onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı, Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı emrinde görev yaparken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığını ve bu nedenle emekli aylığı bağlanması gerektiğini iddia etmiştir. Davalı Kurum ise, kazanın görev dönüşü gerçekleştiğini, bu nedenle 2330 sayılı Kanun kapsamında aranan illiyet bağının oluşmadığını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi, davacının vazife malulü olduğuna ve aylık bağlanması gerektiğine karar vermiştir. Ancak, davalı Kurumun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, davacının kazanın meydana geldiği koşullarda 2330 sayılı Kanun kapsamında gerekli şartların oluştuğuna hükmetmiştir. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekilinin ileri sürdüğü nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının vazife malulü olarak aylık bağlanması talebinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Bu durum, 2330 sayılı Kanun’un uygulanabilirliğini ve davacının haklarını korumaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/7542 E.  ,  2024/13824 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2826 E., 2024/1257 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/127 E., 2022/360 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken 11.02.2017 günü BTÖ mensuplarına karşı düzenlenen sabit yol kontrolü, araç ve şahıs araması görevi esnasında meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanarak sakat kaldığını ve kendisine 2330 sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödemesi yapıldığını, olayın iç güvenlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana gelmiş olduğunu, olayda davacının herhangi bir kastı veya kusuru bulunmadığını; davacıya 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanması için davalı Kuruma başvuru yapıldığını, yapılan başvurunun davalı İdare tarafından reddedildiğini, ret cevabının hukuka aykırı olduğunu belirterek davacıya 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yapılan inceleme sonucu davacının Çanakkale ilinde icra edilen … ve Huzur operasyonundan dönüşe geçildiği esnada Lapseki Çanakkale Karayolu Özbek köyü mevkiinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kapanan yolda beklerken kazayı fark etmeyen bir minibüsün görevli personelin içinde bulunduğu araca çarpması sonucu yaralanarak malul olduğunun tespit edildiği, davacının trafik kazasının yaşandığı mevkide görevinden döndüğü esnada bulunduğunu, bu nedenle 2330 sayılı Kanun kapsamında aranan illiyet bağının oluşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.04.2009 tarihinde açıktan atanan ve 11.02.2017 tarihinde Çanakkale Jandarma Komutanlığı emrinde narkotik köpek sorumlusu olarak çalışan jandarma uzman çavuş olan davacının Türkiye genelinde yapılan huzur operasyonu kapsamında görev dönüşü meydana gelen trafik kazasında yaralandığı anlaşıldığından yaşanan olayda 2330 sayılı Kanunda yer alan koşulların oluştuğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, 2330 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanması koşullarının bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının 21.09.2011 tarihinde meydana gelen kazada 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.