|
ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-n maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesini talep etmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, başvuranın geçmişteki davranışlarını değerlendirerek talebi reddetmiştir. 657 sayılı Kanun’un 133. maddesi, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi için iki koşul öngörmektedir: Memurun talepte bulunması ve amirin, memurun davranışlarının bu talebi haklı kılacak nitelikte olduğuna kanaat getirmesi. İdare, başvuranın geçmişteki olumsuz davranışları ve disiplin cezasının gerekçeleriyle bu talebi uygun görmemiştir.
Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın disiplin cezasının silinmesi talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bu talebin yeniden değerlendirilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. 13 yıl boyunca herhangi bir disiplin cezası almayan başvuranın olumlu performansı ve idarenin geçmişteki uygulamaları göz önüne alındığında, disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/2457-S.22.3713
BAŞVURU NO : 2021/18104
KARAR TARİHİ : 23/02/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
Disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesine karar verilmesi talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/10/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, halen Konya İli Selçuklu İlçesinde Malmüdürü unvanı ile görev yapmakta olduğunu, Adana
İli Ceyhan ilçesinde Malmüdürü unvanı ile görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-n maddesi uyarınca, Adana İl Disiplin Kurulunun 24/07/2008 tarihli ve / sayılı kararı üzerine
Valilik Makamının 07/08/2008 tarihli onayı ile tarafına verilen Kademe İlerlemesinin Durdurulması
Cezasının 657 sayılı kanunun 133’üncü maddesine istinaden özlük dosyasından silinmesi için 31/12/2019 tarihli dilekçe ile Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuruda bulunduğunu, Konya İl Disiplin Kurulunun 29/07/2020 tarihli ve / sayılı kararı ile bahse konu disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesinin
“uygun mütalaa” edildiğine karar verilmesine rağmen, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Personel Genel
Müdürlüğü) 13/11/2020 sayılı yazıları ile hakkındaki dosyaların incelenmesi neticesinde, anılan maddede öngörülen süreler içerisindeki davranışlarının bu isteğini haklı kılacak nitelikte olmadığından bahisle talebinin reddedildiğini, konu ile ilgili olarak 18/02/2021 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda bulunduğunu, Kurum tarafından başvurusunun idari başvuru yolları tüketilmeden yapıldığından Hazine ve
Maliye Bakanlığına 24/03/2021 tarihinde Gönderme Kararı verildiğini, Bakanlık (Personel Genel
Müdürlüğü) bu defa 21/05/2021 tarihli yazı ile gerekçelerini de belirterek talebini reddettiğini ve kendisine yazının 26/05/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, Bakanlık Makamınca talebinin uygun görülmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatinde olduğunu ifade ederek; 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125D-n maddesi uyarınca, Adana İl Disiplin Kurulunun 24/07/2008 tarihli ve / sayılı kararı üzerine Valilik Makamının 07/08/2008 tarihli onayı ile tarafına verilen disiplin cezasının (Kademe
İlerlemesinin Durdurulması) 657 sayılı Kanunun 133. maddesi ve Konya İl Disiplin Kurulunun 29/07/2020 tarihli ve / sayılı kararına istinaden özlük dosyasından silinmesine karar verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 31/12/2021 tarih ve – – sayılı yazısında özetle; başvuranın Konya Defterdarlığı Selçuklu Malmüdürü olarak görev yapmakta olduğu, başvuranın Adana İli Ceyhan ilçesinde Malmüdürü unvanı ile görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-n maddesi uyarınca, Adana İl Disiplin Kurulunun 24/07/2008 tarihli ve / sayılı kararı üzerine Valilik Makamının 07/08/2008 tarihli onayı ile tarafına verilen
“kademe ilerlemesinin durdurulması” cezasının aynı Kanunun 133’üncü maddesine istinaden özlük dosyasından silinmesi talebinin reddedilmesine ilişkin olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 133’üncü maddesine göre işlem yapıldığı, mevzuata göre memurun isteğini haklı kılacak nitelikte görülmesi konusunda idareye takdir yetkisi verildiği, ilgilinin talebi üzerine atamaya yetkili amir tarafından söz konusu talebin değerlendirildiği ve uygun görülmediği, 13/11/2020 tarihli ve sayılı yazı ile de atamaya yetkili amir tarafından yapılan değerlendirme sonucunda bu talebin; -Milli Emlak Başkontrolörü tarafından düzenlenen 11/03/2011 tarihli ve sayılı Basit Raporda hem yer değişikliği önerisi hem de dikkat çekme önerisi getirildiği ve bunun üzerine Kaymakamlık
Makamının 26/05/2011 tarihli ve sayılı yazısıyla dikkatinin çekilmesi, -Adana Defterdarlığının 06/06/2011 tarihli ve sayılı yazısıyla başka bir ile atamasının yapılmasının uygun mütalaa edilmesi, -Vergi Dairesi Müdürü tarafından düzenlenen 22/08/2011 tarihli İnceleme Raporundaki öneri üzerine Ceyhan Kaymakamlığının 07/10/2011 tarihli yazısı ile dikkatinin çekilmesi, -Maliye Başmüfettişi . tarafından düzenlenen 01/07/2011 tarihli ve sayılı Basit
Raporda hem daire içindeki personelle hem de Defterdarlık personeli ve Valilik personeli ile yaşadığı kangrenleşmiş çekişmenin tekrarlanmaması bakımından durumuna uygun bir saymanlık müdürlüğüne atanması gerektiğinin belirtilmesi, nedenleriyle ilgilinin disiplin cezasının silinmesine yönelik talebinin uygun görülmediği, şikayet konusu talebe ilişkin olarak şikayet sahibi tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunmamakla birlikte, adı geçenin söz konusu disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı dava sonucunda
Mersin 1. İdare Mahkemesinin 18/11/2009 tarihli E: / , K: / sayılı kararıyla, idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği şikayet konusunu çözüme kavuşturabilmek için idarece bu aşamada yapılabilecek herhangi bir işlem ve şikayet başvurusu hakkında verilecek karara ilişkin başkaca görüş bulunmadığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
1 inci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri
ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,
5.1. Genel Haklar Bölümünün “Uygulamayı isteme hakkı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Devlet memurları, bu kanun ve bu kanuna dayanılarak yayınlanan tüzük ve yönetmeliklere göre tayin ve tespit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler.” 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesi;
“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
(…..)
D – Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: (…)
n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, (…)
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.
Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.
Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının ¼’ü – ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir.
Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır.
Yukarıda yazılı disiplin kovuşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez.” 5.3. “Disiplin cezalarının bir süre sonra özlük dosyasından silinmesi” başlıklı 133 üncü maddesinde;
“Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına işlenir.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125D-n maddesi uyarınca, Adana İl Disiplin Kurulunun 24/07/2008 tarihli ve / sayılı kararı üzerine Valilik
Makamının 07/08/2008 tarihli onayı ile tarafına verilen disiplin cezasının (kademe ilerlemesinin durdurulması) 657 sayılı Kanunun 133. maddesine istinaden özlük dosyasından silinmesine karar verilmesini talep etmektedir.
8. İdare 2 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, 13/11/2020 tarihli ve sayılı yazı ile de atamaya yetkili amir tarafından yapılan değerlendirme sonucunda bu talebin; Milli Emlak Başkontrolörü tarafından düzenlenen 11/03/2011 tarihli ve sayılı Basit Raporda hem yer değişikliği önerisi hem de dikkat çekme önerisi getirilmesi ve bunun üzerine Kaymakamlık Makamının 26/05/2011 tarihli ve sayılı yazısıyla dikkatinin çekilmesi, Adana Defterdarlığının 06/06/2011 tarihli ve sayılı yazısıyla başka bir ile atamasının yapılmasının uygun mütalaa edilmesi, Vergi Dairesi Müdürü tarafından düzenlenen 22/08/2011 tarihli İnceleme Raporundaki öneri üzerine Ceyhan Kaymakamlığının 07/10/2011 tarihli yazısı ile dikkatinin çekilmesi, Maliye Başmüfettişi . tarafından düzenlenen 01/07/2011 tarihli ve sayılı Basit Raporda hem daire içindeki personelle hem de Defterdarlık personeli ve Valilik personeli ile yaşadığı kangrenleşmiş çekişmenin tekrarlanmaması bakımından durumuna uygun bir saymanlık müdürlüğüne atanması gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle uygun görülmediği savunulmuştur.
9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 133’üncü maddesinde, disiplin cezalarının muayyen bir süre sonunda (aylıktan kesme disiplin cezası için 10 sene) memurun özlük dosyasından silinmesi iki ana koşula bağlanmıştır. Bu koşullardan birincisi, hakkında disiplin cezası uygulanmış memurun atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin talebinin olması, ikincisi ise, atamaya yetkili olan amirin memurun mevzuatta belirtilen süreler içerisindeki davranışlarının, bu isteğini haklı kılacak nitelikte olduğuna kanaat getirmesidir. Söz konusu mevzuat hükümleri uyarınca, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi konusunda, atamaya yetkili amirin talepte bulunanın davranışlarını değerlendirerek karar verme açısından takdir yetkisinin bulunduğu açıktır.
10. Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda
Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dergisi Cilt 1, Sayı 2,Aralık 1997). İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunlu olmakla birlikte bu durum, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. İdarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içinde kalması, eşitlik ilkesine uygun hareket etmesi, bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanması, yasanın öngördüğü amacın dışında başka bir amaç için kullanamaması ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanması hukuk devleti açısından zorunluluktur (Şeref Gözübüyük, Yönetim Hukuku, Eylül/1991 s.204).
11. Ayrıca, idarenin; Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince 11 Mart 1980 tarihinde kabul edilen
“İdari Takdir Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80) 2 Sayılı Tavsiye Kararında; belirtildiği gibi
İdari Takdir Yetkisinin Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkelere göre takdir yetkisini kullanan bir idari makamın, (1)Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemeyeceği, (2)Yalnızca somut olaya ilişkin
öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyacağı, (3)Hakkaniyete uymayan ayırımcılıktan kaçınarak yasa önünde eşitlik ilkesini gözeteceği (4) işlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında denge sağlayacağı (5) işlemi, her somut olaya göre belirlenen makul süre içinde yapacağı…”, yine yargı içtihatlarında belirtildiği üzere, idarenin kendisine yasalarla tanınan takdir yetkisini hukuk devletinin bir gereği olarak, kamu yararı ve hizmetin gereğine uygun olarak nesnel ve adil bir şekilde hakkaniyeti göz önünde bulundurarak hukuka uygun sebeplerle kullanması gerektiği de kuşkusuzdur.
12. İdarece Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, başvuran Adana
Valilik Makamının 07/08/2008 tarihli onayı ile tarafına verilen “kademe ilerlemesinin durdurulması” disiplin cezasının 657 sayılı kanunun 133’üncü maddesine istinaden özlük dosyasından silinmesi için 31/12/2019 tarihli dilekçe ile Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuruda bulunduğu, Konya İl Disiplin
Kurulunun 29/07/2020 tarihli ve / sayılı kararı ile bahse konu disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesinin “uygun mütalaa” edildiğine karar verilmesine rağmen, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Personel
Genel Müdürlüğü) 13/11/2020 sayılı yazıları ile hakkındaki dosyaların incelenmesi neticesinde, anılan maddede öngörülen süreler içerisindeki davranışlarının 2’nci paragrafta ayrıntılı olarak belirtilen gerekçelerle bu isteğini haklı kılacak nitelikte olmadığından bahisle talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
13. Sonuç olarak, yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve idarenin cevabi yazısı birlikte değerlendirildiğinde; 13.1. Başvuruya konu disiplin cezasının Adana Valilik Makamının 07/08/2008 tarihli onayı ile tecziye edildiği, bu tarihten itibaren; Ceyhan Kaymakamlık Makamının 26/05/2011 tarihli ve sayılı yazısıyla dikkatinin çekilmesi, Adana Defterdarlığının 06/06/2011 tarihli ve sayılı yazısıyla başka bir İl’e atamasının yapılmasının uygun mütalaa edilmesi, Ceyhan Kaymakamlığının 07/10/2011 tarihli yazısı ile dikkatinin çekilmesi, 01/07/2011 tarihli ve sayılı Basit Raporda hem daire içindeki personelle hem de
Defterdarlık personeli ve Valilik personeli ile yaşadığı kangrenleşmiş çekişmenin tekrarlanmaması bakımından durumuna uygun bir saymanlık müdürlüğüne atanması gerektiğinin belirtilmesi olmak üzere
2011 yılında hakkında düzenlenen basit raporlar düzenlendiği ve dikkatinin çekilmiş olduğu tespit
edilmiştir.
13.2. Başvuranın disiplin cezasının onandığı 07/08/2008 tarihinden itibaren başvuran hakkında soruşturma yapılmış olmakla birlikte herhangi bir disiplin cezası almadığı, öte yandan başvuranın 20/03/2009 tarihinde
Yenişehir Kaymakamlığı tarafından Takdirname, 08/04/2011 tarihinde Ceyhan Kaymakamlığı tarafından
Başarı Belgesi, ayrıca Ceyhan Kaymakamlığının Adana Valiliği Defterdarlık Personel Müdürlüğüne 31/11/2011 tarih ve – sayılı yazısında; “İlçemiz Mal Müdürü görevinde üstün gayretli ve başarılı olarak telakki ettiğimiz işine son derece bağlı, mesaisine ve disipline riayetkar, uhdesindeki görevleri tam ve zamanında yerine getiren çok başarılı bir idarecidir. Kendisi tarafımdan taktire layık görülmüştür. Üstelik İlçede mesai konusunda takip ve denetim yetkisi İlçenin Mülki
İdare Amirinin uhdesinde bulunmaktadır.” ifadelerine yer verildiği, daha sonra başvuran Gölmarmara
Malmüdürü iken Manisa Vergi Dairesi Başkan Vekili tarafından Teşekkür belgesi ile ödüllendirildiği dolayısıyla başvuran hakkında görev yaptığı yerlerde Amirlerin olumlu görüşlerin bulunduğu tespit edilmiştir.
13.3. Başvuranın Konya İl Disiplin Kurulunun 29/07/2020 tarihli ve / sayılı kararı ile bahse konu disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesinin “uygun mütalaa” edildiğine karar verildiği, çalışmalarını ve davranışlarını yakından takip eden ve şahit olan birim Amirlerinin vermiş olduğu olumlu görüş ve
İdarenin disiplin cezasının silinmemesi işlemine gerekçe olarak mevzuatta belirlenen muayyen süre boyunca (10 yıllık süre zarfınca) meydana gelen olayları esas alarak bir değerlendirmede bulunması gerektiği değerlendirilmiştir.
13.4. Öte yandan; İdarenin disiplin cezasını silmemesine gerekçe olarak gösterdiği dikkatinin çekilmesi yazılarının Kurumumuza 03/03/2017 tarihinde aynı konuda (başvurana yazılan ikaz yazılarının iptali talebi ile) yapılmış olan 2017/1645 ve 2021/330 numaralı başvurular için Kurumumuzca verilen emsal
Tavsiye Kararlarında, başvurana yazılan ikaz yazılarının hizmet gereklerine uygun olmadığı değerlendirilerek, geri alınması hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulduğu, yine Danıştay 12.
Dairesinin 2007/4720 E., 2010/1065 K. sayılı Kararında; “Davacının tutum ve davranışlarında daha dikkatli ve tutarlı davranması hususunda ikaz edilmesine ilişkin işlem her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması karşısında davacı hakkında davalı idarenin takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında; davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği görüldüğünden söz konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu açıktır.” ifadeleriyle anılan işlemin başvuranın aleyhine olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin altının çizildiği, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve
Kurumumuzun emsal tavsiye kararı birlikte değerlendirilerek her ne kadar ilgili idare tarafından başvuranın ikaz edilmesine ilişkin işlemin disiplin cezası niteliğini taşımasa da yazılı olarak verilen ikaz yazısının veriliş amacına ve hizmet gereklerine uygun olmadığından geri özlük dosyasından silinmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
13.5. Elde edilen verilen ışığında, 07/08/2008 tarihinden itibaren geçen 13 yılı aşkın sürenin geçtiği dikkate alındığında disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talebinin yerine getirilmemesi işleminde hukuka uyarlılık ile idarenin işleminde ve somut olay adaletine bakıldığında hakkaniyete uygunluk tespit edilememiş olup, idarenin takdir hakkını 10’uncu ve 11’inci paragraftaki koşullara uygun kullanmadığı ve idari işlemde 13.4 paragrafta belirtilen hususların titizlikle değerlendirilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak İdarenin daha önce naklen atama işlemini kabul ettiği halde mevzuata göre muvafakat işleminin başvurandan kaynaklanmayan nedenlerle iptal davası ile 6 ay kadar gecikmesi dolayısıyla naklen atama işleminden vazgeçmesinin ‘kazanılmış hakların korunması ve haklı beklentiye uygunluk’ ilkesine ve şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından
herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvurana Adana İl Disiplin Kurulunun 24/07/2008 tarihli ve / sayılı kararı üzerine Valilik
Makamının 07/08/2008 tarihli onayı ile verilen disiplin cezasının (kademe ilerlemesinin durdurulması)
özlük dosyasından silinmesine ilişkin koşulların tekrar değerlendirilerek, idarenin makul sürede başvuranın mağduriyetini gidermesi için yeni bir işlem tesisinde bulunması konusunda HAZİNE VE
MALİYE BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASI,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve gereği için HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi