onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, noter vekili olarak görev yapan noter katiplerinin, vekillik dönemlerinde aldıkları ücretlerin sosyal sigorta primine tabi olup olmadığını incelemektedir. Mahkeme, noter vekilliği sırasında yapılan hizmet akdinin devam ettiğini ve bu nedenle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesi gereğince sigortalı sayıldıklarını belirtmiştir. Ancak, 1512 sayılı Noterler Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca Noter Odası tarafından belirlenen vekalet ücretinin, hizmet akdinden kaynaklanmadığı ve dolayısıyla prime esas kazanç olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Mahkeme, noter katiplerinin vekalet ücretinin, 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi kapsamında prime esas kazanca dahil edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bu durum, noter vekilliği sırasında yapılan ödemelerin, hizmet akdinin niteliği gereği sosyal sigorta primine tabi olmadığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, davacının talebi kısmen kabul edilerek, yersiz ödenen primlerin iadesine karar verilmiştir. Bu karar, noter vekillerinin sosyal güvenlik hakları açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8909 E.  ,  2024/9997 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/258 E., 2024/1257 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/289 E., 2022/411 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının İzmir 6. Noterliğinde katip olarak çalıştığını, asıl görevli noterin başka bir yere atanması esnasında boşalan noterliğe vekalet ettiğini, bu esnada işveren primlerini kendisi yatırmak zorunda kaldığını, asıl görevi noter katipliği olmasına karşın 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesi uyarınca noterlik görevinin boşalması ve yeni noter atanıncaya kadar geçen sürede yaptığı noter vekilliği nedeniyle tarafına ödenen vekalet ücretinin 5510 sayılı Kanun uyarınca prime tabi tutulmaması gerektiğini, zira vekalet ücretinin hizmet akdi ilişkisinden kaynaklanan çalışması sonucu olmadığını, bu dönem Kuruma yersiz olarak ödediği primlerin iadesinin gerektiğini, Kanun’un 33 üncü maddesinde, noter vekillerine kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere Noter Odası tarafından tayin olunacak ücretin noterlik gelirinden ödeneceğinin ifade edildiğini, Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 133 üncü maddesinde de vekaleten yönetilen noterliklerde çalışanlara ödenen ücretlerden gerekli vergilerin kesilerek ilgili daireye yapılacağının belirtildiğini, anılan Kanun’un 44 üncü maddesindeki şartları haiz noterlik katibi olarak görev yaptığını, 45 inci madde gereği noter ile sözleşme yaparak çalıştığını, bu yasal düzenlemeler gereğince noter vekili olarak görev yapan noter katiplerinin noter katipliği döneminde noterle yaptıkları hizmet akdinin aynen devam ettiğini, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesine tabi sigortalı olduğunu, noterle yaptıkları sözleşmedeki ücret miktarının da prime esas kazanca tabi olduğunu, ne var ki, ücrete ilave olarak 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 33 üncü maddesi uyarınca Noter Odası tarafından takdir edilen ödemenin kanundan … vekalete dayalı bir ödeme olduğunu, hizmet akdinden kaynaklanmadığını, bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi uyarınca prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, yatırmış olduğu prim tutarlarının faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II.CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” noter vekili olarak görev yapan davacının, noter vekilliği döneminde noterle yaptığı hizmet akdinin devam ettiği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı olup, noterle yaptığı sözleşmedeki ücret miktarının da 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi kapsamında prime esas kazanca tabi olduğu, bu ücretine ilave olarak 1512 sayılı Noterler Kanunu’nun 33 üncü maddesi uyarınca Noter Odası tarafından takdir edilen ödemenin, kanundan … vekalete dayalı bir ödeme olup, ödemenin hizmet akdinden kaynaklanmadığı, hizmet akdi niteliğinde olmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi uyarınca prime esas kazanç kapsamında kabul edilemeyeceği, bir başka deyimle Noter katibine, noter vekilliğine dayalı olarak yapılan ödemenin prime esas kazanca dahil edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.” gerekçesi ile

    ”Davacının davasının kısmen kabulü ile

    9.490,19 TL prim alacağının ödendikleri her ayın sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde karar verişmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ”Danıştay kararı doğrultusunda, davacı hakkında müvekkil Kurumun yapmış olduğu işlemler hukuka ve kanuna uygun olup Mahkeme kararının kaldırılması gerekmektedir.” demiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 10. Hukuk Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararında; “…Noter vekili olarak görev yapan noter katiplerinin, noter vekilliği döneminde noterle yaptıkları hizmet akti aynen devam ettiğinden, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı olup, noterle yaptıkları sözleşmedeki ücret miktarı da 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi kapsamında prime esas kazanca tabidir. Ne var ki, bu ücretine ilave olarak 1512 sayılı Noterler Kanunu’nun 33 üncü maddesi uyarınca Noter Odası tarafından takdir edilen ödeme, kanundan … vekalete dayalı bir ödeme olup, ödemenin hizmet aktinden kaynaklanmadığının anlaşılması karşısında, hizmet akti niteliğinde olmadığından 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi uyarınca prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemez. Diğer bir ifade ile noter katibine, noter vekilliğine dayalı olarak yapılan ödeme, prime esas kazanca dahil edilemeyecektir. Somut olayda, davacı noter katibine noter vekilliğine dayalı olarak yapılan dava konusu ödemelerin ihtilaflı dönemlerdeki prime esas kazanç miktarına eklenen kısımlarının iadesine dair Mahkeme kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile

    ”Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” şeklinde karar vermiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 10. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli kararının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, noter vekiline ödenen vekalet ücreti nedeniyle davalı Kurum tarafından tahsil edilen primlerin iadesi istemine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri ile

    (10. Hukuk Dairesi 2015/23142 Esas, 2018/8602 Karar) Noter vekilleri, 1512 sayılı Noterler Kanunu’nun 33 üncü maddesinde düzenlenmiştir; “Boşalan noterliğin vekaleten yönetimi” başlıklı maddede, her ne sebeple olursa olsun boşalan bir noterliği, atanan noter göreve başlayıncaya kadar o noterlikte çalışan ve stajının altı ayını tamamlamış olan stajyer, bu durumdaki stajyerler birden fazla ise kıdemlisi, o noterlikte bu durumda stajyer yoksa noter odasının uygun bulacağı ve görevlendireceği aynı durumdaki stajyer, bunlardan hiç birisi bulunmadığı takdirde o noterliğin başkatibi, onun da engelli bulunduğu hallerde en kıdemli katibi vekaleten yönetir. Noterlikte bu işi görecek kâtip bulunmadığı takdirde, Cumhuriyet Savcılığının bildirmesi üzerine, adalet komisyonu tarafından atanacak icra müdürü, icra müdür yardımcısı veya yeterli bir adalet memuruna bu iş gördürülür denilmektedir. Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin “Noter vekillerinin denetimi, ücretleri, görev ve yetkileri” başlıklı 133 üncü maddesinde de bu ücret vekilin asıl görevinden aldığı aylık veya ücretinden az, noterliğin safi gelirinin yarısından fazla olamayacağı, vekil noterlik personeli ise, noterle yaptığı sözleşmedeki asıl görevinden aldığı aylık ve ücretin esas alınacağı düzenlenmiştir. Maddenin devamında ise noter vekilleri, yasalar yönetmelikler ve genelgeler doğrultusunda noterlere verilmiş görevleri yapmak, aylık iş cetvelleri ile aidatları yasal süreler içinde Noterler Birliğine vesair ilgili mercilere ödemek zorunda olduğu, vekaleten yönetilen noterliklerde çalışanlara ödenen ücretlerden gerekli vergilerin kesilerek süresinde ilgili daireye yatırılması, Bölge Çalışma ve Sosyal Sigortalar Kurumu Müdürlüklerine verilecek bildirgelerin düzenlenmesi, süresi içinde ilgili mercilere verilmesi, sigorta primlerinin kesilip yatırılması ve benzeri işlerden noter vekillerinin sorumlu olduğu belirtilmiştir.

    1512 sayılı Noterler Kanunu’nda noter katibine ilişkin düzenlemeler yapılmış olup, davacı, anılan Kanun’nun 44 üncü maddesindeki şartlar haiz noter katibi olarak görev yapmakta ve 45 inci maddesi gereği noter ile sözleşme yaparak çalışmakta, 48 inci maddede yer alan amir hüküm uyarınca da noter ile aralarındaki hizmet akti ilişkisinde; hakkında iş mevzuatı hükümleri uygulanmaktadır.

    4857 sayılı İş Kanunu’nun 8/1 inci maddesi “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” hükmüne amir olup, hizmet akdinden söz edebilmek için belirli bir işin, işverene bağımlı olarak çalışma karşılığında bir ücret mukabili yapılması gerekmektedir. Doktrinde kabul edildiği üzere iş akti; iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarından oluşmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 12/1 inci maddesinde ise işveren, aynı Kanun’un 4 üncü maddesi 1 inci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı sayılan kimseleri çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak tanımlanmıştır.

    Diğer yandan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesi 1 inci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar Kanun’un kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılmıştır. Anılan Kanun’un 79 uncu maddesi uyarınca sigortalıların prim ödemek zorunda oldukları ve 80 inci maddesinde ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların hak ettikleri ücretlerin prime esas kazançlardan olduğu belirtilmiştir.

    Bu yasal düzenlemeler gereğince, noter vekili olarak görev yapan noter katiplerinin, noter vekilliği döneminde noterle yaptıkları hizmet akti aynen devam ettiğinden, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı olup, noterle yaptıkları sözleşmedeki ücret miktarı da 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi kapsamında prime esas kazanca tabidir. Ne var ki, bu ücretine ilave olarak 1512 sayılı Noterler Kanunu’nun 33 üncü maddesi uyarınca Noter Odası tarafından takdir edilen ödeme, kanundan … vekalete dayalı bir ödeme olup, ödemenin hizmet aktinden kaynaklanmadığının anlaşılması karşısında, hizmet akti niteliğinde olmadığından 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi uyarınca prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemez. Diğer bir ifade ile noter katibine, noter vekilliğine dayalı olarak yapılan ödeme, prime esas kazanca dahil edilemeyecektir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.