|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının belirli bir süre boyunca çalıştığını kabul ederek kısmi bir karar vermiştir. Ancak, davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini öne sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Yargıtay, davanın esasına ilişkin değerlendirmesinde, davacının çalıştığı sürelerin bildirimine dair belgelerin eksik olduğunu ve bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, davacının çalıştığı iş yerlerinin faaliyet durumunu ve çalışma koşullarını belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, tanıkların dinlenmesi ve somut verilerin toplanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, itibari hizmet süresi tespiti konusundaki hukuki belirsizliklerin giderilmesi açısından önem taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/6971 E. , 2024/10261 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2734 E., 2024/1021 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/258 E., 2022/97 K.
Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti ve fiili hizmet süresi zammı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.07.1995-26.02.2016 tarihleri arasında, davalı işverenlere yanında geçen ve bildirilen çalışmalara itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının çalışmalarının normal kodla bildirildiğini, bildirilmeyen çalışmasının bulunmadığını, davaya sebebiyet verilmediğini belirterek reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverenler nezdinde geçen 1995/3 – 30.09.2008 tarihleri arası çalışmasından dolayı 1140 gün itibari hizmet süresinin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti ve fiili hizmet süresi zammı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin II bendidir.
2-İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun’un Ek 5 inci maddesi, 506 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak ekleneceğini düzenledikten sonra II. bendinde, basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalıların,
a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan iş yerleri,
b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan iş yerleri,
c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan iş yerleri,
d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan iş yerleri,
e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan iş yerleri,
f) Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00’den sonra çalışılarak yapılan iş yerlerinde geçen her tam yıllık çalışma süresi için 90 gün itibari hizmet süresi verilmesini, kesirlerin hesaplanmasında tam yılın 360 gün olarak alınacağını, fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülünün uygulanması gerektiğini düzenler.
3.Değerlendirme
İnceleme konusu davada, davacının, 01.07.1995-31.12.1996 tarihleri arasında davalı Kurumda 1018346 numarada tescilli … ünvanlı inşaat işyerinden, 10.01.1997-30.06.2000 tarihleri arasında davalı Kurumda 10006276 numarada tescilli Saray Matbaacılık ünvanlı iş yerinden, 10.07.2000-02.04.2003 tarihleri arasında davalı Kurumda 1063430 numarada tescilli Marka Kağıtçılık ünvanlı işyerinden, 01.05.2003-30.09.2003 tarihleri arasında 1070383 numarada tescilli yine Marka Kağıtçılık ünvanlı işyerinden, 01.10.2003-30.11.2007 tarihleri arasında 1095589 numarada tescilli yine Marka Kağıtçılık ünvanlı işyerinden, 01.12.2007-30.09.2008 tarihleri arasında davalı Kurumda 10006276 numarada tescilli Saray Matbaacılık işyerinden bildirimlerinin yapıldığı, Mahkemenin bilirkişi heyeti ile … Matbaacılık Kağıtçılık Kırtasiye Tic. ve San. Ltd. Şti. (Unvan değiştirmekle … Maatb. Kağıtçılık Tic. ve San..A.Ş.) … Mah.Yıldırım Beyazıt Cad.No:60 Akyurt-Ankara adresinde keşif yaptığı, davacının talep ettiği süre boyunca aynı adreste matbaada ambalaj ve zemin baskı ustası, bobin kağıt kesim ve dilimleme bölümünde çalıştığının kabulü ile itibari hizmet süresinin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece öncelikle davacıya itibari hizmet süresi verilen sürelerin bildirimini yapan işverenler ve bildirimlerin yapıldığı işyeri dosyalarına ait tüm bilgi ve belgelerin ticaret sicil ve davalı Kurumdan celbi ile işverenlerin keşif yapılan adreste faaliyette bulunup bulunmadıkları belirlenmeli, eğer her üç işveren tüm bildirim süresince ve halen aynı keşif yapılan adreste faaliyet gösteriyor ise sadece davacı tanıkları ile yetinilmeyip bildirimlerin yapıldığı tarihlerde çalışan ve Mahkemece seçilecek bordro tanıkları dinlenerek davacının ne iş yaptığı, 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinde sayılan hangi ağır ve yıpratıcı koşullarda çalıştığına dair somut veriler içeren bilgi ve bulgular belirlenmeli, tanıkların ve davacının hizmet belgeleri dosya içine alınarak, ağır ve yıpratıcı koşullarda geçen bildirim sürelerine itibari hizmet süresi verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.