|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 02.02.1991-23.09.2020 tarihleri arasında çalıştığı süre boyunca SGK primlerinin yatırılmadığı iddiasıyla hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının serbest piyasa hamalı olarak kendi nam ve hesabına çalıştığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, bu kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını vurgulamış, hizmet akdinin unsurlarının (denetim, bağımlılık, ücret) yeterince değerlendirilmediğini belirtmiştir.
Yargıtay, hizmet tespiti davalarının kamu düzeniyle ilgili olduğunu ve bu nedenle özel bir özenle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir. Tarafların sunduğu kanıtlarla yetinilmemesi gerektiği, gerekirse re’sen araştırma yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, davalı şirketin kuruluş tarihinin dikkate alınarak, davacının daha önceki çalışmalarıyla ilgili araştırma yapılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın yeniden incelenmesine karar vermiştir. Bu süreçte, davacının çalıştığı dönemdeki hizmetinin tespitine yönelik delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/9428 E. , 2024/12109 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2499 E., 2024/635 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/110 E., 2022/354 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili davacının 02.02.1991 tarihinde Ankara Toptancı Halinde bulunan 66 numaralı iş yerinde hamal olarak çalışmaya başladığını ve çalıştığı süre boyunca SGK primlerinin yatırılmadığını belirterek 02.02.1991-23.09.2020 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının serbest piyasa hamalı olarak çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Davacının, yanında çalışmaya başladığı kişinin, davalı şirketin ortağı … olduğunu, 1991 yılında 4 numaralı iş yerini işletmeye başlayan … ‘ün 2001 yılında kardeşi … ile birlikte 66 numaralı iş yerinde ‘a ortak olduklarını, 2014 yılında ise bahse konu iş yerini devralarak işletmeye başladıklarını, taraf teşkilinin sağlanmadığını;
-Davalı Şirketin 2014 yılında kanun kapsamında alındığı gerekçesiyle davacının 2014’ten önceki çalışmalarıyla ilgili olarak hiç araştırma yapılmadığını ve hiç tanık dinlenmediğini,
-Davacının imzalamış olduğu taahhütnamenin kendi nam ve hesabına çalıştığını göstermediğini, bu taahhütnamede halde hamal olarak çalışan kişilerin uyması gereken kuralların yazılı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince davacı ile davalı arasında hizmet akdinin unsurlarından olan denetim, bağımlılık ve ücret unsurlarının söz konusu olmadığı, davacının Ankara Toptancı Halinde serbest piyasa hamalı olarak kendi nam ve hesabına çalıştığı gerekçeleriyle ve davacı vekili HMK’nın 124. maddesi uyarınca iradi taraf değişikliği isteminde bulunmuş ise de davalı tarafın talebi kabul etmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş olup karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Davacı 02.02.1991-23.09.2020 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacının dava konusu dönemin bir kısmında davalı Şirket nezdinde 66 numaralı Komisyon iş yerinde çalıştığı, öncesinde ise 4 numaralı Komisyon iş yerinde davalı Şirket ortağı … ‘ün yanında çalıştığı iddia edilmiş olup Mahkemece davalı Şirketin kuruluş tarihi (13.11.2014) esas alınarak, anılan tarihten önceki dönemde taraf teşkilinin sağlanmaması isabetsiz olmuştur. O halde 4 numaralı Komisyon iş yerini işleten davalı Şirket ortağı … ‘e ve varsa diğer işletenlere de husumet yöneltilmesi gerektiği gözetilerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi de nazara alınarak yöntemine uygun biçimde davaya katılımı sağlanmalıdır.
4.Mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra davalılara ait iş yerinde yapılan işin niteliğine göre davalı iş yerinin sürekli olarak hamala ihtiyacı olup olmadığı, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı araştırılmalı, varsa iş yeri ile ilgili vergi yoklama tutanakları, belediye tarafından yapılan denetimlerde düzenlenen tutanak ve belgeler celbedilerek tutanak ve belgelerde ismi geçen ilgili olan tanıklar dinlenilmeli; davacı tarafından açılan alacak davası kapsamında dinlenilen tanık beyanları incelenmeli, böylece davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin niteliği açıklığa kavuşturulduktan sonra işin yoğunluğuna göre davacının çalışmadığı dönem olup olmadığı, varsa hangi dönemlerde ne kadar süre çalıştığı tespit edilmeli ve uyuşmazlık konusu husus hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
5.Diğer taraftan davacıya ait hizmet cetvelinde davacının 20.01.2012 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/b sigortalılığının bulunduğu anlaşılmakla, davacının bu sigortalılığının, hangi faaliyetinden dolayı olduğu, hamallık faaliyetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hangi tarihlerde 4/b kapsamında faaliyetlerde bulunduğu belirlenmelidir.
6.Yapılacak yargılama sonucunda toplanan deliller ile davacının hizmet talebinin kabulü halinde yukarıda tarihleri belirtilen Bağ-Kur sigortalılığının olması nedeniyle çakışan sigortalılık durumu ortaya çıkacağından 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi kapsamlı şekilde değerlendirilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.