|
ÖZET: Başvurucu, 14/02/2020 tarihinde OHAL komisyonu kararı ile göreve iade edilmesinin ardından, kendisine ödenen maaşların yasal faizinin ve Sosyal Denge Sözleşmesi kapsamında ödenmeyen tutarların ödenmesini talep etmiştir. İlgili Kanun Hükmünde Kararnameler, kamu görevine iadelerin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren geçerli olduğunu ve bu süre zarfında mali ve sosyal hakların ödenmesini öngörmektedir.
Danıştay, başvurucunun fiilen görev yapamadığı süreler için ödenen maaşların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, başvurucunun kendi iradesi dışında mesleğini icra edememesi nedeniyle idarenin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, başvurana, görevden uzak kaldığı süreye ilişkin ödenmiş maaşların yasal faizi ve Sosyal Denge Sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken tutarların hesaplanarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, idarenin hukuka uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/9978-S.22.15358
BAŞVURU NO : 2022/3050
KARAR TARİHİ : 08/08/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : İhraç sonrası göreve iade sonucunda tarafına ödenmeyen alacaklarının faiziyle birlikte geriye dönük olarak ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, başvurusunda özetle; Başakşehir Belediyesi olarak görev yapmakta iken Ağustos 2016 yılında açığa alındığını ve Kasım 2016’da ihraç edildiğini, 14/02/2020 tarih ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade kararının verildiğini ve görevine başladığını, geriye dönük maaşlarının tarafına yatırıldığını ancak bu ödemelere faizin, yıllık olarak memur maaşlarına gelen zammın, SDS sözleşmesindeki her yıl için ödenen 2 Bayram ikramiyesi, 1 Giyim yardımı ve aylık olarak ödenen SDS’nin katılmadan hesaplama yapıldığında bile 160.423,54 TL ödenmesi gerekirken tarafına 145.371,65 TL ödeme yapıldığını belirterek, bu süreçte Sosyal ve Mali haklarına geç kavuşması sebebiyle paranın enflasyon karşısında değer kaybettiği gözetilerek, ödenmeyen Sosyal Denge Sözleşmesi maddelerinde belirtilen tutarların ve toplam alacağının yasal faizi ile tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Başakşehir Belediye
Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Belediye ile BEM-BİR-SEN arasında akdedilen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin ilgili maddesinde “Herhangi bir nedenle görevden uzaklaştırılan memurlar, …….…sosyal denge tazminatı sözleşmesindeki yardımlardan yararlanamazlar.” denildiği,
2.2. Başvuranın, Ağustos 2016 yılında açığa alındığı 14.02.2020 tarihinde ise Olağanüstü Hal İşlemleri
İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade kararı verildiği, bu karara istinaden Ağustos 2016 – 14.02.2020 tarihleri arasında personele ödenemeyen tüm yıl ve aylara ait maaşları, geçmiş dönem maaş parametreleri göz önünde bulundurularak hesaplandığı, bu hesaplama sonucunda 145.371,65.-TL maaş ödemesi yapıldığı,
2.3. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında
“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.
Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmünün yer aldığı,
2.4. Yukarıda yer alan hükme göre iade başvurusu kabul edilerek göreve iade edilen personelin açıkta kaldığı süreye tekabül eden tüm mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiğinde tereddüt bulunmadığı ancak mali ve sosyal hakları ödenirken faiz ödenip ödenmeyeceği hususunda kanunda bir düzenlemenin mevcut olmadığı,
2.5. Bununla birlikte faizin konusu para olan borçlarda, bu paradan mahrum kalınan süre içinde uğranılacak kayıpları, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancı ifade ettiği, faiz konusuna ilişkin uygulamadaki genel kabulün faiz borcunun sözleşmeden, kanun hükmünden veya mahkeme kararından kaynaklandığı yönünde olduğu, buna göre idareden faiz talep edilebilmesi için faiz borcunun sözleşmede, kanun hükmünde veya mahkeme kararında açıkça belirtilmiş olması gerektiği, ilgili kanun hükmü incelendiğinde bu kişilere yapılacak ödemelerin mali ve sosyal haklar ile sınırlandırıldığı, faiz ya da başkaca bir tazminat ödenmesi öngörülmediğinin görüldüğü, /
2.6. Sosyal Denge Sözleşmelerinin ise (“SDS”) kaynağını 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin ek 15 inci maddesinden almakla birlikte 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu
Sözleşme Kanunu’nun 32’inci maddesi uyarınca düzenlenen sözleşmeler olduğunu, başvuru sahibinin açığa alındığı tarihten göreve iade edildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde yürürlükte bulunan SDS hükümleri incelendiğinde, Sosyal Denge Yardımı ödemelerinin yalnızca fiilen çalışan personeller için öngörüldüğü, ayrıca herhangi bir nedenle görevden uzaklaştırılanların göreve başlayıncaya kadar yardımlardan yararlanamayacakların açıkça belirtildiği,
2.7. Yukarıda anlatılan hususlar ile Belediye kayıtları uyarınca başvurucunun taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığından bu aşamada dostane çözüm amacıyla yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı,
ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,
3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,
3.3. Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinde; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;
5.1.”Komisyonun oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun
hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,
5.2.“Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir. a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,
5.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.
Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık
Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev
yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle, 14/02/2020 tarihinde OHAL komisyon kararı ile görevine iade edildikten sonra tarafına ödenen maaşlarının yasal faizinin ve ödenmeyen Sosyal Denge Sözleşmesi maddelerinde belirtilen tutarların tarafına ödenmesini talep etmektedir.
8. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli
OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
9. Somut olayda, başvuranın göreve iadesinin ardından görevden uzakta kaldığı sürelere ilişkin maaş ödemelerinin yapıldığı, ancak bu maaşların yasal faizlerinin ödenemediği, ayrıca idareden talep ettiği ödenmeyen Sosyal Denge Sözleşmesi maddelerinde belirtilen tutarların da ödenmediği anlaşılmaktadır.
10. Bu kapsamda, başvuranın talebinin yukarıda aktarılan mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirilmesinde, Sosyal Denge Yardımı ödemelerinin yerine getirilen bir mesai ve emek karşılığında verilmesi gerektiği ve herhangi bir nedenle görevden uzaklaştırılanların göreve başlayıncaya kadar yardımlardan yararlanamayacakları anlaşılmaktadır.
11. Ancak Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların idarece tazmini olduğu, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. (Bknz; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun numaralı;
“davacının fiilen çalışamaması durumunun hukuka aykırı bulunan işlemden kaynaklandığı, bu sebeple uğradığı zararların tazmini gerektiğine” ilişkin kararı)
12. Bu kapsamda ihraç sonrası görevine iade edilen başvuranın, ihraç işleminin OHAL komisyonunca değerlendirilerek başvuranın göreve iadesi gerçekleştirildiğinden başvuranın kendi iradesi dışında mesleğini yerine getiremediği dikkate alındığında İdarenin işlemi nedeniyle oluşan külfetin başvurana
yükletilemeyeceği açık olup, filen mesleğini yürütme imkânı olmayan başvurana mahrum kaldığı mali ödemelerin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
13. Kaldı ki Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1 , Karar No: sayılı kararında belirtilen;
“… haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25.2.1983 tarihli Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci
Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiş olup, bu çerçevede başvurana anılan Tebliği uyarınca da fiilen görev yapamadığı dönemlere ait hakların ödenmesi gerektiği de açıktır
14. Ayrıca, her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa
Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve sayılı kararında
“…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.
15. Benzer nitelikli bir yargı kararında; “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk. 22.11.2018 tarih ve Ankara BİM 7.İdari Dava
Dairesi 08.11.2019 tarih ve
16. Gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve sayılı kararında belirtmiş olduğu; … açıkta iken görev iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu yönündeki değerlendirmesi, gerekse 12 numaralı paragrafta değinilen Danıştay Birinci Dairesinin Kararında belirtilen “… dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” şeklinde ki hüküm uyarınca başvurana geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Kamu görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, fiilen görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak ödenmiş olan maaşların yasal faizinin ve ihraç edildiği dönemdeki Sosyal Denge Sözleşmesi maddelerinde belirtilen tutarların ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvurana fiilen görev yapamadığı dönemlere ilişkin olarak ödenmiş olan maaşların yasal faizlerinin ve ihraç edildiği dönemdeki Sosyal Denge Sözleşmesi maddelerinde belirtilen tutarların hesaplanarak ödenmesi yönünde TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi