|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının hizmet birleştirmesi yapılmadan yalnızca 5510 sayılı Kanun’un 4/I-a maddesi çerçevesinde yaşlılık aylığı talep etmesi üzerine ortaya çıkmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının 4/b hizmetlerinin dışlanarak 4/a hizmetleriyle hesaplanan aylığın daha yüksek olduğunu belirleyerek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 4/b askerlik borçlanmasının iptali ve ödediği tutarın iadesi talebini reddetmiştir.
Yargıtay, davacının 4/a ve 4/b hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle bağlanan aylığın, yalnızca 4/a hizmetleriyle hesaplanan aylıktan daha düşük olduğunu tespit etmiştir. Davacının askerlik borçlanması talebinin kendi isteği doğrultusunda yapıldığı ve bu sürelerin 01.10.2020 tarihli yaşlılık aylığının hesabında dikkate alındığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, yersiz ödeme olmadığı gerekçesiyle, geri iade talebinin reddi isabetsiz bulunmuştur. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak, davacının talebinin hukuka uygun olmadığını ve iade gerekliliğinin bulunmadığını vurgulamıştır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/9320 E. , 2024/12789 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2531 E., 2024/1429 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/27 E., 2023/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde; hizmet birleştirme işlemi yapılmadan sadece (4/a) kapsamında emeklilik işlemi yapılmasını ve askerlik borçlanmasının iptal edilerek ödediği borçlanma tutarının tarafına iadesini, sadece (4/a) kapsamında yaşlılık aylığının yeniden hesaplanarak 01.09.2020 tarihi itibariyle emekli edilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça Kuruma tahsis talebinde bulunulması üzerine 2829 sayılı Kanun’a göre davacıya 01.10.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlandığını, yasal mevzuat çerçevesinde yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 4/b hizmetleri dışlandığında sadece 4/a hizmetleriyle hesaplanan aylık, davalı Kurumca bileştirilen hizmetler ile bağlanan aylıktan daha yüksek olduğu, davacı davasında haklı olduğu, Bağ-Kur hizmet birleştirmeden dolayı aylıkta azalma meydana geldiği, hak kaybına uğradığı, 4/b hizmetlerinin dışlanarak 4/a hizmetleri ile aylık bağlanması gerektiğinden 4/b askerlik borçlanmasının iptal edilerek ödediği paranın davacıya iadesinin gerektiği gerekçesine dayalı olarak davanın kabulü ile
… T.C. kimlik numaralı davacı …’ün; 4/b hizmetlerinin dışlanarak, sadece 4A kapsamında hizmetleriyle hak ediş tarihi olan 01.09.2020 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline,
Davacının, 4/b askerlik borçlanmasının iptal edilerek, bu nedenle ödediği paranın, davalı Kurum tarafından davacıya iadesi gerektiğinin tesptine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekil ile temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdir eden Mahkeme kararının bu yönüyle hatalı olduğu gerekçesine dayalı olarak davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet birleştirmesi yapılmadan, sadece 5510 sayılı Kanun’un 4/I-a maddesi kapsamındaki prim ödeme gün sayısı dikkate alınarak davacıya yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İnceleme konusu eldeki davada, 01.09.1969 doğumlu davacının, 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık başlangıç tarihinin 06.06.1988 tarihi olduğu ve 06.06.1988-17.06.2016 tarihleri arasında toplam 6505 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 4/b kapsamındaki hizmetlerinin ise 04.01.2018-31.05.2018 tarihleri arasında ek 76 kodu ile dondurulduğu, 07.07.1993-26.08.1993 tarihleri arasında 49 olmak üzere toplam 607 gün bağkur hizmetinin bulunduğu, davacıya 29.09.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 6505 gün 4/a, 607 gün 4/b olmak üzere toplam 7112 gün sayısı üzerinden 01.10.2020 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, 4759 sayılı Kanun ile değişik 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin B/h bendi gereği 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş, 5450 gün koşullarını yerine getirdiği, 4/I-b hizmetleri dışlandığında sadece 4/I-a hizmetleriyle hesaplanan aylığın, davalı Kurum tarafından birleştirilen hizmetler ile bağlanan aylıktan daha yüksek olduğu anlaşılmakla birlikte davacının 28.09.2020 tarihli askerlik borçlanma talebine ilişkin olarak 1 ay 19 günlük süreyi borçlanmak suretiyle ödediği, davacının kendi isteği doğrultusunda askerlik borçlanması yaptığı, bu sürelerin de 01.10.2020 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının hesabında esas alındığı anlaşılmakla, yersiz ödeme söz konusu olmadığından geri iadesinin söz konusu olmayacağının gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.