|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.07.1985 tarihinden itibaren 3 ay (90 gün) süreyle davalı işyerinde çalıştığını ispatlamaya yönelik hizmet tespiti talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesini ve tanık beyanlarını dikkate alarak davayı kabul etmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalışma iddiasının somutlaştırılmadığını ve yeterli delil toplanmadığını belirterek, eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuştur.
Hukuki değerlendirmede, hizmet tespiti davalarının sosyal güvenlik haklarının korunması amacı taşıdığı ve bu nedenle özel bir özenle yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, davacının çalışma şekli, süresi ve işyerindeki diğer çalışanlarla ilişkileri gibi hususların netleştirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, tanık beyanlarının inandırıcılığı ve delil toplama sürecinin titizlikle yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen karar, eksik inceleme ve somutlaştırma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle bozulmuş ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8989 E. , 2024/11919 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/336 E., 2024/1635 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/46 E., 2022/241 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının sahibi bulunduğu … Elektrik ve Bobinaj unvanlı işyerinde 01.07.1985 tarihinde işe başladığını, işe giriş bildirgesinin Kuruma 24.07.1985 tarih ve 217085 sayısı ile bildirildiğini, davacı davalı … yanında 3 ay (90 gün) çalışmış olmasına rağmen hizmet dökümünde bu hizmetlerinin görünmediğini öğrendiğini, davacının 3 aylık hizmetinin kayıtlara alınmamasının mağduriyetine neden olduğunu beyanla davacının 01.07.1985 tarihinden itibaren 3 ay (90 gün) davalıya ait işyerindeki hizmetinin tespitine ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının hiçbir somut dayanağı olmadığını, davacının müvekkilinin yanında çalışmadığını, zamanaşımına uğrayan bir konuda tespit talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun davada davalı olarak değil ihbar olunan olarak yer alması gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının davalı nezdinde 01.07.1985 – 30.09.1985 tarihleri arası kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.07.1985 tarihinden itibaren 3 ay (90 gün) davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2- Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesidir. Anılan Kanun’un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.
2. Öte yandan, 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli … getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1- İnceleme konusu eldeki davada, davacı taraf 01.07.1985 tarihinden itibaren 3 ay (90 gün) süreyle davalı işveren yanında çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece, davacı adına verilen işe giriş bildirgesi ile davalı işyerinin uyuşmazlık konusu dönemde kapsamda olması, vergi kaydının bulunması ve tanık … tarafından aynı işverene karşı açılan davanın kesinleşmiş olması hususları gözetilerek davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
2- Somut olayda; uyuşmazlık konusu dönemde davalı adına kayıtlı 117969 sicil numaralı işyerinin kanun kapsamında olduğu, davalının 02.06.1975 – 31.12.2017 tarihleri arasında “Elektrik Motorları, Jeneratörlerin Bakım ve Onarım” işinden vergi mükellefi olduğu, ancak işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen davalı işyerinden 1985 yılı 2. dönem bordrosu verilmediği, mahkemece bordro tanığı olarak …’in dinlenildiği, bu tanığın da davalı işverene karşı dava açmak suretiyle aynı dönemde çalıştığının kabul edildiği, anılan tanık tarafından davacının davalı işyerinde çay ve temizlik işi yaptığının belirtildiği, davalı işyerinde tanık … dışında … isimli bir çalışanın daha bulunduğunun anlaşılması karşısında davalı işyerinde çay ve temizlik işlerinde personel çalıştırılmasına ihtiyaç olup olmadığı araştırılmaksızın ve yeterince komşu işyeri tanığı tespit edilip beyanları alınmaksızın davacının davalı nezdinde 01.07.1985 – 30.09.1985 tarihleri arası kesintisiz olarak çalıştığı yönündeki Mahkeme kabulü hatalı olmuştur.
3- Öncelikle somutlaştırma yükümlülüğü gereğince Mahkemece davacının beyanı alınmak suretiyle çalışma şekli ve süresi, işe kim tarafından alındığı, tüm çalışma süresi içerisinde kimlerle çalıştığı, işyerinde aynı anda kaç kişinin çalıştığı, kendisinin işyerinde ne şekilde hizmette bulunduğu, hizmetine ne şekilde ihtiyaç duyulduğu hususları sorulmalı, buna göre davacının bildireceği kişiler tespit olunarak beyanlarına başvurulmalı, diğer taraftan kolluk aracılığıyla davacının çalışmasının geçtiği iş yerinin etrafında talep konusu dönemde çalışması bulunan komşu işyeri tanıkları tespit edilmeli, tespit olunacak kamu tanıkları detaylı olarak dinlenmeli, varsa davalı işyerinin hizmet verdiği müşterilerden de yeterince tanık beyanına başvurulmalı, bu kapsamda davacının çalışma iddiasının netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.