|
ÖZET: Bu karar, başvuranın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkisinin olmadığını belirten mahkeme kararları doğrultusunda göreve iade talebini incelemektedir. Başvuran, 31.10.2018 tarihinde görevden uzaklaştırılmış ve 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, Erzurum 2. İdare Mahkemesi, başvuran hakkında verilen iptal kararında, FETÖ/PDY ile irtibatının somut olarak kanıtlanamadığını belirtmiştir. Mahkeme, başvuranın göreve iade edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır.
Hukuk devleti ilkeleri gereği, idarenin mahkeme kararlarına uyması zorunludur. Anayasa’nın 138. maddesi, idarenin yargı kararlarını uygulama yükümlülüğünü açıkça belirtmektedir. Bu bağlamda, başvuranın göreve başlatılmaması, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Sonuç olarak, başvuranın göreve başlatılması gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmiştir. İdarenin, mahkeme kararını makul sürede yerine getirmemesi, hukuki güvenliği zedelemekte ve hak arama özgürlüğünü ihlal etmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/3523-S.22.5311
BAŞVURU NO : 2021/19344
KARAR TARİHİ : 14/03/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararı gereğince göreve başlatılma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11/11/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; Emniyet Genel Müdürlüğü Erzurum İl
Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı bulunduğundan bahisle 375 sayılı KHK’nin geçici
35 inci maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile alakasının
bulunmadığını, bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında başlatılan soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, bu kararla da söz konusu yapıyla alakası olmadığının ispatlandığından çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının 07/01/2021 tarih ve 2021/2 sayılı işlemin iptaline ilişkin yargı yoluna başvurduğunu ve yargılama sonucunda iptal kararı verildiğini ancak görevine iade edilmediğini belirterek yargı kararı gereğince görevine iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) İçişleri Bakanlığının 20/12/2021 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde,
özetle, Emniyet Genel Müdürlüğünün 6/12/2021 tarihli ve sayılı yazısında, başvuranın Erzurum Emniyet
Müdürlüğü kadrosunda 328977 sicil sayılı Polis Memuru olarak görev yapmakta iken 31.10.2018 tarihinde Bakanlık Makamının onayı ile görevden uzaklaştırıldığı ve hakkında Polis Başmüfettişlerince
EETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olması sebebiyle düzenlenen araştırma raporu sonucunda 7145 sayılı
Kanunun 26’ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci madde kapsamında 07.01.2021 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 08.01.2020 tarihinde Teşkilatımızdan ilişiğinin kesildiği, adı geçenin bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açmış olduğu davada: Erzurum 2.İdare Mahkemesince
25.03.2021 tarih ve K:2021/187 sayılı “Yürütmenin Durdurulmasına” kararı ve Erzurum 2.İdare
Mahkemesince 02.09.2021 tarih ve sayılı “Dava Konusu İşlemin İptaline’’ kararı verildiği, bahse konu kararların uygulanması noktasında işlemlerin devam ettiği hususunun ve buna ilişkin belgelerin sunulduğu ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü
yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, bir numaralı paragrafta belirtildiği üzere Erzurum 2. İdare Mahkemesinin İptal Kararına göre
göreve başlatılmayı talep etmektedir.
8) Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın Erzurum Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis Memuru
olarak görev yapmakta iken 31.10.2018 tarihinde Bakanlık Makamının onayı ile görevden uzaklaştırıldığı ve 7145 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci madde kapsamında 07.01.2021 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, 08.01.2020 tarihinde ilişiğinin kesildiği, söz konusu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açılan davada, Erzurum 2.İdare
Mahkemesince 25.03.2021 tarih ve sayılı “Yürütmenin Durdurulması” kararı ile Erzurum 2. İdare Mahkemesince 02.09.2021 tarih ve sayılı karar ile işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu mahkeme kararlarına rağmen başvuranın göreve başlatılmaması nedeniyle başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
9) Başvuran hakkında verilen Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 02/09/2021 tarihli ve
sayılı kararında; “Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde dava konusu somut olay ele alındığında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21/5/2018 tarihli ve Sor.No ve ayılı davacı hakkındaki FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında da belirtildiği üzere, davacının bylock kullanıcısı olmadığı, Bank Asya’da hesabının ve kredi kartı kullanımının bulunmadığı, örgütün dernek ve vakıflarına üye olmadığı, örgüte ait yazılı ve görsel yayın aboneliğinin bulunmadığı, davalı idarece yapılan soruşturmaya ait soruşturma raporlarında örgütün güncel listesinde davacının “ olarak kayıtlı olduğu ve yapılan değerlendirmede bu kodun karşılığının “17-25 Aralık sürecinden etkilenerek FETÖ’den ayrılmış kişileri ifade ettiği hususları birlikte gözetilerek, eldeki dijital verilere göre de davacının 17-25 Aralık 213 tarihinden sonraki süreçte örgüte irtibatının, iltisakının yahut mensubiyetinin ya da üyeliğinin bulunduğunun ortaya konulamadığı değerlendirilmektedir.
Tüm bu açıklamalar bir bütün olarak ele alındığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün adli soruşturma ve kovuşturmalar ile kamuoyuna yansıyan özellikleri bağlamında, emniyet biriminde görev yapan davacının örgütle irtibatının, iltisakının yahut mensubiyetinin ya da üyeliğinin bulunduğunun somut bir biçimde ortaya konulmadığı değerlendirilmektedir.
Bu durumda, polis memuru olarak görev yapan davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı bulunduğundan bahisle 375 sayılı KHK’nın Geçici 35 inci maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılasına dair İçişleri Bakanlığının 07/01/2021 tarih ve sayılı dava konusu işleminde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline (…) 02/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” denilmektedir.
10) Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve
işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).
11) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve sayılı kararında; “Anayasa’nın
36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı
/
zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.
12) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin
sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
13) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu Mahkemenin iptal kararı neticesinde, İdarenin
başvuranı göreve başlatması gerekirken göreve başlatmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Ankara 2. İdare Mahkemesinin 02/09/2021
tarihli ve sayılı iptal kararı neticesinde başvuranın göreve başlatılması gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 02/09/2021 tarihinden bu zamana kadar mahkeme kararı gereğince göreve başlatılması gerekirken başlatılmamasının makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden söz konusu mahkeme kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, başvuran hakkında verilen iptal kararının uygulanmadığı ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Erzurum İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 02/09/2021 tarihli ve sayılı kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması yönünde İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/