ÖZET: Başvuran, geçici personel statüsünden sözleşmeli personel pozisyonuna geçişi sırasında yıllık izin süresinin hesaplanmasında geçmiş hizmet sürelerinin dikkate alınmadığını iddia etmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun geçici 43. maddesi gereğince, geçici personel pozisyonlarından sözleşmeli pozisyonlara geçişte iş sonu tazminatı ödenmediği ve bu durumun yıllık izin sürelerinin hesaplanmasında etkili olduğu belirtilmiştir. Başvuran, özelleştirilen işletmede geçen sürelerin birleştirilerek yıllık izin hesabında dikkate alınmasını talep etmesine rağmen, idare tarafından bu talep reddedilmiştir.

Danıştay, başvuranın kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş sözleşmesinin feshedildiğini ve bu nedenle iş sonu tazminatına esas hizmet sürelerinin hesaplanmasında bu sürelerin dikkate alınamayacağını ifade etmiştir. Ayrıca, yıllık izin sürelerinin belirlenmesinde iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresinin esas alınması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/4694-S.22.7128

BAŞVURU NO : 2021/19948

KARAR TARİHİ : 06/04/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BURSA AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Geçmiş hizmetlerinin yıllık izin süresinin belirlenmesinde esas alınması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 22/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü Bursa Çocuk Evleri Koordinasyon

Merkezinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel olarak görev yapmakta iken anılan Kanunun geçici 43 üncü maddesi kapsamında idari destek personeli olarak 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel pozisyonuna geçirildiğini, tarafına iş sonu tazminatı ödenmemesine karşın hizmet sürelerinin birleştirilmeyerek yıllık izin süresinin eksik hesaplandığını, talep ettiği hizmet sürelerine ilişkin iş akdi feshinin söz konusu olmadığını, tüm özlük haklarıyla birlikte belirsiz süreli iş sözleşmesinin özelleşmenin gerçekleştiği firmaya devrolduğunu, iş sonu tazminatı alanların 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenen kıdem tazminatı kapsamına girmediğini, bir iş yerinden kıdem tazminatı almak için işveren tarafından iş akdinin feshi olması gerektiğini, özelleştirme kaynaklı gerçekleşen işlemlerde işçilerin iş akitlerinin fesih edilmeden devrolduğunu, kendisiyle aynı durumda bulunan diğer personelin önceki hizmet sürelerinin dikkat alınarak yıllık izin sürelerinin belirlendiğini, buna ilişkin yapmış olduğu başvuru çerçevesinde Aile, Çalışma ve

Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünce verilen görüşe rağmen durumunun düzeltilmediğini ifade ederek özelleştirilen işletmede geçen çalışma sürelerinin birleştirilerek yıllık izin hesabında dikkate alınmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Bursa Valiliği Aile ve Sosyal

Hizmetler İl Müdürlüğünün 31/12/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1. Başvuranın Bursa İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü emrinde 4/B

Sözleşmeli Personel statüsünde İdari Destek Personeli kadrosunda görev yapmakta olduğu,

2.2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün yazısında “…Diğer taraftan adı geçenin sözleşmeli personel pozisyonuna geçişine esas 657 sayılı Kanun’un Geçici 43’üncü maddesi “Bu madde kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlere iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, yeni pozisyonlarında iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresi ile ücret ve izin sürelerinin hesabında dikkate alınır.” hükmü amirdir.

Mülga Devlet Personel Başkanlığının Ek’te yer alan benzer içerikli 19.10.2018 tarihli ve 6861 sayılı görüş yazısında ise “…Personelin izin süresinin belirlenmesinde önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet sürelerinin dikkate alınması; 217 sayılı

KHK’nın 2 inci maddesinde belirtilen kurumlarda iş sonu tazminatı ödenmeyen hizmetlerinin bulunması halinde (657 sayılı Kanunun 4/A maddesine tabi kadrolar gibi) bunlarında ayrıca dikkate alınması,” gerektiği belirtilmiştir.

Adı geçenin yıllık ücretli izin süresinin ilgili Birimlerce; bu açıklamalar kapsamında ve 217 sayılı

KHK’nın 2’nci maddesinde belirtilen kurumlarda iş sonu tazminatı ödenmeyen süreleri bulunması halinde bu sürelerin de dikkate alınarak belirlenmesi,” bildirilmiş olup, söz konusu hükümler doğrultusunda adı geçenin kıdem tazminatı aldığı gerekçesiyle yıllık ücretli izin hakkında herhangi bir güncelleme işleminin yapılmadığı,

2.3. Adı geçenin personel devri kapsamında daha önce görev yaptığı kuruluş, unvan, statü ve iş sonu tazminatı alıp almadığına ilişkin olarak Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’nün yazısında, “ Teşekkülümüz bağlı ortaklığı olan mülga Soma Elektrik Üretim ve Ticaret

Anonim Şirketi bünyesinde faaliyet gösteren Mülga Burs Linyitleri İşletme Müdürlüğünde, 4857 sayılı İş

Kanununa tabi daimi işçi statüsünde Tamirci unvanıyla çalışmakta iken; ilgilinin çalıştığı İşletmenin özel sektöre devrini içeren Özelleştirme Yüksek Kurulunun 17/3/2015 tarih ve 2015/14 sayılı Kararı gereğince, 22/6/2015 tarihi itibariyle Çelikler Orhaneli Tunçbilek Elektrik Üretim Anonim Şirketine devredildiği ve devre müteakiben, kıdem tazminatı ödenmek suretiyle adı geçenin iş akdinin ilgili İşletmeyi devralan Şirket tarafından sonlandırıldığı görülmektedir.

Bu itibarla, Bursa Linyitleri İşletmesinin devrini içeren Satış ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 6.2.

maddesi gereğince adı geçenin Mülga Bursa Linyitleri İşletme Müdürlüğünde ve ilgili İşletmeyi devralan

Çelikler Orhaneli Tunçbilek Elektrik Üretim Anonim Şirketinde geçen toplam hizmetleri karşılığında, tarafına kıdem tazminatı ödemesinde bulunulmuş ve ödenen toplam kıdem tazminatının devir öncesine ait kısmı Teşekkülümüzce karşılanmış” olduğu hususlarının belirtildiği

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü amirdir.

/

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun geçici 43 üncü maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017 tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu

Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler. Bu madde kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlere iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, yeni pozisyonlarında iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresi ile ücret ve izin sürelerinin hesabında dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

6. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 6.1. 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlarda iş kanunlarına tabi olarak çalışırken; bunların özelleştirmeye hazırlanmaları, özelleştirilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması veya tasfiye edilmesi nedenleriyle, bu kuruluşların sermayelerindeki kamu payının % 50’nin altına düşmesinden, anonim şirket haline dönüştürülmeyenlerin ise Devir -teslim tarihinden itibaren bir yıl içinde, hizmet akitlerinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedilmesi veya haklı nedenlerle kendileri tarafından feshedilmesi sonucu işsiz kalanlar bu

Kanunda belirtilen tazminat ve diğer hizmetlerden yararlanırlar.”, 6.2. 22 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Özelleştirme programına alınan kuruluşlarda (iştirakler hariç) ilgili kuruluş veya İdare tarafından istihdam fazlası personel belirlenmesi ya da bu kuruluşların kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde; bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olarak veya sözleşmeli statüde çalışmakta olanlar ile iş kanunlarına tâbi olarak görev yapmakla birlikte toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmayan genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul başkanı, daire başkanı, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürü, müfettiş ve müfettiş yardımcısı, müşavir ve başuzman unvanlı kadrolara atanmak suretiyle görev yapan personel, kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere yukarıda belirtilen işlemlerin tamamlanmasından itibaren onbeş gün içerisinde İdare tarafından

Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.” hususları düzenlenmiştir.

7. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7.1. 3 ncü maddesinde, “Sözleşmeli personelin ücreti; pozisyon unvanı, bu unvana ilişkin eğitim düzeyi, kamu kurum ve kuruluşlarında aynı kadro veya pozisyon unvanında geçen hizmet süresi dikkate alınarak tespit edilir.”, /

7.2. 7 nci maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı (1)

aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi, ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami

emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.

Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir.”

7.3. 9 uncu maddesinde, “217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kurumlarda geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele yirmi gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verilir.”

hükmü düzenlenmiştir.

8. Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve

Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esasların “İş sonu tazminatı” başlıklı 9 uncu maddesinde, “(1) 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C) fıkrasına göre yapılan çalışmaların toplam süresi üzerinden hesaplanarak bu maddedeki esaslara göre iş sonu tazminatı ödenir.

…

(3) Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatında dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile

Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm hâlinde, birinci fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir.”

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında geçici personel olarak görev yapmakta iken anılan Kanunun geçici 43 üncü maddesi kapsamında idari destek personeli olarak 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel pozisyonuna geçirildiğini, geçici personel olarak atamasının yapılması sırasında tarafına iş sonu tazminatı ödenmemesine karşın söz konusu hizmet sürelerinin birleştirilmeyerek yıllık izin süresinin eksik hesaplandığını ifade ederek özelleştirilen işletmede geçen çalışma sürelerinin yıllık izninin hesabında dikkate alınmasını talep etmektedir.

11. Bilindiği üzere, 657 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile 657 sayılı Kanunun 4/C maddesinde düzenlenen geçici personel istihdam şekli yürürlükten kaldırılarak bu madde kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanların, aynı Kanunun 4/B maddesi kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilmesi düzenlenmiştir.

12. Her ne kadar Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar gereğince mülga 217 sayılı Devlet

Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kurumlarda geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele yirmi gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verileceği düzenlenmiş ve yıllık izin için aranan hizmet süresinin belirlenmesinde iş sonu tazminatı alınıp alınmadığına ilişkin herhangi bir şart aranmamış olmasın karşın

657 sayılı Kanunun geçici 43 üncü maddesi ile geçici personel iken sözleşmeli personel pozisyonlarına

geçirilenlere iş sonu tazminatı ödenmeyeceği ve bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet sürelerinin, yeni pozisyonlarında iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresi ile ücret ve izin sürelerinin hesabında dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır.

13. Buna ilaveten, gerek Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda gerek hâlihazırda uygulama imkânı kalmayan Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin

Esaslarda, iş sonu tazminatının ödenmesinde, daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş sürelerin dikkate alınmaması yönünde düzenlemelerin bulunduğu görülmektedir.

14. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Kanunu kapsamında özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan kuruluşlarda istihdam azaltımına gidilmesi veya bu kuruluşların kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde veya diğer sebeplerle bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla İş Kanunu hükümlerine tabi daimi veya geçici işçi statüsünde istihdam edilen ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden önce kamu tarafından veya özelleştirme tarihinden sonra özel sektör tarafından; kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenlerin

657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında kamu kurum ve

kuruluşlarında istihdam edilmeleri düzenlenmiş olmasına karşın, bu çerçevede Aile ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığında istihdam edilen başvuran, tarafına iş sonu tazminatının ilgili kamu kurumunca ödenmediğini ve tarafına ödenen tazminatın iş akdi feshi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, iş akdi feshedilmeden kamu kurumuna devri yapıldığını iddia etmektedir.

/

15. Diğer taraftan, ilgili idare tarafından sunulan bilgi ve belge kapsamında, ilgilinin çalıştığı

İşletmenin Çelikler Orhaneli Tunçbilek Elektrik Üretim Anonim Şirketine devredildiği, devre müteakiben, kıdem tazminatı ödenmek suretiyle başvuranın iş akdinin ilgili İşletmeyi devralan Şirket tarafından sonlandırıldığı ve Mülga Bursa Linyitleri İşletme Müdürlüğünde ve ilgili İşletmeyi devralan Çelikler

Orhaneli Tunçbilek Elektrik Üretim Anonim Şirketinde geçen toplam hizmetleri karşılığında, tarafına kıdem tazminatı ödemesinde bulunulduğu ve ödenen toplam kıdem tazminatının devir öncesine ait kısmının da Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce karşılandığı anlaşılmaktadır.

16. Sonuç itibariyle, başvuranın geçici personel pozisyonuna geçirilmeden önce kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş sözleşmesinin feshedilerek söz konusu tazminatın ödendiği, bu tazminatın ödenmesi nedeniyle iş sonu tazminatına esas sürenin hesaplanmasında söz konusu işletmede geçen hizmet süresinin esas alınamayacağı, 657 sayılı Kanun hükmü kapsamında izin süresinin belirlenmesinde iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresinin esas alınması ve ilgili idarenin bu hüküm karşısında bağlı yetki içerisinde bulunması nedenleriyle başvuranın özelleştirilen işletmede geçmiş hizmetleri esas alınarak yıllık izin süresinin yeniden belirlenmesi talebinin yerinde olmadığı ve ilgili idarenin bu yönde tesis ettiği işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılığın bulunmadığı değerlendirilmektedir.

17. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın özelleştirilen işletmede geçen çalışma sürelerinin birleştirilerek yıllık izninin hesabında dikkate alınması talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık görülmediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin başvurana verdiği cevaplarda ise hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,

Bu kararın BAŞVURANA ve BURSA VALİLİĞİ AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL

MÜDÜRLÜĞÜNE TEBLİĞİNE

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/