onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 31.07.2017-01.02.2019 tarihleri arasındaki hizmetinin ve prime esas kazancının tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, tanık beyanlarına dayanarak davacının bu dönemde kesintisiz çalıştığını kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu ve tanıkların beyanlarının davacının aralıksız çalıştığını kanıtlamadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının çalışma süreleri ve ara verme durumunu net bir şekilde ortaya koymadan karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalışma sürelerinin tespitinde eksik araştırma yapıldığını ve bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu vurgulamıştır. Özellikle, tanıkların beyanları ile davacının çalışma süreleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, davacının çalışmaya ara verdiği tarihler belirlenmeli ve buna göre bir karar verilmelidir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayandığını belirterek, temyiz başvurusunu kabul etmiş ve ilk derece kararının bozulmasına hükmetmiştir. Bu karar, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/8859 E.  ,  2024/11460 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/901 E., 2024/1017 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/263 E., 2022/52 K.

    Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili; davacının davalı nezdinde 31.07.2017-20.05.2019 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, davacının 31.07.2017-01.02.2019 tarihleri arasında sigorta primlerinin yatırılmamış olduğunu, işveren tarafından ancak 01.02.2019 tarihinde sigorta girişinin yapıldığını, davacının davalı şirkette son olarak 2.200,00 TL net ücret aldığını belirterek; 31.07.2017-01.02.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve prime esas kazançlarının tespitine ve 01.02.2019-20.05.2019 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Fer’i müdahil Kurum vekili; çalışma olgusunun kanıtlanması bakımından Yargıtay İçtihatları ile belirlenen ilkelere uygun araştırma ve inceleme yapılması gerektiğini, resmi kayıt ve belgelerin aksinin tanık sözleri ile kanıtlanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… İlk Derece Mahkemesince “…Tanıkların anlatımlarından ve iş yerinin Kanun kapsamına alındığı tarihten iş yerinin 05.12.2016 tarihinde davalı şirket tarafından devralındığı çıkarımı yapılmıştır. Tanıklar davacının bu iş yerinin davalı tarafça devralındığı tarihten sonra bir süre ara verdiğini ifade etmişlerdir. Tanıkların anlatımları itibariyle davacının 31.07.2017 tarihinde sona eren dava dışı hizmet bildirimini takiben davalı işveren yanında işe başladığı kanaati hasıl olmuştur. Tanıklar davacının kesintisiz çalıştığını ifade etmektedir. Bu halde hizmet kaydının yapıldığı tarihe kadar davacının kesintisiz çalıştığının kabulü gerekmiştir. Çalışması kayda geçen ve bu nedenle beyanları itibar edilebilir bulunan tanıkların anlatımlarına istinaden 01.08.2017-30.01.2019 tarihleri arasına ilişkin davacının hizmetinin tespitine, prime esas kazanç yönünden ise istemin yazılı kayıt ve tanık anlatımları ile ispat edilemediği anlaşıldığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur…” gerekçesi ile
    “…Davanın kısmen kabul, kısmen reddine,

    Davacının … sicil numaralı …Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı işveren yanında Kuruma bildirilen süreler haricinde 01.08.2017-30.01.2019 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti karşılığı hizmet akdine bağlı sigortalı olarak fiilen çalıştığının tespitine,

    Davacının prime esas kazancın tespitine dair fazlaya ilişkin istemin reddine…” karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    İlk Derece Mahkemesi kararına karşı fer’i müdahil Kurum vekili; tanık beyanlarının davayı ispata yeterli olmadığını, iş yerinin devralındığı tarihin belli olmadığını, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, kamu düzenine ilişkin eldeki davada resen inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının çalışmasını doğrulayan kayıt ve belge bulunmadığından tanık sözleriyle kanıtlanmasını kabul etmediklerini belirterek; istinaf kanun yoluna başvurmuştur

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacının 01.03.1974 doğumlu olduğu, dava konusu edilen dönemin 31.07.2017-31.01.2019 tarihleri arasındaki sürede hizmet tespiti ve sigorta primine esas kazanç tespiti ile 01.02.2019-20.05.2019 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilen sürelerdeki sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkin olduğu,

    Davalı şirketin 03.10.2016 tarihi itibariyle tescil edildiği ve şirket adına kayıtlı 1128707 sicil numaralı iş yerinin 05.12.2016 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre 02.07.2019 tarihinde tasfiyeye karar verildiği ve bu kararın 09.07.2019 tarihinde tescil edildiği, şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre tasfiye sürecinin devam ettiği, tasfiye memuru olarak şirketin temsilcisi …’nın halen görevini sürdürdüğü,
    …
    Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; davanın, Kuruma bildirilmeyen 31.07.2017-01.02.2019 arasındaki hizmetin ve kazançlarının tespiti, Kuruma bildirilen 01.02.2019-20/05/2019 arasındaki süreler yönünden ise kazançlarının tespiti istemine ilişkin olduğu, 1128707 sicil sayılı iş yerinin 05.12.2016 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, dava konusu dönemde Kanun kapsamında ve faal durumda bulunduğu, bordro tanıklarının, davacının Kuruma bildirilmeyen sürelere ilişkin olarak davacının fiili çalışmasını doğruladığı ve bu tanıkların dava konusu dönemde Kuruma hizmetlerinin bildirilmiş olduğu, davacının iddiasının davalı iş yerindeki çalıştığı süreler içerisinde davalı iş yerinin Kanun kapsamında olması sebebiyle iş yerinin devir tarihinin sonuca etkisi olmadığı, mahkemece hizmet tespitine yönelik araştırmanın ve kararın usule uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf kanun yoluna başvuran taraf ve HMK’nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

    Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

    3. Değerlendirme
    Eldeki davada, davacının 31.07.2017-01.02.2019 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini beyanla hizmet sürelerinin tespitini talep ettiği, Mahkemece hizmet tespitine yönelik talep yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

    Mahkemece hizmet tespitinin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar yerindeyse de davacı/bordro tanığı olarak dinlenen şahısların davacının bir aydan daha az süreyle işe gelmediği ya da yaklaşık 15 gün kadar işe ara verdiğine yönelik beyanları karşısında davacının kesintisiz ve aralıksız olarak çalışmadığı anlaşılmakla; Mahkemece davacının çalışmaya ara verdiği tarihler net olarak ortaya konulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.

    Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.