|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, fark işçilik borcunun iptali ve istirdat istemine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararına uymakla yükümlü olup, bu karar doğrultusunda gerekli incelemeleri yapmadan hüküm kurmuştur. Bozma kararında belirtilen hususların dikkate alınmaması, usul ve yasaya aykırı bir durum teşkil etmektedir.
Yargıtay, Mahkeme’nin bozma kararına uyması gerektiğini ve bu doğrultuda denetime elverişli bir bilirkişi raporu alarak, davacının fark işçilik borcunun olup olmadığını belirlemesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, ihale konusu işe ilişkin tüm faturaları getirerek, malzeme ve işçilik faturalarının ayrımını yapmalı ve bu doğrultuda bir karar vermelidir. Sonuç olarak, Mahkeme’nin bozma kararına uymadığı ve gerekli incelemeleri yapmadığı tespit edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmiştir. Bu durum, usuli kazanılmış haklar açısından da önem taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7003 E. , 2024/11937 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/253 E., 2023/47 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı vekili; fark işçilik borcunun iptali ile Kuruma ihtirazi kayıt ile yapılan ödemenin istirdatını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum, Kurum işlemi yerinde olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli ve 2015/368 E.-2017/32 K sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli ve 2018/783 E.-2018/1373 K. sayılı kararıyla somut olayda; davacı tarafın Borçlar Kanunu’nun 131. maddesi (818 sayılı Kanun’un 113. maddesi) anlamında ihtirazi kayıt içeren talebinin, 18.08.2015 tarihi itibarıyla Kurum kayıtlarına girmiş olduğu, dosya kapsamı ile mevcut delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2019/1280 E.-2020/829 K. sayılı ilamı ile “..Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı şirket ile Malkara Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü arasında 15.08.2014 tarihinde akdedilen sözleşme ile davacı şirketin Malkara Belediyesi Kent Güvenlik Yönetim Sistemleri Trafik Denetleme Sistemi Kurulumu ve 5 yıl süre ile işletilmesi projesine ilişkin ihaleyi üstlendiği, Malkara SGM’nin 09.06.2015 tarihli yazı ile ihale konusu iş ile ilgili olarak 5.014.412,54 TL maliyet bedeline, %12,00 asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle hesaplanan 362.491,84 TL fark işçilik miktarı üzerinden tahakkuk eden 125.059,68 TL sigorta primi ve 13.313,27 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 138.372,95 TL tutarındaki borcun davacı şirkete tebliğ edildiği davacı şirketin ekipman bedelinin asgari işçilik hesabında dikkate alınmaması gerektiği itirazı üzerine Kurumun bu itirazı 31.07.2015 tarihli yazısı ile reddettiği, davacının 27.08.2015 tarihinde ihtirazi kayıt ile ödeme yaptığı ve davanın 28.08.2015 tarihinde açıldığı dava sürecinde bilirkişi raporu alındığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun’un 85. maddesinde; “İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü açısından gerekli olan asgari işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek ve kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrole görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır. Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan Kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır’’ hükmü mevcuttur.
Asgari işçilik uygulamasına dair uyuşmazlıkların sağlıklı çözümü için kayıt ve defterler üzerinde inceleme yapılması, faturaların doğruluğunun ve niteliğinin belirlenmesi gerekir. Bu hususların incelenmesi ise özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden; HMK’nın 266. maddesine göre asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi (inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, otel yöneticisi vb.) bir bilirkişi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Somut olayda; dosyada mevcut fatura içeriği ve başkaca faturalar olup olmadığı incelenmeden davacı tarafından düzenlenen Malkara Belediyesi imzalı Kuruma sunulan 26.01.2015 tarihli iş bitirme belgesindeki 2.290.080,91 TL’lik kısmının direkt malzeme bedeli olduğu; 2.094.331,63 TL’lik kısmının ise Fiber Optik Sistemleri ile Veri ve Görüntü Aktarma Altyapı yapım işi olduğu dikkate alınarak davacı işlemi veya Kurum işleminde hata olup olmadığı denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmeden ve uyuşmazlığın yargı önüne gelmesi halinde artık asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle belirlenemeyeceği dikkate alınmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; ihale konusu işe ilişkin tüm faturaları getirtmek, faturaların malzeme faturası, malzemeli işçilik faturası ve salt işçilik faturası olup olmadığını denetime elverişli bilirkişi raporu alarak belirlemek, bilirkişi raporu ile malzeme bedeli (ekipman bedeli) konusundaki uyuşmazlığın giderilmesini sağlayarak davacının fark işçilik borcu bulunup bulunmadığını belirlemek ve bu belirleme yapılırken uyuşmazlık yargı önüne geldiğinden asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmayacağı da dikkate alınarak sonuca gitmekten ibarettir.
Ayrıca davacı vekilinin vekalet süresi 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olup; davacı ile vekil arasındaki vekalet ilişkisi devam ettiği takdirde dosyaya vekaletin sunulması ve gerekli harcın tamamlatılması vekalet ilişkisi sona erdiği takdirde ise; davacı asile tebliğlerin yapılması gerektiği gözetilmelidir..” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı şirket ile Malkara Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü arasında 15.08.2014 tarihinde akdedilen sözleşmede Malkara Belediyesi Kent Güvenlik Yönetim Sistemleri Trafik Elektronik Denetleme Sistemi (KGYS-TEDES) Kurulumu ve 5 yıl süre ile işletilmesi projesine ilişkin ihalenin yapıldığı, 2886 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan anlaşma sonrasında davacı şirketin “Açık Kart Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş.” işyerinde geçici işçileri ile iş yapmak üzere 109104.59.05 sigorta sicil numaralı işyerini 01.09.2014 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil ettirdiği, Kamu İhale Kanunu kapsamında yaptırılan iş genel olarak asgari işçilik kapsamında olduğu, dosyaya sunulan faturaların malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olduğu, işçilik bedeli hesaplamalarının 283.605,374 TL olduğu, SGK tarafından davacıdan alınan ödemenin 140.510,69 TL olduğu, davacı şirket tarafından 27.08.2015 tarihinde davalı Kuruma ihtirazi kayıt ile yapılan ödemenin 73.304,67 TL olduğu belirlenmiş, bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü ile 73.304,67 TL’nin yersiz ödeme tarihi olan 27.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, alınan raporun hüküm vermeye yeterli olmadığını kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, alınan raporun hüküm vermeye yeterli olmadığını kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fark işçilik borcunun iptali ve istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79. maddesi, 130. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. … Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e …, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
2. İnceleme konusu dava dosyasında, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
3.Bozmada; dosyada mevcut fatura içeriği ve başkaca faturalar olup olmadığı incelenmeden davacı tarafından düzenlenen Malkara Belediyesi imzalı Kuruma sunulan 26.01.2015 tarihli iş bitirme belgesindeki 2.290.080,91 TL’lik kısmının direkt malzeme bedeli olduğu; 2.094.331,63 TL’lik kısmının ise Fiber Optik Sistemleri ile Veri ve Görüntü Aktarma Altyapı yapım işi olduğu dikkate alınarak davacı
işlemi veya Kurum işleminde hata olup olmadığı denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmeden ve uyuşmazlığın yargı önüne gelmesi halinde artık asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle belirlenemeyeceği dikkate alınmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece ihale konusu işe ilişkin tüm faturalar getirtilerek, faturaların malzeme faturası, malzemeli işçilik faturası ve salt işçilik faturası olup olmadığını denetime elverişli bilirkişi raporu alarak belirlemek, bilirkişi raporu ile malzeme bedeli (ekipman bedeli) konusundaki uyuşmazlığın giderilmesini sağlayarak davacının fark işçilik borcu bulunup bulunmadığı belirlenip karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, denetime elverişli olmayan ve bozma içeriğindeki hususlar dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece bozma içeriği ve deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
4.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.