|
ÖZET: Başvuran, Covid-19 nedeniyle 28/10/2021 – 10/11/2021 tarihleri arasında karantina raporu almış ve bu süre zarfında maaşında 155 TL kesinti yapılmasını haksız bulmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı, hastalık izninin idari izne dönüştürülmesi için resmi bir yazı bulunmadığını ve bu sürecin hastalık izni olarak değerlendirildiğini belirtmiştir. Uyuşmazlık, başvuranın Covid-19 hastalığına yakalandığı dönemdeki raporun idari izin olarak kabul edilip edilmeyeceği üzerinedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, Covid-19 pandemisinin olağanüstü bir durum olduğunu ve bu süreçte çalışanların mali haklarının korunması gerektiğini vurgulamıştır. İlgili mevzuat ve uygulamalardaki farklılıklar göz önüne alındığında, karantina süresinin idari izin kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi kabul edilerek, zorunlu karantina süresinin idari izin sayılması ve maaşından yapılan kesintinin iade edilmesi tavsiye edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/7465-S.22.11437
BAŞVURU NO : 2021/21391
KARAR TARİHİ : 09/06/2022
TAVSİYE KARARI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Karantinada olduğu dönemlerin idari izin kapsamında sayılması ve maaşından kesilen tutarın iadesi taleplerine ilişkindir
BAŞVURU TARİHİ : 16/12/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda öğretmen olduğunu, iki doz aşısı olmasına rağmen, 28/10/2021 – 10/11/2021 tarihleri arasında Covid-19 teşhisiyle 14 gün karantina raporlu olduğunu, Aralık ayı maaş bordrosunu incelediğinde, maaşının Kasım ayına göre 155 TL eksik ödendiğini gördüğünü, Kasım ayı özel hizmet tazminatının 2059 TL iken, Aralık ayı özel hizmet tazminatının 1904 TL olarak hesaplandığını fark ettiğini, dünya genelinde yaşanan olağanüstü salgın durumundan dolayı, maske-mesafe-temizlik kuralları büyük önem taşımasına rağmen, görevi gereği okul gibi kalabalık bir ortamda çalıştığı için, kendisini yeterince izole edemediğinden, kendi isteği dışında
Covid-19’a yakalandığını, bir buçuk yıl süren uzaktan eğitim sürecinde, kendisi veya ailesinden hiç kimsenin Covid-19 olmadığını, dolayısıyla görevi başında iken Covid-19’a yakalanarak, diğer öğrenci ve öğretmenleri riske atmamak için, hastane tarafından kendisine verilen 14 günlük karantina raporu gereği idari izinli kabul edilen personelin, hakkaniyet gereği, maaşlarından kesinti yapılmaması gerektiğini, konu ile ilgili maaş bordroları ve Covid-19 raporunun ekte sunulduğunu belirterek Covid-19 raporu dolayısıyla maaşından kesilen 155 TL’nin geri ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel
Müdürlüğü tarafından 26/01/2022 tarihli ve – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvurana ait hizmet belgesinin ve kadro durumuna ilişkin belgelerin dosya ekinde sunulduğu,
2.2. Uyuşmazlık konusu ile ilgili Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara ait Bakanlar Kurulu
Kararının 8 inci maddesi ve raporlu olduğu sürenin idari izin değil hastalık izni olarak düzenlenen izin onay belgesi ve idari izinin hangi durumlarda olacağına dair Cumhurbaşkanlığı Makamının 2021/3 nolu
Genelgesi kapsamında işlem yapıldığı, 2.3. Başvuran hakkında Sağlık Bakanlığının “Yakın Temaslıların Karantina süresine” ilişkin açıklama yazısına göre değil, ilgili personel yakın temaslı değil COVID-19 Pozitif olduğundan düzenlenen istirahat raporuna göre işlem yapıldığı, 2.4. Kurumda karantinada olan personellerden kesinti yapılmamakta olup, ilgili ’in karantinada olmayıp COVID-19 Pozitif olduğundan Sağlık Bakanlığı Filyasyon ekibince düzenlenen istirahat raporu bulunduğu, 2.5. Bakanlığının yayınladığı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara ilişkin Kararın 8 inci maddesine göre işlem yapıldığından Bakanlıkça herhangi bir yeni düzenleme yapılmadan Kurumca farklı bir işlem yapılamayacağı, 2.6. -Başvuranın talep etmekte olduğu maaşının ödenmesine dayanağın “Devlet Memurlarına Ödenecek
Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” olduğu; Devlet Personel Başkanlığının görüşüne dayanan Maliye
Bakanlığının 10/04/2006 tarihli ve 5760 sayılı yazısı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 17/04/2006 tarihinde kararlaştırıldığı, 2.8. Başvuran ile Bakanlık arasında şikâyet konusu durum hakkında yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlık bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
“ şikâyetleri inceler.
3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden
incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Uygulamayı isteme hakkı” başlıklı 17 nci maddesi;
“Devlet memurları, bu kanun ve bu kanuna dayanılarak yayınlanan tüzük ve yönetmeliklere göre tayin ve tespit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler.” 5.2. “Hastalık ve refakat izni” başlıklı 105 inci maddesi; “…Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.
Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik
Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir…” 5.3. “Zam ve tazminatlar” başlıklı 152 nci maddesi; “…Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.
Ancak; a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri, b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri, c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri, hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir.” 6. 29/10/2011 tarih ve 28099 sayılı Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve
Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Yönetmeliğin amacı, hastalık raporlarının hangi hâllerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği, raporların süreleri ile hastalık ve refakat iznine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.” 6.2. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesi; “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.” 6.3. “Hastalık raporu ve izin süreleri” başlıklı 6 ncı maddesi; …Görevi sırasında veya görevinden dolayı bir kazaya veya saldırıya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memur, iyileşinceye kadar izinli sayılır.
Memurlara tek hekim raporu ile bir defada en çok on gün rapor verilebilir. Raporda kontrol muayenesi öngörülmüş ise kontrol muayenesi sonrasında tek hekim tarafından en çok on gün daha rapor verilebilir…” 6.4. “Hastalık izni verilmesi” başlıklı 7 nci maddesi; “Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir…
…Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla
bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur…” 7. 26/08/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına
Yönelik İlave Tedbirler” konulu 2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi; “COVİD-19 salgınının ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla, bu salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla; Çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri uygulanabilir. Buna dair usul ve esaslar
Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları için bakan; taşra teşkilatları (bakanlıklarca belirlenmemiş ise) ile mahalli idareler, bağlı kuruluşları ile mahalli idare birlikleri için ilgisine göre vali veya belediye başkanı; diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici tarafından belirlenir. Bu yetki devredilebilir.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan, – Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç; gebeliğinin yirmi dördüncü haftasından otuz ikinci haftasına kadar olan süre içerisinde hamile çalışanlar, süt izni kullananlar ile engelli çalışanlar, – Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç; 60 yaş ve üzerinde olanlar (yönetici pozisyonlarındakiler hariç), Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar ile 10 yaş ve altı çocuğu olan kadın çalışanlar, Bu Genelge kapsamında çalışanlar fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli ve istihdamlarına esas görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılır. Söz konusu çalışanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı olup hizmetin yürütülmesi açısından sorumlulukları görev yerinde çalışanlar ile eşittir. Bu çalışanlar, amirlerinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacak ve hizmetine ihtiyaç duyulanlar görevlerine dönecektir.
Kamu kurum ve kuruluşlarının günlük çalışma başlama ve bitme saatleri; merkezde Cumhurbaşkanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici; bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları için bakan, diğer kamu kurum ve kuruluşları için üst yönetici; illerde valiler tarafından 10.00-16.00 olarak belirlenecektir…” 8. 05/05/2006 tarihli ve 26159 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve
Tazminatlara İlişkin Kararın “Hastalık izni” başlıklı 8 inci maddesi; “Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri ile kanser, verem, akıl hastalığı, şeker hastalığı ve açık kalp ameliyatı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri ve hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hariç olmak üzere, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatlar %25 eksik ödenir.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 28/10/2021 – 10/11/2021 tarihleri arasında
Covid-19 teşhisiyle 14 gün karantina raporlu olduğunu, Aralık ayı maaş bordrosunu incelediğinde, maaşının Kasım ayına göre 155 TL eksik ödendiğini gördüğünü, , görevi gereği okul gibi kalabalık bir ortamda çalıştığı için, kendisini yeterince izole edemediğinden, kendi isteği dışında Covid-19’a yakalandığını, diğer öğrenci ve öğretmenleri riske atmamak için, hastane tarafından kendisine verilen 14 günlük karantina raporu gereği idari izinli kabul edilen personelin, hakkaniyet gereği, maaşlarından kesinti yapılmaması gerektiğini belirterek Covid-19 raporu dolayısıyla maaşından kesilen 155 TL’nin geri ödenmesini talep etmektedir.
11. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; hastalık raporu alan personellerin istirahat raporlarının idari izne dönüştürülmesine yönelik herhangi bir resmi yazı bulunmadığı, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara ait Bakanlar Kurulu Kararının 8 inci maddesi ve raporlu olduğu sürenin idari izin değil hastalık izni olarak düzenlenen izin onay belgesi ve idari izinin hangi durumlarda olacağına dair Cumhurbaşkanlığı Makamının 2021/3 nolu Genelgesi kapsamında işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
12. Bu noktada uyuşmazlığın; başvuranın COVİD-19 hastalığına yakalandığı dönemde Sağlık
Bakanlığınca tarafına verilen raporun, Covid 19 kapsamında alınan tedbirler çerçevesinde idari izin kapsamında değerlendirilmesi noktasında düğümlendiği görülmektedir.
13. 14/04/2021 tarihli ve 31454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/8 sayılı ‘COVID-19
Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler’ konulu
Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde Çalıştırılma biçimlerine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, bu personelin amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacağı ve hizmetine ihtiyaç duyulanların çağırıldıkları anda görevlerine dönecekleri düzenlenmiştir.
14. 30/06/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/13 sayılı ‘COVID-19
Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler’ konulu
Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde 2021/8 sayılı Genelgenin yürürlükten kaldırıldığı, 01/07/2021 tarihi itibarıyla; kamu kurum ve kuruluşlarının normal düzen ve mesai saatlerinde çalışmalarını sürdüreceği, Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan; Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik rahatsızlığı bulunan 60 yaş ve üzeri çalışanlar (yönetici pozisyonundakiler hariç) ile gebeliğinin yirmi dördüncü haftasından otuz ikinci haftasına kadarki süre içerisinde bulunan çalışanların idari izinli sayılacağı, bu genelge kapsamında idari izinli sayılanların göreve gelmedikleri süre zarfında istihdamlarına esas görevlerini yerine getirmiş sayılacağı, mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı, bu personelin amirinin izni dışında görev mahallinden ayrılmayacağı ve hizmetine ihtiyaç duyulanların çağırıldıkları anda görevlerine dönecekleri düzenlenmiştir.
Her iki Genelgede de koronavirüse yakalanan kamu personelinin idari izinli sayılacağına ilişkin bir ifadeye yer verilmemiştir.
15. Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile idarelere bir takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. İdarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlarda özel koşullar öngörülmüşse bunlara uymalı; bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun bir şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak kullanmalıdır.
16. 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın 8 inci maddesinde, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan günlere isabet eden zam ve tazminatların %25 eksik ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 10/04/2021 tarihli ve 31450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3809 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında “17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar ve eki cetvellerin uygulanmasına 2021 yılında da devam olunur” hükmüne yer verilmiştir.
17. Yukarıda belirtilen usul ve esaslar kapsamında; başvuranın 28/10/2021 tarihinde Covid-19 PCR testi (+) çıktığı için Balıkesir THSK- Toplum Sağlığı Merkezi’nden alınan 28/10/2021 başlangıç tarihli takip numaralı 14 gün süreli istirahat raporu aldığı, aynı tarihte de görev yaptığı okul müdürlüğü tarafından COVİD-19 hastalığı kapsamında hakkında 14 günlük hastalık izni verildiği tespit edilmiştir.
18. Sağlık Bakanlığının 02/10/2021 tarihli “Temaslı Takibi, Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve
Filyasyon” konulu duyurusunda; “Aşısız olan yahut aşı dozları tamamlanmamış kişilerin COVID 19 yakın temaslısı olması halinde karantina süresi genel olarak 14 gün önerilmektedir. Bununla birlikte semptom takibi yapılarak herhangi bir semptom gelişmediğinde 10. günde de, kalan günlerde maske ve mesafeye dikkat etmek suretiyle PCR yapılmaksızın karantina sonlandırılabilir.
…
Önerilen aşı şemasını tamamlamış veya son altı ay içerisinde hastalık geçirmiş kişilerin COVID-19 pozitif kişi ile yakın teması (yüksek riskli) [COVID-19 hastası ile korunma önlemleri almadan (maskesiz veya maskenin uygunsuz kullanımı) teması olan kişilerin rehberde belirtilen durumları] olması durumunda, bu kişiler; Koruyucu önlemlere (maske kullanımı, kişiler arası mesafe, hijyen) uyarak kendi semptomlarını da takip ederek günlük yaşamlarına devam edebilirler.
Bu kişiler; » Semptomlar açısından kendisini takip eder. Klinik belirti gelişmesi durumunda; semptom/semptomların geliştiği gün, sağlık kurumuna başvurarak PCR yaptırır.
» Semptom gelişmemesi durumunda; temasın 5. günü sağlık kurumuna başvurarak PCR yaptırır.
» Temasın 5. günü PCR testi yaptırmaması durumunda ise 6. gün HES kodları riskli hale gelir ve kişi karantinaya alınır.
Bu kişiler, PCR pozitif çıkması durumunda Sağlık Bakanlığı rehberine göre tedavi edilir ve rehbere uygun olarak izolasyon koşullarında takip edilir
» PCR testleri negatif çıkarsa; kişiler izolasyona alınmaz, HES kodları riskli duruma gelmez, bu kişilerin sistemdeki kaydı 6. gün sonlandırılır. Ancak bu kişiler, kendilerini 14 gün boyunca semptomlar açısından takip eder ve 14. günün sonuna kadar 65 yaş üzeri veya immünsüpresif kişiler ile bakımevi ve huzurevinde kalan kişiler gibi COVID-19 açısından riskli gruplara bakım vermemelidir.
Önerilen aşı şemasına göre aşılanmayanların COVID-19 vakası ile teması olması durumunda kişiler rutin temaslı algoritmasına göre değerlendirilir.
Aşılamadan sonra geçen süreye bakılmaksızın kişilerde COVID-19 uyumlu semptomlar gelişmesi durumunda PCR testi yapılır. PCR testinin pozitif çıkması durumunda izolasyonları ve tedavileri Sağlık
Bakanlığı rehberlerine uygun şekilde yapılır.
PCR pozitif vakalarda izolasyon süresi, semptomatik vakalarda semptomların ortaya çıkmasından veya asemptomatik vakalarda ilk PCR testi için numune alınmasından itibaren, 14 güne tamamlanır. 14 günlük izolasyon süresi sonunda PCR testi yapılmasına gerek yoktur. Ancak en az üç gün üst üste ateş ve diğer klinik belirtisi olmayan kişilerde en erken 10. günde PCR testi için numune alınabilir. 10. günde yapılan PCR test sonucunun negatif olması durumunda kişilerin izolasyonu sonlandırılabilir. Hasta izlem sürecinde arada başka bir PCR testi yaptırmaya gerek yoktur” ifadelerine yer verilmek suretiyle Covid-19 tanısı koyulan kişilerin karantina süresi düzenlenmiştir. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden; başvuranın 14 gün karantina süresine tabi olduğu bilgisi edinilmiştir.
19. Konu ile alakalı yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, kullanılan hastalık izni sürelerinin 7 günü aşması halinde ilgili personellere yapılacak ödemelerde kesinti yapılacağı noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Somut olayda ise salgın sebebiyle zorunlu olarak 14 gün karantinada kalınması yönündeki raporun veya ihtiyari olarak alınan “hastalık/iş göremezlik raporu” ile aynı kapsamda sayılıp sayılmaması noktasında bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
20. 25/09/2020 tarihli ve 2020/9-32 sayılı Adıyaman Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu Kararında “Sağlık kurumlarında COVİD-19 hastalığı tespit edilen veya filyasyon ekiplerince COVİD-19 temaslısı olarak belirlenerek hakkında izolasyon/karantina tedbiri kararı alınan kamu kurum ve kuruluşları çalışanlarının, hekim raporuna ihtiyaç olmaksızın, 14 gün süre ile idari izinli sayılmalarına, Bilindiği üzere COVİD-19 hastası ya da temaslısı olan kişiler, Sağlık Bakanlığı’nın Hayat Eve Sığar (HES)
uygulaması üzerinden HES kodu sorgulaması yapıldığında, izolasyon süresince riskli olarak görülmektedir. Bu sebeple, kişilerin COVİD-19 hastası yada temaslısı olup olmadığının tespiti için herhangi bir belge istenilmemesine; idari izin talebinde/gerekliliğinde kişinin risk, dolayısıyla izolasyon durumunun ve süresinin, kişinin kurumu tarafından düzenli olarak HES kodu sorgulanarak tespit, kontrol ve denetimine… oybirliği ile karar verilmiştir” ifadelerine yer verilmiştir.
21. Kütahya Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun 13/06/2021 tarihli ve 2021/36 numaralı Kararında “ İl
Hıfzıssıhha Kurulunca izolasyon amaçlı karantinaya alınan bölgede ikamet eden (sağlık, kolluk kuvveti ve kurumunca hizmetine ihtiyaç duyulanlar hariç) kamu ve özel sektör çalışanlarının herhangi bir sağlık kuruluşundan sağlık raporu almaksızın karantina süresince (14 gün süreyle) idari izinli sayılmalarına… toplantıya katılanların oy birliği ile karar verildi.” ifadelerine yer verilmiştir.
22. Yine Diyanet İşleri Başkanlığının valiliklere ve tüm müftülüklere gönderdiği 07/12/2020 tarihli ve E60727077-903-05-02-863694 sayılı yazıda;
“Bilindiği üzere COVID-19 salgınının Ülkemizde yayılımının en aza indirilmesi amacıyla salgınla mücadeleyi ve salgının etkilerinin azaltılmasına yönelik faaliyetleri zafiyete uğratmama ve kamu hizmetlerini aksatmama şartıyla çalışma biçimine bakılmaksızın tüm personele uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma ve esnek çalışma yöntemleri uygulanabilmesi, dönüşümlü çalışacak personelin fiilen göreve gelmedikleri süre zarfında idari izinli addedilmesi ve mesai saatlerinin düzenlenmesine yönelik
Cumhurbaşkanlığımızca bir dizi tedbirler alınmaktadır.
Diğer taraftan salgın hastalıklarla mücadele amacıyla yürürlüğe konulan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha
Kanunu’nun 57’nci maddesinde; kolera, veba gibi bazı hastalıklar sayılmakta, 72’nci maddesinde de 57’nci maddede zikredilen hastalıklardan birinin zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde diğer tedbirlerin yanında hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin fennen icap eden müddet zarfında ve sıhhat memurlarınca hanelerinde veya sıhhi ve fenni şartları haiz mahallerde tecrit ve müşahede altına alınacağı belirtilmektedir.
COVID-19 tanısı konulanlara salt tedavi uygulamasıyla yetinilmeyerek tecrit ve müşahede gibi ayrıca tedbirlere başvurulması, bunun ötesinde temaslıların dahi zorunlu izolasyona tabi tutulması gibi alınan bir dizi önlemler, söz konusu salgının toplum sağlığını ne denli etkilemekte olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu itibarla salgın nedeniyle düzenlenen istirahat/iş göremezlik raporlarının da normal sağlık raporu olarak değerlendirilmemesi, Sağlık Kurumlarınca COVID-19 teşhisi konulan veya temaslı olduğu gerekçesiyle karantina altına alınan ya da izolasyona tabi tutulan personelimizin bu durumlarını belgeyle ibraz etmeleri halinde idari izinli sayılmaları ve ibraz edilen belgelerin, ilgili personelin işlem dosyalarında hıfz edilmesiyle yetinilmesi, ayrıca izin belgesi tanzim edilmemesi hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim.” denilmektedir.
23. Sağlık Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 07/12/2021 tarihli ve E-23642684-010.99-2254 sayılı yazıda ise özetle; izolasyon tedbiri uygulananların idari izinli veya hastalık izinli sayılması noktasında, yerleşim birimleri ve kurumlar arasında farklı uygulamaların olduğunun bilindiği, Covid-19 temaslı ya da tanılı olan kişilerin istirahat raporuna istinaden hastalık izinli sayılmasının uygun olacağı düşünülmekle birlikte, uygulamada yeknesaklığın sağlanmasının (kamu çalışan/işveren, özel sektör çalışan/işveren, öğrenci vb. kesimlerde mağduriyeti asgariye indirecek şekilde); kişilerin bu süreçte iş yerlerinden veya görevlerinden ne şekilde izinli sayılacağına ilişkin genele şümul uygulamanın belirlenmesi gerektiği düşünüldüğü hususları ifade edilmiştir.
24. Yukarıda örnekleri verilmek suretiyle, başvuru konusu olayla ilgili kamu kurumları arasında uygulama birliği bulunmadığı görülmektedir. Başvuru konusu olayda olduğu gibi bazı Kurumlar Covid-
19 tanılı personelinden hastalık raporu istemekte, bazı Kurumlar ise (Diyanet İşleri Başkanlığı, Gaziantep
Valiliği vb.) korona virüs teşhisi konulan kamu çalışanlarını herhangi bir sağlık raporu almaksızın 14 gün idari izinli kabul etmektedir. Sonuç itibarıyla bu durum mevzuatta da belirtildiği üzere memurların mali haklarını etkilemektedir.
25. Hastalık Raporu; hekim tarafından bizzat yapılan muayene ve tetkikler sonucunda, tıbben istirahati lüzumlu görülenlere düzenlenen rapordur. Hastalık İzni ise; memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince, işçiler için ise Sosyal Güvenlik
Kurumu (SGK) tarafından verilen izindir. Kamu kurumlarınca tedavi ve takipleri evlerinde gerçekleştirilen hasta ve yakın temaslı kamu görevlilerinden mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarında kayıp yaşanmaması için hastalık izni ve dolayısıyla hastalık raporu talep edilmektedir. Hastalık raporunun tanımı dikkate alındığında Covid-19 PCR (+) kişilerin hasta olarak tanımlanarak Hastalık İzni alabilmeleri mümkün iken, PCR (-) temaslı kişilerin “hasta” olarak değerlendirilmeleri hastalık raporu tanımı ile bağdaşmamaktadır.
26. Covid-19 pandemisinin, sadece Kurumlar için değil, tüm insanlık açısından olağanüstü bir durum olduğu ve olağanüstü süreçlerin ise olağan dönemlere göre daha özenli olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, böylesi özel dönemlerde, çalışan ve ailesi, hatta yakın çevresi açısından ücret sürekliliğinin sağlanması son derece önemlidir. Bu nedenle konuyla ilgili mevzuatın mali ve sosyal haklar açısından daha geniş değerlendirilmesi gerektiği, Covid-19 kaynaklı karantina uygulamalarının zorlayıcı sebep olarak değil, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında düşünülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
27. Bu bağlamda temaslı ya da PCR testi pozitif çıkan kişilerin hastalıklı kişiler olarak tanımlanması mümkün değildir. Bu kişiler, bulundukları ortamda idari bir tedbir olarak karantinaya alınmakta, somut olaydaki gibi birçok kamu çalışanı da test sonucu pozitif olmadan tekrar işine başlayabilmekte ve idari zarurete binaen karantina altında tutulmaktadır. İstirahat raporu düzenlenmesindeki temel maksat; kişinin belirli bir hastalığı sebebiyle vazifesini ifa edemeyecek ölçüde iş göremez bir hale geldiğinin hekim muayenesi sonucu tespitidir. İstirahat raporu alan kişiler; hekim tarafından öngörülen süre dâhilinde vazifelerini icra edememekte, yine hekim tarafından raporda belirtilen sürede iş başı yapabilmektedir. Ancak Covid-19 Pandemisi kapsamında temaslı yahut tanılı kişiler, zarurete binaen bilmediği ve semptom göstermeyen kişiler ile aynı ortamda olmalarından dolayı karantinaya alınmaktadır.
Bu noktada Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; hastalık raporuna binaen bu kişilerin raporlu hastalar gibi değerlendirilmesi, raporlarının hastalık iznine dönüştürülerek maaşlarından ilgili mevzuat çerçevesinde kesinti yapılması hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
28. Benzer konuda Kurumumuza yapılmış olan 28/01/2022 tarihli ve 2021/19785 sayılı Tavsiye
Kararında da; ilgili idare tarafından başvuranın Covid-19 temaslısı olarak zorunlu karantina altında tutulduğu dönemler için maaşından kesinti yapıldığı, temaslı kişiler hakkında hastalık izni alan personel ile aynı doğrultuda işlem yapıldığı, kamu kurumlarının bazılarında temaslı kişiler bazında farklı uygulamalar yapıldığı ve bu noktada kamuda bir uygulama birliği bulunmadığı, idari zaruret gereği ve idari bir tedbir olarak olağanüstü bir dönemde uygulanan zorunlu karantina tedbirinin mevzuatta belirtilen hastalık raporu kapsamında sayılmasının hakkaniyete uygun olmadığı, bu sebeple başvuranın talebinin kabul edilerek zorunlu karantina altında geçirilen sürenin idari izin kapsamında sayılması yönünde tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir 29. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuzca daha önce benzer konuda verilmiş emsal kararlar ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; ilgili idare tarafından başvuranın Covid-19 tanılı ve temaslısı olarak zorunlu karantina altında tutulduğu dönemler için maaşından kesinti yapıldığı, tanılı ve temaslı kişiler hakkında hastalık izni alan personel ile aynı doğrultuda işlem yapıldığı, kamu kurumlarının bazılarında bu durumdaki kişiler bazında farklı uygulamalar yapıldığı ve bu noktada kamuda bir uygulama birliği bulunmadığı, idari zaruret gereği ve idari bir tedbir olarak olağanüstü bir dönemde uygulanan zorunlu karantina tedbirinin mevzuatta belirtilen hastalık raporu kapsamında sayılmasının hakkaniyete uygun olmadığı, bu sebeple başvuranın talebinin kabul edilerek zorunlu karantina altında geçirilen sürenin idari izin kapsamında sayılması ve maaşından yapılan kesintinin iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 30. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’,
‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin, ‘makul sürede karar verme’ ve ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davranmadığı ve başvuranın taleplerine süresi içinde cevap vermediği, ayrıca şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle
‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
31. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Balıkesir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın zorunlu karantina altında geçirdiği sürenin idari izin kapsamında sayılması ve maaşından yapılan kesintinin iade edilmesi hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ
EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi