|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca eksik ödenen maaşına ilişkin yasal faiz talebi incelenmiştir. Başvuran, görevden uzaklaştırıldığı süre zarfında maaşının 2/3’ünün ödendiğini, fakat yasal faizinin ödenmediğini ve 8 günlük geliştirme ödeneğinin de verilmediğini iddia etmiştir. Danıştay, mülkiyet hakkının korunması ve ölçülülük ilkesinin gerekliliği çerçevesinde, başvuranın maaş kesintisinin hukuka uygun olmadığını ve bu süre zarfında yasal faiz hesaplanarak ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Kararda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53/B maddesi uyarınca yapılan görevden uzaklaştırmanın, başvuranın mülkiyet hakkına haksız bir müdahale oluşturduğu belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın 11 aylık süre zarfında maruz kaldığı kesintinin, ekonomik koşullar ve sürenin uzunluğu dikkate alındığında, bireysel yarar ile kamu yararı arasında adil bir denge kurulmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın yasal faiz talebinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/1842-S.22.2778
BAŞVURU NO : 2021/20020
KARAR TARİHİ : 09/02/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca tarafına eksik ödenen maaşın
BAŞVURUNUN KONUSU :
faizi ile birlikte geliştirme ödeneğinin de ödenmesi talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 23/11/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran 01.03.2019 yılında hakkında açılan bir soruşturma nedeni ile açığa alındığını, soruşturma sonucunda Yüksek Öğretim Kurulunun 19.12.2019 tarihli ve kararı ile hakkındaki suçlamalardan aklanarak 06.02.2020 tarihinde görevine iade edildiğini, açıkta bulunduğu süre zarfında maaşının 3/2 sini aldığını, geliştirme ödeneğinin tarafına ödenmediğini, görevime geri döndüğünde üniversiteden maaşının kalan tutarını (faizi ile birlikte) ,açıkta bulunduğu süre içerisinde ödenmeyen geliştirme ödeneğimin ödenmesini talep ettiğini, kurum tarafından maaşının sadece kalan tutarı 19.756 TL maaş iadesi şeklinde verildiğini ancak 07-14 şubat 2020 tarihindeki 8 günlük geliştirme ödeneği 199 TL ödenmediğini, belirterek maaşının kalan kısmının faizini ve 8 günlük geliştirme ödeneğinin tarafına verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen – – sayılı ve 10/12/2021 tarihli yazı ve eklerinde; Başvuranın Kemah Meslek Yüksekokulu FinansBankacılık ve Sigortacılık Bölümü Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü Programı 6. derece öğretim görevlisi kadrosunda bulunduğu, “Meslek Yüksekokulundaki bazı kız öğrencilere sarkıntılık ettiği, öğrencileri tehdit ettiği ve cinsel tacizde bulunduğu” iddiası ile 01.03.2019 tarihi itibariyle 2547 sayılı Kanunun 53/A maddesi uyarınca disiplin, mezkur Kanunun 53/c maddesi uyarınca da ceza soruşturması başlatıldığı,
01.03.2019 tarihinde 2547 sayılı Kanunun 53/B maddesi uyarınca görevden uzaklaştırıldığı, mezkur
maddenin “Görevden uzaklaştırma tedbiri alınmakla beraber, soruşturma sonunda yetkili makam veya mercilerce hakkında kamu görevinden çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler ile …, bu kararların kesinleşmesi üzerine veya tedbir süresinin dolması hâlinde derhal göreve iade edilirler.” hükmü uyarınca
07.02.2020 tarihinde görevine iade edildiği, faiz ödenmesi ile ilgili yönetmelikte herhangi bir hüküm
bulunmadığından faiz ödemesi yapılmadığı, 8 günlük geliştirme ödeneği olan 199,00 TL’nin adı geçen personele zamanında ödendiği ve buna ilişkin dekontun da yazı ekinde bulunduğu, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” ,
Mülkiyet hakkı başlıklı 35 inci maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Görevden uzaklaştırma” başlıklı 53/B maddesinde;
“Görevden uzaklaştırma, Devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında yürütülen kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülen üst kuruluşlar ile yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları, memurlar ve diğer personel hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.
Görevden uzaklaştırma tedbiri disiplin veya ceza soruşturmasının herhangi bir safhasında üç ay süreyle alınabilir. Soruşturmayı yürütenler görevden uzaklaştırmayı teklif edebilirler. Bu sürenin bitiminde tedbir kararının alınmasına ilişkin sebeplerin devam etmesi halinde tedbir her defasında üç ay uzatılabilir.
…
Göreve tekrar başlatılmanın zorunlu olduğu durumlarda, bunların aylıklarının veya ücretlerinin kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışanlar bakımından görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin dereceye yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak ve akademik yükselme için gerekli bekleme süresinden sayılmak suretiyle değerlendirilir.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın görevden uzaklaştırıldığı ve bu nedenle eksik maaş ödemesi yapıldığı döneme ilişkin, başvurana Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesi gereğince mahrum kalınan maaşın yasal faizinin ödenmesi, ancak 8 günlük geliştirme ödeneğinin tarafına zaten verildiğinin idarece ispatlanması nedeniyle geliştirme ödeneğinin ödenmesi talebinin reddi yönünde “Kısmen Tavsiye Kısmen
Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran, görevden uzaklaştırıldığı süre zarfında tarafına maaşının 2/3 ünün ödendiği, göreve başladıktan sonra maaşının ödenmeyen kısmının idarece ödemesinin yapıldığı, fakat yasal faizinin ödenmediğini, 8 günlük geliştirme ödeneğinin de tarafına ödenmediğini belirterek, maaşının ödenmeyen kısmının yasal faizinin ve 8 günlük geliştirme ödeneğinin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
8. Başvuranın yasal faiz talebine ilişkin olarak, maaş ödemesi yargısal içtihatlarda T.C. Anayasasının
Mülkiyet Hakkı başlıklı 35 inci maddesi kapsamında değerlendirilmekte olup, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği, toplum yararına aykırı sınırlamada bulunulamayacağı düzenlenmiştir. Söz konusu madde kapsamında değerlendirildiğinde yapılan sınırlamanın ölçülülük ilkesinde uygun ve kanuna aykırı olmaması gerektiği sonucuna varılmaktadır. . Ölçülülük ilkesi gereği kamu yararının yanında bireysel yararın da korunması kamusal yarar ile bireysel yarar arasında bir denge kurulması gerekmektedir. Bu kapsamda başvuranın maaş kesintisi her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununun 53/B maddesi kapsamında yapılmış olsa da, başvuranın görevden uzaklaştırılma süresinin,
01.03.2019 tarihinde başlayıp, 07.02.2020 tarihine kadar devam ettiği (yaklaşık 11 ay sürdüğü)
anlaşılmaktadır. Bu süre zarfında değişen ekonomik koşullar ve sürenin uzunluğu dikkate alındığında, başvuranın görevden uzaklaştırılıp kıst maaş ödemesi yapıldığı tarih ile göreve başlayıp maaşının tamamının ödendiği tarihe kadar olan kısım için yasal faiz hesaplanmak suretiyle başvurana ödemesinin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
9. Yine benzer bir olayla ilgili yasal faiz ödemesine ilişkin olarak Danıştay İkinci Dairesinin E. 2020/2270 ve K. 2021/87 sayılı kararında “Yukarıda metnine yer verilen Anayasa’nın “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 35.
maddesinde, bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği öngörülmüştür.
Mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun olabilmesi için; kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir. Ölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülkiyet hakkının sınırlandırılması halinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir dengenin kurulması gerekir. Bu adil denge, davacının şahsi olarak aşırı bir yüke katlandığının tespit edilmesi durumunda bozulmuş olacaktır.
Buna göre kamu makamlarının para borçlarını makul olmayan bir gecikme ile ödedikleri durumlarda para alacağında meydana gelen değer aşınmalarının davacılar üzerinde şahsi olarak aşırı bir yük oluşturması halinde müdahale ölçülü olmadığından, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yoluyla önüne gelen bir uyuşmazlıkta, 07/02/2019 günlü, Başvuru
No:2015/4812 sayılı kararında; ceza kovuşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen maaş kesintilerinin, yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında; önemli ölçüde değer kaybına uğradığı, söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemde alamadığı 1/3 oranındaki kesinti tutarlarının, davacıya statüsü gereği ödenmesi gerektiği ve Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, bu kapsamda maaş ödemelerine yapılan haksız bir müdahalenin mülkiyet hakkına yapılan müdahale olarak değerlendirilmesi gerekeceği açıktır.
Söz konusu idari ve yargısal sürece bir bütün olarak bakıldığında, hakkındaki ceza kovuşturması nedeniyle 14/08/2001 – 29/05/2006 tarihleri arasında görevinden uzaklaştırılan davacının, mülkiyet hakkı kapsamında olan maaşından, (1/3) üçte bir oranında kesinti yapıldığı ve söz konusu bu kesintilerin de temyizen incelenmekte olan işbu davada verilen 29/01/2018 tarihli karar ile davacıya ödenmesine karar verildiği, yargısal sürecin devam ettiği, ödemelerde oluşan bu gecikmenin de belirtilen sürelerin uzunluğu dikkate alındığında makul görülemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; davacının maaşından (1/3) oranındaki kesintilerin yapıldığı tarih ile (2001/Ağustos ila 2006/Haziran arasındaki dönem itibarıyla) davacıya ödemenin yapılacağı tarih arasındaki döneme ilişkin olarak, her bir kesinti ile ödeme tarihi arasındaki dönem için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödemesi gerekirken; davacının İdareye yaptığı başvurunun reddine karar verilen 11/09/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.” Şeklinde karar verilmiştir.
10. Başvuranın geliştirme ödeneğinin tarafına ödenmesi talebine ilişkin olarak; sekiz günlük geliştirme ödeneğinin (199,01 TL) 26/02/2020 tarihinde – – belge numaralı ödeme emri ile
TR **************** iban numaralı hesabına ödendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle başvuranın bu talebiyle ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.
11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde T.C Anayasasının “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 35 inci maddesi ve ölçülülük ilkesi gereğince 11 aylık süre zarfında başvuranın mahrum kaldığı eksik ödenen maaşının yasal faizinin hesaplanarak başvurana ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; söz konusu ilkelere aykırı davranıldığına ilişkin herhangi bir hususa rastlanmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)
dava açma süresinden arta kalan sürede Erzincan İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın geliştirme ödeneğinin tarafına ödenmesi talebinin REDDİNE;
Başvuranın görevden uzaklaştırıldığı süre ile görevden uzaklaştırılmasının sona erdiği süre zarfında eksik ödenen maaşına ilişkin her ay ayrı ayrı yasal faiz hesaplaması yapılmak suretiyle yasal faizin başvurana ödenmesi yönünde ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE bulunulmasına;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ERZİNCAN
BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi