar ile 10 yaş ve altı çocuğu olan kadın çalışanların idari izinli sayılacağı, bu genelge kapsamında çalışanlardan hizmetine ihtiyaç duyulanların görevlerine döneceği hususlarının düzenlendiği, 20.7. 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Bakanlık personelinin sağlığının korunması için Bakanlık hizmetlerinin kesintiye uğratılmadan asgari personelle esnek çalışma yöntemleriyle yürütülmesi bakımından dönüşümlü çalışma, uzaktan çalışma ve idari izinlere ilişkin hususların belirlenmesi amacıyla 14/04/2021 tarihinde hazırlanan “Milli Eğitim Bakanlığı 2021/Covid-19
Kapsamında Esnek Çalışmaya İlişkin Usul ve Esasların” yürürlüğe girdiği, 20.8. Milli Eğitim Bakanlığı 2021/Covid-19 Kapsamında Esnek Çalışmaya İlişkin Usul ve Esasların
“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; bu usul ve esasların Bakanlık hizmetlerinin kesintiye uğratılmadan asgari personelle esnek çalışma yöntemleriyle yürütülmesi bakımından dönüşümlü çalışma, uzaktan çalışma ve idari izinlere ilişkin hususların belirlenmesi amacıyla hazırlandığı, “İdari izin” başlıklı 7 nci maddesinde; Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında görev yapan personelden on yaş altı çocuğu bulunan kadın personelin idari izinli sayılacağının belirtildiği, 20.9. 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ve yukarıda belirtilen usul ve esaslar kapsamında Kartal
Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 16/04/2021 tarihinde Müdürlükte görevli personellerin çalışma düzenlerini gösterir çizelgenin hazırlanarak personelin bilgilendirildiği, 20.10. Söz konusu çizelgenin tetkiki neticesinde; başvuranın görev yaptığı Özlük-HİTAP biriminde şef pozisyonunda iki personelin çalıştığı ve 17/05/2021 tarihinden mesai günlerinde sadece birinin görev yerinde bulunarak diğer personelin izinli sayıldığı, hususları tespit edilmiştir.
20.11. Her ne kadar hem 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde hem de 14/04/2021 tarihli Milli
Eğitim Bakanlığı 2021/Covid-19 Kapsamında Esnek Çalışmaya İlişkin Usul ve Esaslarda, 10 yaş altı çocuğu olan kadın personelin idari izinli sayılacağına yönelik düzenleme getirildiyse de hem genelgede hem de Bakanlıkça düzenlenen usul ve esaslarda kamu hizmetinde aksama yaşanmamasının ön şart olarak belirlendiği ve bu çerçevede tedbirler alınacağının belirtildiği, hizmetlerin kesintiye uğramamasının çalışma yöntemlerini belirleyen temel unsur olduğu, kamu hizmetlerinin aksamadan yürütülmesinin her kamu görevlisinin sorumluluğu olduğu gibi amirlerin de hizmetlerin yerinde ve zamanında ifasıyla yükümlü olduğu göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın çalıştığı birimde yönetici pozisyonunda iki adet personel bulunduğu, başvuranın talebinin kamu hizmetlerinin aksamaması da gözetilerek tamamen olmasa dahi kısmen karşılandığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda başvuranın pandemi döneminde izin hakkından faydalandırılmadığı iddiasına yönelik idarece gerçekleştirilen işlemlerin tetkiki sonucu hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus tespit edilememiştir.
21. Kurumumuzca başvuranın görev yaptığı birimde iş temposunun yoğun olduğu ve personel sayısının yetersiz olduğu iddiasına yönelik yapılan incelemede; 21.1. Başvuranın 09/06/2021 tarihinde Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdiği dilekçesinde; kendisine bağlı olarak görev yapan ve aday memur iken yetiştirdiği ’ın zorunlu olarak başka bir yere görevlendirildiği, akabinde yanında çalışan iki memurdan birinin aday memur, birinin ise süt izninde olması ve Kurumda 2 saat çalışması gerekçesiyle yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadığı, bu nedenle Kurumun iş ve işlemlerinde aksaklıklar yaşanacağını belirterek bundan kaynaklanabilecek sıkıntılar karşısında sorumluluk kabul etmediği hususlarını belirttiği, 21.2. Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başvurana verilen 15/06/2021 tarihli cevabi yazıda; Müdürlüğün bütün bölümlerinde olduğu gibi özlük bölümünde de görev yapan şef ve memurların tamamının eşdeğerinin mevcut olduğu, özlük bölümünde Genel İdari Hizmetlerinde 6 memurun görev yaptığı, memurların dördünün uzun zamandır aynı bölümde olup, yeterli tecrübe ve birikime sahip olduğu, kamu hizmetlerinde devamlılığın sağlanması bakımından yeni atanan aday memurun da bu ortamda yetişmesinin esas olduğu, bölüm şeflerinin Kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer mevzuatla uhdesine verilen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapacağı ve yaptıracağı, kendisine bağlı personel arasında dengeli görev bölümü ve iş dağılımı yaparak hizmetin düzenli, verimli ve süratli bir şekilde yürütülmesini sağlayacağı ve görev alanı itibariyle yürütmekle yükümlü bulunduğu hizmetlerin yerine getirilmesinden dolayı amirine karşı sorumlu olduğu, görülen lüzum üzerine özlük bölümünden alınarak başka bir okula görevlendirilen memurun yerine daha verimli olacağı düşünülen başka bir memurun verildiği, ayrıca bir başka zaman diliminde, yine ihtiyaç görülürse memur, şef ve diğer çalışanlar arasında yeni görevlendirmeler yapılabileceği, yapılan görevlendirmeler sonucu verilecek olan aday memur ya da diğer memurların yetiştirilmesinin, ilgili bölüm şeflerinin uhdesinde olduğu, dolayısıyla verilen görevleri yapma/yaptırma sorumluluğunun kendisine ait olduğu hususlarının ifade edildiği, 21.3. Kartal Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 30/09/2020 tarihli ve sayılı yazısında İlçe Müdürlüğünün yerleşim planı ve görev alanlarıyla ilgili değişiklik yapıldığından sorumluluk alanlarını gösterir şekilde düzenlenen ve 01/10/2020 tarihinden itibaren geçerli olan görev dağılımı tablosunda özlük biriminde ikisi şef olmak üzere toplam altı personelin çalıştığı, görev yetki ve sorumluluklar başlığında ise Müdürlük çalışanlarının, kendilerine verilen görevleri herhangi bir aksaklığa ve gecikmeye meydan verilmeden yürütülmesini sağlayacağının düzenlendiği, 21.4. Yine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün mevzuata uygun olarak Müdürlüğe verilen görevlerin daha verimli, süratli, sağlıklı ve istenilen düzeyde yerine getirilmesini sağlama amacıyla Müdürlük çalışanlarının sorumluluk alanlarını gösterir görev dağılımı tablosunda, görev yetki ve sorumluluklar başlığında ise
/
Müdürlük çalışanlarının, kendilerine verilen görevleri herhangi bir aksaklığa ve gecikmeye meydan verilmeden yürütülmesini sağlayacağının düzenlendiği, özlük biriminde ikisi şef olmak üzere toplam beş personelin çalıştığı, 21.5. Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yukarıda bahsedilen her iki yazısı ve ekli görev dağılımı listeleri incelendiğinde ve Müdürlüğe bağlı bölümler arasında personel sayısı karşılaştırması yapıldığında; başvuranın görev yaptığı özlük biriminde çalışan personel sayısının diğer bölümlere nazaran daha fazla olduğu, bölümün iş yoğunluğu fazla olsa dahi bu durumun idare tarafından gözetildiğinin listelerde sabit olduğu, 21.6. 18/11/2012 tarihli ve 28471 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim
Bakanlığı İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; millî eğitim müdürlerinin Bakanlığın eğitim politikaları ve stratejik planlarını, mevzuat ve programlar doğrultusunda yönetmek, yönlendirmek, denetlemek ve koordine ederek etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmek ile görevli ve sorumlu olduğu ve bu görevlerini il ve ilçe yöneticileri arasında yapacakları iş bölümü çerçevesinde yürüteceği. altıncı fıkrasında; birimlerin/büroların yönetimi, sevk ve idaresinden sorumlu olanların, kendilerine bağlı personelin görev dağılımlarının dengeli bir şekilde yapılmasından sorumlu olduğu, yedinci fıkrasında ise; personelin kendisine verilen görevlerin mevzuata uygun olarak hızlı, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduğu, bilgisi edinilmiştir.
21.7. Yukarıda anlatılanlar doğrultusunda Kurumumuzca yapılan incelemede; başvuranın iş temposunun yoğun olduğu ve çalıştığı birimde personel sayısının yetersiz olduğu iddiaları doğrultusunda ilgili mevzuatta milli eğitim müdürlerinin ve birim yöneticilerinin görev ve sorumluluklarının açıkça düzenlendiği, milli eğitim müdürlerinin Bakanlıkça belirlenen görevlerin yerine getirilmesinden dolayı sorumlu olduğu ve bu kapsamda iş bölümü çerçevesinde işlerin yürütülmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu, birim ve büroların sevkinden sorumlu tüm personellerin görevlerin etkin ve verimli şekilde yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduğu, bu kapsamda hazırlanan görev dağılım listelerinde mevzuata aykırı somut bir veriye ulaşılamadığından, idarece tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilememiştir.
22. Başvuranın, tarafınca tutulan tutanakların işleme alınmadığı, işleme alınanlar ile ilgili ise işlem yapılmadığı iddialarına yönelik yapılan incelemede; 22.1. Başvuru dosyası ve Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden, başvuran tarafından 16/06/2020, 25/09/2020, 17/05/2021 ve 20/05/2021 tarihinde tutanak tutulduğu, 22.2. 16/06/2020 tarihinde başvuran , ve imzalı tutanakta; aynı birimde çalışan memur ’in başvurana yönelik hakaret içerikli söylemlerde bulunduğu, başvuranın bilgisi dışında izin aldığı hususlarının yer aldığı, 22.2.1. 16/06/2020 tarihli tutanakla ilgili idarece gerçekleştirilen işlemlerin tetkiki neticesinde; İlçe
Milli Eğitim Müdürlüğünün anılan tutanak hakkında belirli bir süre işlem gerçekleştirilmediği, 27/07/2020 tarihinde memur ve eşi ile başvuran arasında yaşanan tartışma sonucunda başvuranın Kartal
Şehit Selahattin Aslantepe Polis Merkezine giderek memur hakkında şikâyette bulunduğu, bunun akabinde yaklaşık 40 gün sonra Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 29/07/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile 16/06/2020 tarihli tutanağın ilgili tutularak Kartal Kaymakamlığına bildirildiği, Kaymakamlık makamının 29/07/2020 tarihli Olur yazısı ile tutanak hakkında inceleme
yapılması için muhakkik görevlendirildiği, başvuranın 27/08/2020 tarihinde verdiği dilekçesinde
“hakkında yapılacak incelemenin adil olacağına dair şüphelerinin bulunmasından dolayı ifade vermek istemediğini” belirttiği ve konu hakkında Bakanlık veya İl Maarif Müfettişlerince soruşturma yapılmasını istediği, bunun üzerine Kartal Kaymakamlığının 28/08/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile konunun İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişleri birimine bildirildiği, 22.3. 25/09/2020 tarihli başvuran , ve imzalı tutanakta; memur ’in önce ’a, sonra da kendisine ve ’e bağırarak çalıştığı yerin huzurunu ve sükûnetini bozduğunu ve bu durumun psikolojisini olumsuz etkilediği hususlarının yer aldığı, 22.3.1. 25/09/2020 tarihli tutanakla ilgili idarece gerçekleştirilen işlemlerin tetkiki neticesinde; Kartal
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün anılan tutanağı 25/09/2020 tarihli ve sayılı yazı ile İstanbul
Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Müfettişleri birimine bildirildiği, 22.4. 17/05/2021 tarihinde başvuran ve imzalı tutanakta; İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü çalışanlarından ’ın ile konuşmasında hakkında hakaret içerikli ifadeler kullandığı, ’ın bu durumdan rahatsız olarak konuyu ’la paylaştığı ve bu sebeple tutanak tutulduğu, 07/05/2021 tarihinde gerçekleşen bu olayla ilgili imzalı ve imzalı ayrıca tutanaklar da tutulduğu ve durumun Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiği, 22.4.1. İdarece 07/05/2021 tarihinde gerçekleşen ve 17/05/2021 tarihinde başvuranın imzasının bulunduğu tutanakla ilgili gerçekleşen işlemlerin tetkiki neticesinde; anılan tutanağın 21/05/2021 tarihli yazı ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Disiplin Bölümüne gönderildiği, Kartal Kaymakamlık
Makamının 26/05/2021 tarihli Olur yazısı ile inceleme veya gerekiyorsa soruşturma yapılabilmesi için muhakkik görevlendirildiği, bilgisi edinilmiştir.
22.5. Kurumumuzca bu noktada yapılan değerlendirmede; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin başvuranın tutanaklarını işleme almadıkları, alınanlar hakkında ise işlem yapılmadığı iddialarıyla ilgili olarak ilgili bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere; tutanaklardan birincisinin geç işleme girdiği, diğerleri ile ilgili ise gerekli iş ve işlemlerin zamanında yapıldığı, başvuranın iddialarına yönelik Bakanlık makamınca disiplin soruşturmasının da yapıldığı, idarenin 16/06/2020 tarihli tutanağı geç işleme almasından dolayı kusuru olsa da mobbingin tespiti yapılırken gerçekleştirilen işlemin sistematik ve sürekli olması gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda başvuranın iddialarına yönelik idarece gerçekleştirilen işlemlerin mobbing niteliğinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
23. Başvuranın, Kurumda çalışan memur ve müdürler tarafından kendisine hakaret edildiği ve tehditlerde bulunulduğu iddialarına yönelik yapılan incelemede; 23.1. Başvuranın Kurumumuza da şikâyet konusu ettiği “Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin kendisine karşı hakaret ederek ve tehditlerde bulunarak mobbing uyguladıkları” iddiası ile ilgili olarak
Bakanlık Makamının 20/10/2020 tarihli ve sayılı inceleme/soruşturma oluru ile Milli Eğitim
Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 30/10/2020 tarihli ve sayılı görev emri ile 02/11/2020
– 06/11/2020 tarihleri arasında inceleme/soruşturma yapıldığı ve bu kapsamda 30/11/2020 tarihli ve sayılı inceleme/soruşturma raporunun tanzim edildiği, /
23.1.1. Yürütülen soruşturma kapsamında Kartal Kaymakamlığının 29/07/2020 tarihli yazısı ile başvuranın dilekçelerinin incelenmesi amacıyla Olur alındığı ve muhakkik görevlendirmesi sonucu yapılan iş ve işlemler ile İstanbul Valilik Makamından 02/09/2020 tarihli Olur ile başvuran ve memur hakkındaki mobbing iddiasının incelenmesi için İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü maarif müfettişlerinin yapmış oldukları çalışmaların incelendiği, 23.1.2. Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin başvurana mobbing uyguladıkları, kendisini sürekli olarak problemli, sorunlu ve geçimsiz gösterdikleri iddiası ile ilgili olarak Kurumda görev yapan 33 kişinin bilgisine başvurulduğu, iddia kapsamında alınan ifadelerde memur hariç diğer 32 personelin söz konusu iddiayı doğrulamadığı, memur ise şef ’ın sorumluluğunda görev yaptığı ve bu kurumdaki görevine 04/03/2020 tarihinde VHKİ (engelli) olarak başladığı, kurum ve kurum personeli hakkında yeterli gözleme sahip olmayacağının değerlendirildiği 23.1.3. Başvuran ile memur arasında zaman zaman iş kaynaklı tartışmaların yaşandığı ve karşılıklı sert üslüp kullanıldığının anlaşıldığı, başvuranın yaşanan bu tartışmalar sonucu memur ve eşi hakkında tehdit-hakaret hususunda şikâyetçi olduğu, polis merkezi tutanağındaki bilgilerden delil yetersizliği nedeniyle 20/09/2020 tarihinde kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, 23.1.4. Mobbing iddialarıyla ilgili başvuranın CİMER başvurusu ve şikâyet dilekçelerinde öne sürdüğü bütün iddiaların her bir somut olay özelinde ayrı ayrı incelendiği ve Kurum personelinin ifadelerine başvurulduğu, 23.1.5. İlgili soruşturma raporunun sonuç kısmında başvuranın iddia ettiği hususların mobbing kapsamında değerlendirilemeyeceği, iş yerlerinde meydana gelen kişilerin tartıştığı, anlaşmazlığa düştüğü ve iş stresi sonucu gerçekleşen eylemlerin mobbing olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamda İlçe
Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin ’a mobbing uyguladıkları iddiasının doğrulanmadığı, 23.2. Somut olay ile ilgili olarak; MEB Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 30/11/2020 tarihli ve sayılı raporda Bakanlık Maarif Müfettişleri tarafından her bir iddia için yapılan soruşturma ile alınan tanık ifadeleri sonucunda,42 ek dosya ile 293 sayfa rapor oluşturulmuş olup, Kartal İlçe
Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine yönelik suçlamalar hakkında elde edilen bulgular ışığında yapılan soruşturma neticesinde, iddialar ile ilgili olarak disiplin, adli ve mali yönden işlem tayinine gerek olmadığı; ancak Kurum personelinin işyerinde ya da işle bağlantılı olarak mobbing konusunda bilinçlenmesi ve bilgilenmesi bakımından uygun önlemlerin alınması gerektiği ifade edilmiştir.
24. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat hükümleri, yüksek yargı kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak incelendiğinde, başvuranın suçlamaları hakkında Milli Eğitim Bakanlığı
Maarif Müfettişleri tarafından inceleme sorgulama yapılarak rapor düzenlendiği, “Kartal İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin, Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şefi ’a mobbing uyguladıkları, kendisini sürekli olarak problemli, sorumlu ve geçimsiz gösterdikleri iddialarının doğrulanamadığı; iddia ile ilgili olarak herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı” denilmek suretiyle başvuranın suçlamalarının sübuta ermediği tespit edilmiştir. Soruşturma sonucunda başvuranın mobbing iddiasının ispatına ilişkin somut delil sunamadığı, öte yandan mobbing iddiasına ilişkin
Anayasa Mahkemesinin 15’inci paragrafta anılan “bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” kararı mucibince idarece soruşturma açıldığı anlaşıldığından, çok yönlü ve geniş kapsamlı gerçekleştirilen
soruşturma neticesinde başvuranın mobbing iddialarının çalışma hayatı çerçevesinde kabul edilemez olduğu değerlendirilerek başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
26. Mobbing gibi durumların sadece kişiler üzerinde değil Kurumlar üzerinde de sonuçlar doğurduğu, bu itibarla Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanlarının Kurumun her bölümünde görev yapan personele ve özellikle Kurumda yeni başlayanlara yönelik uygun zaman aralıklarında tecrübeli uzman eğiticilerle
“kurum içi etkili iletişim” ve “mobbing (iş yerinde psikolojik taciz) farkındalığı” seminerlerinin düzenlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
27. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİ
Kararın BAŞVURANA ve KARTAL KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/