|
ÖZET: Uyuşmazlık, davalı sigortalının iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davalı sigortalının maluliyet oranını %4,3 olarak belirlemiş ve bu tespiti, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporuna dayandırmıştır. Davacı taraf, Kurum Sağlık Kurulu tarafından belirlenen %5,2 oranına itiraz etmiş, ancak mahkeme, davacının itirazının geçersiz olduğunu ve belirlenen oranın daha düşük olduğunu kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurularını reddetmiştir. Mahkeme, tarafların sunduğu deliller ve yasal prosedürler çerçevesinde, davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespitinde yapılan işlemlerin doğru olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, temyiz başvurularının da kararın bozulmasını gerektirecek bir neden taşımadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %4,3 olarak tespit edilmesini ve bu oranın Kurum tarafından belirlenen orandan daha az olduğunu kabul etmiştir. Bu durum, hukuki değerlendirmelerin ve delillerin titizlikle incelendiğini göstermektedir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/9650 E. , 2024/12016 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/538 E., 2024/934 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/54 E., 2023/530 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazalı … tarafından davacı şirket aleyhine 24.08.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle İstanbul Anadolu 8 İş Mahkemesinde 2015-460 Esas sayısı ile maddi-manevi- tazminat davası açıldığı, davalı Kurumun 02.08.2016 tarih ve 2450 sayılı sağlık kurulu raporu ile olaydan 6 sene sonra usul ve yasaya aykırı olarak davalı …’yi %5,2 oranında maluliyetinin tespit edildiği iddiasıyla davalı …’nin maluliyetinin / iş göremezlik oranının / meslekte kazanma gücü kaybının yeniden belirlenmesine, bu nedenle 506 sayılı Kanun’un 109 ve ilgili maddelerindeki prosedüre uygun tespitine, gerekirse maluliyet oranının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaya ilişkin somut delillerin ibraz edilmediği, Kurum tarafından iş kazası raporu ile maluliyet oranının belirlendiği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, şayet Mahkemece belirleme yapılacaksa bunun uzman bilirkişilerce ve Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı sigortalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirket bünyesinde 01.08.2010 tarihinde çalışmaya başladığı, çalışmaya başlamasından çok kısa bir süre sonra 24.08.2010 tarihinde sol elini pres makinesine kaptırarak iş kazası geçirdiği, davalının işe yeni başlamış olmasına, herhangi bir eğitim verilmemesine ve işi bilmemesine rağmen preste çalıştırdığı, davalının geçirdiği kaza sonucu sol elinin iki parmağında kırık ve ezik oluştuğu, kazadan itibaren geçen sürede davalının parmakları düzelmediği, sağlığının daha da kötüye gittiği, yaşanan iş kazasına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemi ile açtıkları davanın İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesinin 2015/460 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, işbu dosyada davacının maluliyet oranının kesinleştiği, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesinin 2015/460 Esas sayılı dosyasında tüm delillerin toplandığı, davalı şirketin bu dosyada maluliyete itiraz etmediği, ancak İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesinin 2015/460 Esas sayılı dosyasının karar celsesinden 1 gün önce davacının iş bu davayı tamamen kötüniyetli olarak açtığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; tüm dosya kapsamına göre davacı işveren şirketin, davalı sigortalının Kurum Sağlık Kurulunun 02.08.2016 tarihli raporu ile belirlenen % 5,2 oranındaki sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği, davacı işverenin itirazı üzerine dosyanın YSK’ya sevkinin sağlandığı ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 27.08.2018 tarih, 65/13923 Karar sayılı raporunda, sigortalının maluliyet oranının % 5,2 olduğu şeklinde görüş bildirildiği, 5510 sayılı Kanun’un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95 inci maddede belirtilen yasal prosedür izlenmek sureti ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. Üst. Kurulunun 09.03.2023 tarihli raporuna göre davalı …’nin 24.08.2010 tarihli iş kazası nedeni ile meslekte kazanma gücü kaybı oranının 24.11.2010 tarihinden itibaren % 4,3 olarak tespit edildiği, bu tespitin davacının itiraz ettiği Kurum Sağlık Kurulu raporu ile belirlenen % 5,2’lik oranından daha az olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı …’nin 24.08.2010 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının E cetveline göre % 4,3 oranında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının meslekte kazanma gücünü kaybetmediği, ATK raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığı, yargılama giderlerine eksik hükmedildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının meslekte kazanma gücü kayıp oranının kesinleştiği, davacı tarafın İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesinin 2015/460 Esas sayılı dosyasında maluliyet oranına itiraz etmediği, bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının malul sayılabilmesi için çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiğinin Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme dosyasından aldırılan Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas ve İkinci Üst Kurulu kararları ile davalı sigortalının iş kazası sonucunda (E) cetveline göre %4.3 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğradığına karar verildiği, bu oranın Kurum tarafından belirlenen oranın altında olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.