|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından açılan davada, davalı Kurumun yaşlılık aylığını iptal etme gerekçesi olarak sunduğu hizmet bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı iddiaları ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının fiili çalışma süresinin yeterli olduğunu tespit ederek, Kurumun iptal kararını hukuka aykırı bulmuş ve davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalıştığı iş yerlerinden birinin denetim raporuyla sahte olmadığına dair tespitler yaparak, davacının 3600 gün şartını sağladığını belirlemiştir. Bu doğrultuda, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmedilmiştir. Temyiz aşamasında ise, davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, temyiz edilen karar onanmış ve davacının hakları korunmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7077 E. , 2024/13359 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/716 E., 2024/1092 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/281 E., 2022/339 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından süresinde istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından kendisine 01.10.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak daha sonra bir kısım çalışmalarının fiili olmadığından bahisle hem çalışmalarının hem de yaşlılık aylığının iptal edildiğini, 01.10.2014 – 24.12.2017 tarihleri arasında ödenen aylıkların iadesinin istenildiğini beyanla Kurum işleminin iptalini, çalışmalarının fiili olduğunun tespitini ve ödenmeyen aylıkların ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, denetmen raporları ile davacı adına hizmet bildirilen bir kısım iş yerlerinde fiilen çalışmadığının ve sahte sigortalılık bildirildiğinin anlaşıldığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk tahsis talep tarihinde fiili ve gerçek 3666 gün sayısını haiz olduğu anlaşıldığından, davacının yaşlılık aylıklarını iptal eden Karabağlar SGM’nin 25.12.2017 tarihli 80795667/91715428/Nur205.05/6496768 sayılı işleminin iptali ile yaşlılık aylığı iptali sebebi ile davalı Kuruma borçlu olmadığı, davacının kesilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak, hak ediş tarihinden itibaren davacıya yasal faizi ile ödenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne davacı … T.C kimlik no.lu …’in; 24.09.2014 tarihli ilk tahsis talep tarihinde fiili ve gerçek 3666 gün sayısını haiz olduğu anlaşıldığından, davacının yaşlılık aylıklarını iptal eden Karabağlar SGM’nin 25.12.2017 tarihli 80795667/91715428/Nur205.05/6496768 sayılı işleminin iptaline, davacının, yaşlılık aylığı iptali işlemi nedeni ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacının kesilen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak kesilen yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın ispat edilemediğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirmelere ve özellikle; davacıya aylık bağlanmasına ilişkin mukteza tablosundaki günler ile davacının aylığının kesilmesine ilişkin olarak düzenlenen 07.12.2017 tarihli mukteza tablosundaki gün sayıları dikkate alındığında; (0054) sicil numaralı ve … unvanlı iş yeri hakkında en son düzenlenen 27.02.2020 tarih ve 2020/408386/002 sayılı denetmen raporu ile iş yerinin sahte iş yeri olmadığı tespit edildiğinden; davacının anılan iş yerinden 01.08.2005 – 30.04.2006 Tarihleri arasında bildirilen 270 günlük çalışmasının da fiili olduğu, bu itibarla; 270 günün yeniden hesaba katılması ile dava dışı … ve … unvanlı iş yerlerinden yapılan bildirimlerin iptalinde dahi davacının 3600 gün şartını sağladığı anlaşıldığından; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının bir kısım hizmet bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığından bahisle davalı Kurum tarafından iptali ve bu nedenle de yaşlılık aylığı şartlarını taşımadığından yaşlılık aylığının da iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ve davacının çalışmalarının fiili olduğunun tespiti ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.