onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, iş kazası sonucu meydana gelen zararların rücuen tazmini talebine ilişkindir. Davacı, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve cenaze masrafları nedeniyle toplam 455.130,79 TL zararının tahsilini istemiştir. Davalı ise, iş kazasında müteveffanın ağır kusuru olduğunu ve şirketin sorumluluğu olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı şirketin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, kararın bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.

Yargıtay, bozma kararında, davalı işverenin ve kazalı sigortalının kusur oranlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin %60 kusurlu olduğuna ve Kurum zararından sorumlu olduğuna karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay, mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davalı şirketin temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu durum, iş kazası ve işverenin sorumluluğu konusundaki içtihatların önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/10080 E.  ,  2024/11757 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/312 E., 2024/24 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücu davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davalı şirket vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının işçilerinden sigortalı … ‘nin, 20.11.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, Kurumun anılan iş kazası nedeniyle sigortalının hak sahiplerine 454.641,79 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve 489,00 TL cenaze masrafı yapıldığı, Kurumun toplam 455.130,79 TL zararının olduğunu belirterek Kurum zararı olan toplam 45.513,07 TL’nin onay ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    25.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı vekili Kurum zararının %60’ına tekabül eden kısmın tahsilini istemiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iş kazasında müteveffanın ağır kusuru olduğunun açık bir şekilde ortadayken şirketin herhangi bir eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı olmadığını, şirketin herhangi bir kusurlu eylemi ile meydana gelen ölüm olayı arasında uygun bir illiyet bağı olmadığı halde şirketin sorumluluğundan bahsedilmeyeceğini, şirketin üzerine düşen tüm yükümlükleri yerine getirdiğini, izafe edilecek herhangi bir kusur olmadığını, iş ve işçi güvenliği açısından her türlü tedbirin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2021 tarih 2019/269 Esas-2021/7 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile 267.256,57 TL ilk peşin sermaye değerli gelir, 293,40 TL cenaze bedeli olmak üzere toplam 267.549,97 TL Kurum zararının peşin sermaye değerinin onay, cenaze giderleri için sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine
    karar vermiştir.

    IV. İSTİNAF
    Taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 07.04.2022 tarih, 2021/396 E.-2022/557 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 29.06.2022 tarih, 2022/7177 Esas, 2022/9981 Karar sayılı bozma kararında; somut olayda; 20.11.2016 günlü iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelirler, yapılan cenaze masrafı nedeniyle meydana gelen Kurum zararının tahsilinin istenildiği eldeki davada; Mahkemece, hükme esas alınan kusur raporunda davalı işveren şirket %50, dava dışı işletme müdürü … %10, kazalı %40 kusurlu olduğu kabul edilerek ıslah gibi davanın kabulüne, dair hüküm kurulmuş olup Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

    Ceza davasında kusurlu bulunan dava dışı işletme müdürü … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olup, dosya içerisindeki bilgilerden kazalı sigortalının hak sahipleri tarafından davalı şirket aleyhine açılan tazminat dosyasının varlığı anlaşılmakta olup, hal böyle iken; bahsedilen ceza ve tazminat dosyalarının içeriği ve iş bu dosyalarda alınan kusur raporları da gözetilmek ve çelişkiyi gidermek suretiyle kusur durumları değerlendirilerek bu kapsamda iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

    B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun düzenlemesi 21 ve 76 hükümleri gereği dosya kapsamında alınan rapordaki değerlendirmelerin de yerinde olduğu kabulü ile davalının (işveren sıfatı ile %50 hakkında ceza verilen işletme müdürü … ‘in %10 kusurlu olduğu ve iş bu kusurunda işveren kusuru içinde değerlendirilmesi gerektiği) %60 kusuru oranında Kurum zararından sorumlu olduğu kabul edilmiş, davanın kabulü ile Kurumca … hak sahiplerine bağlanan ilk PSG nedeniyle 267.256,57 TL’nin gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kurumca … için ödenen cenaze bedeli nedeniyle 293,40 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 nci maddeleri,

    2- 5510 sayılı Kanun’un 21 inci ve 76 ncı maddesi ile Borçlar Kanun’u 74 üncü (818 sayılı Borçlar Kanun’u 53 üncü) maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.