ÖZET: Bu karar, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen bir başvuranın, ihraç olduğu döneme ait maaşlarının yasal faizi için yaptığı talebin reddedilmesi üzerine verilmiştir. İdare, başvuranın tüm mali haklarının ödendiğini, ancak faiz talebinin süresinde yapılmadığını belirterek talebi kabul etmemiştir. Danıştay, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını değerlendirerek, faiz ödemesinin yapılması gerektiğine hükmetmiştir.

Kararda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, başvuranın yasal faiz talebinin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle idarenin işlemine itiraz edilmiştir. Ancak, Danıştay, başvuranın görevden ihraç edildiği süre içerisinde kendisine ödenmesi gereken parasal haklarına faiz uygulanarak ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu durum, idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazmini yükümlülüğünü ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/2227-S.22.3354

BAŞVURU NO : 2021/17030

KARAR TARİHİ : 17/02/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYARBAKIR D TİPİ YÜKSEK GÜVENLİKLİ KAPALI CEZA

İNFAZ KURUMU MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın ihraç edildiği döneme ait parasal haklarının faizinin

BAŞVURUNUN KONUSU :

ödenmesi talebi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 06/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Kurumumuza yapmış olduğu ve bir örneği ekte sunulan başvurusunda, 29.04.2017 tarih ve

689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını, 20.11.2019 tarihinde OHAL Komisyon Kararına

istinaden görevine başladığını, bu süreçte alamadığı maaşlarının tarafına ödendiğini ancak paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olan yasal faiz ödemesinin yapılmadığını iddia ederek, almış olduğu maaşlara ilişkin yasal faizin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında başvuranın yaptığı müracaatlar neticesinde Ceza Ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 03/02/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle,

2.1.Başvuranın, 15.10.2016 tarihinde açığa alındığı ve açıkta kaldığı sürece kendisine 2/3 maaş ödemesi yapıldığını, 29.04.2017 tarihinde kamu görevinden çıkartıldığından dolayı ilgiliye herhangi bir mali ve sosyal hak ödemesi yapılmadığını, 2.2.OHAL Komisyon kararı ile 20.11.2019 tarihinde göreve iade olduktan sonra ilgiliye tüm mali ve sosyal hakları ödenmiş olup, söz konusu yasal faiz ödemesi ile ilgili olarak Strateji Geliştirme

Başkanlığının 27.12.2021tarih ve – – sayılı yazısında; a) Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılmamış yada bu süre içerisinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağını;

b) Geriye yönelik ödeme yapılan personel tarafından ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren; faiz ödenmesine ilişkin idareye İYUK madde 11 kapsamında dava açma süresi içerisinde başvuruda bulunulmasına karşın, 30 gün içerisinde (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir.) idarenin açık ret ya da zımnen ret cevabı üzerine personel tarafından kalan sürede dava açılmamış olması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağını, c) a ve b bentlerine göre süreleri geçiren personel tarafından idareye yeniden faiz ödenmesi talebinde bulunulması halinde faiz ödemesinin yapılamayacağını, d) Personel tarafından, geriye yönelik ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunulmuş olması halinde (b bendinde belirtilen durum hariç) ise faiz ödemesinin yapılabileceğinin belirtildiğini, 2.3. Başvuranın yasal faiz konusunda; 07.09.2021 tarihinde kuruma başvuruda bulunduğunu ve kurum tarafından 14.09.2021 tarihinde cevap verildiğinin anlaşıldığını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince yasal süre olarak geriye yönelik ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idareden faiz ödenmesi yönünde talepte bulunmadığından faiz ödemesinin yapılamayacağını ve bu durumda uzlaşma yoluna gidilemeyeceğini, belirtmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü amirdir.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

5. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme

Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

5.1. “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde; “ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.” ,

5.2. “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “ Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …”,

5.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkralarında; “(1)

… İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”

6. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 6.1. İdari makamların sükutu başlıklı 10. uncu maddesi “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedil-miş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” 6.2.Üst makamlara başvurma 11.inci maddesi; “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başla-mış olan idari dava açma süresini durdurur.

2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükümleri düzenlenmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. 689 sayılı KHK ile 29/04/2017 tarihinde kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İşlemleri İnceleme

Komisyonunun kararı sonucunda 20/11/2019 tarihinde iade edilerek görevine başlayan başvuran bu süre için almış olduğu maaşlara ilişkin yasal faizin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

9. Başvuranın yaptığı müracaata göre talebini kabul etmeyen idare ile yapılan yazışmalarda idarenin, göreve iade ile birlikte başvuranın tüm mali ve sosyal haklarının ödendiğini ancak faiz talebinin ise 2577

Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu 11. Maddesine göre süresinde yapılmadığı gerekçesiyle yerine getirelemediği, dolayısıyla başvurana ihraç olduğu dönemdeki maaş ödemelerine faiz ödemesi yapılamadığı anlaşılmaktadır.

10. Bilindiği üzere, 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör

örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

11. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

12. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde, “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

13. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

14. Somut olayda, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İşlemleri İnceleme

Komisyonunun kararı sonucunda görevine iade edilen ve 20/11/2019 tarihinde görevine başlayan başvuran, ihraç olduğu sürece ilişkin almış olduğu maaşlara ilişkin yasal faizin tarafına ödenmesini talep etmekte idare ise bu talebin süresinde yapılmadığını iddia etmektedir.

15. Bilindiği gibi, hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de

İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş,

alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.

16. Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL

KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin

Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

17. Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” yönünde değerlendirme yapılmıştır.

18. Benzer biçimde, açığa alınan ve KHK ile ihraç edilip daha sonra KHK ile görevine iade edilen davacının, görevinden ayrı kaldığı süre boyunca alamadığı maaşlarına yasal faiz ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Zonguldak İdare Mahkemesinin 22/11/2018 tarih ve E:2018/360, K:2018/1013 sayılı kararında, asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının,

697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden

uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise Ankara

BİM Yedinci İdari Dava Dairesinin 08.11.2019 tarihli E. 2019/506, K. 2019/921 sayılı kararında, idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir.

19. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın ihraç edildiği sürece ilişkin ödenen mali ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmekte iken idarenin faiz talebinin süresinde yapılmadığı iddiası hakkında ise; 2577 sayılı İdari Yargılama

Usul Kanunu 10. madde düzenlemesine göre ilgililer idari makamlardan haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılmasını isteyebilirler ve idarenin düzenlemelerdeki sürelerde verdiği ret cevabı veya sükutu halinde cevap süresinin bitmesini takiben zımnen ret sayılan işlemine karşı dava açma süresinde dava açabilirler. Ayrıca ilgililer 2577 sayılı Kanun 11. maddesinde düzenlenen idarenin davaya konu işlemi hakkında idareye başvurarak işlemin geri alınması, değiştirilmesi veya iptal edilmesini

üst makamdan üst makam yok ise işlemi tesis eden makamdan isteyebilirler ki bu düzenlemenin idareye ihtiyari başvuru yolu olduğu idari yargı hukukunun bilinen ilkelerindendir.

Nitekim Danıştayın 10. Dairesinin 20/05/2010 tarihli 2009/7975E;2010/4553K sayılı kararında özetle; “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri hükmüne; 11. maddesinde ise ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği; bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükmüne yer verilmiştir.

İdarenin bütün eylem ve işlemlerinin yargısal denetime açık olduğu hukuk devletinde, idarenin hukuka uygunluğunun sağlanmasında en etkin araçlardan biri “iptal davasıdır. Bu nedenle, idari davaya konu olabilecek işlem tesisi için idareye yapılacak başvurular üzerine açılacak davalarda “süre”yi düzenleyen

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. ve 11. maddelerin de buna paralel biçimde

yorumlanarak uygulanması gerekir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi, kural olarak, idarece henüz işlem tesis

edilmemiş bir konuda, işlem veya eylemin yapılması ile ilgili başvurular üzerine dava açma süresini belirlemektedir. İlgililerin, anılan madde kapsamında yaptıkları başvurunun açıkça veya zımnen reddi üzerine dava açma süresi içerisinde doğrudan idari yargıda dava açabilecekleri gibi; 10. madde kapsamında yaptıkları başvurunun reddi üzerine, aynı Yasa’nın 11. maddesinde düzenlenen “itiraz” başvurusunda da bulunabilecekleri açıktır. 2577 sayılı Yasa’da 10. madde kapsamındaki başvurunun reddi üzerine, 11. maddede düzenlenen itiraz başvurusunu engelleyen bir kural yer almamaktadır.”

20. Bu durumda başvuranın görevinden ihraç edildiği süre içerisinde kendisine ödenmesi gereken parasal haklarına faiz uygulanarak ödenmesine ilişkin talebinin gerekli süre içerisinde müracaat edilmediği için ödenemeyeceği yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Diyarbakır İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın görevden çıkarıldığı tarihten tekrar kamu görevine atandığı tarihe kadar geçen süredeki parasal haklara ilişkin faizin ödenmesi hususunda CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ ne

TAVSİYEDE BULUNULMASI’ na,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, CEZA VE

TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için CEZA VE

TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’ nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi