onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu’nun işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı, Kurumun işlemlerinin usulsüz ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını talep etmiştir. Mahkeme, davanın kabulü ile Kurumun işleminin iptaline karar vermiştir.

İstinaf aşamasında, davacının boşandığı eşiyle fiili birlikteliği olduğuna dair Kurumca düzenlenen tutanakların yetersiz olduğu ve davacının aleyhine kanıt elde edilemediği tespit edilmiştir. Yargıtay, bu gerekçelerle mahkeme kararını onayarak, davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline ve aylığın yeniden bağlanmasına hükmetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığına dair yeterli delil bulunmadığını belirterek, Kurumun işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu bağlamda, davanın kabulü ile yetim aylığının yeniden bağlanmasına hükmedilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/10497 E.  ,  2024/11760 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2077 E., 2024/1878 K.
    KARAR : Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2015/267 E., 2017/13 K.

    Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun işlemlerinin usulsüz ve kanuna aykırı olduğunu beyanla yetim aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile yetim aylığının kesildiği tarih olan 22.10.2014 tarihinden veya dava tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 24.01.2017 tarihli ve 2015/267 Esas, 2017/13 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmenliğinin 17.09.2014 tarih ve 2014/GS-77 sayılı raporuna dayalı davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, davacıya yetim aylığının kesildiği 22.10.2014 tarihinden itibaren babası … ‘dan dolayı yetim aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 19.10.2018 tarih, 2017/1114 Esas, 2018/1614 Karar sayılı kararıyla; inceleme konusu davada, davacı ile boşandığı eşinin fiili birlikteliği yönünde Kurumca tutanak düzenlenmiş ve bu tutanak sonucunda davacının babasından aldığı ölüm aylığı kesilmiştir. İstinaf yargılaması aşamasında yapılan yazışmalar sonucunda; boşanma dosyasında taraflara ait adreslerin farklı olduğu, Kuşadası Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmada davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı yönünde tespit yapıldığı, MEDULA kayıtlarında ve dinlenen kamu tanıklarının beyanlarında da davacı aleyhine kanıt ve beyan elde edilemediği, ilk derece ve istinaf kanun yolu yargılaması sürecinde dosya kapsamına katılan kayıt içerikleri ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; aylık kesme yönündeki Kurum işlemi ve dayanağı denetim raporundaki tespitlerin yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığını tespit ederek davayı kabul eden Mahkeme kararının yerindeliği belirgin olup, HMK 354 ve devamı maddeleri uyarınca yapılan yargılama süreci sonunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulüne karar vermiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.10.2019 tarihli ve 2018/7102 Esas, 2019/7262
    Karar sayılı kararında; somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, Nüfus Müdürlüğünden gelen kayıtlardaki adresler dikkate alınarak, davacı ile boşandığı eşinin işbu adreslerindeki komşularının, kapıcı ve yöneticilerin tespiti ile re’sen tanık sıfatıyla ayrı ayrı dinlenilmek suretiyle bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yine davacı ile boşandığı eşinin abonelik, banka ve MEDULA sistemlerindeki adresleri ile nüfus kayıt adresleri arasındaki çelişki üzerinde de durulmak suretiyle oluşan çelişkinin sebebi ortaya konulmalı ve boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan tüm delillerin sonucuna göre şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

    B. BOZMA SONRASI MAHKEME KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/412
    Karar sayılı kararıyla; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.10.2019 tarih ve 2018/7102 Esas 2019/7262 Karar sayılı ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine, davanın kabulüne, Aydın Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmenliğinin 17.09.2014 tarih ve 2014/GS-77 Sayılı raporuna dayalı davacının ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, davacıya ölüm aylığının kesildiği 22.10.2014 tarihinden itibaren babası … Yeşilçavdar’dan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.

    Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    C. HUKUK GENEL KURULU KARARI
    Hukuk Genel Kurulu 10.03.2022 tarihli, 2020/10-588 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararı ile somut olay değerlendirildiğinde, nüfus kayıtlarında bildirilen adresler dikkate alınarak davacı ve eski eşinin bu adreslerdeki komşuları, varsa kapıcı ve yöneticilerinin tanık olarak beyanları alınmalı, banka kayıtları ile 2009 yılına kadar olan nüfus kayıtlarında davacı ve eski eşine ilişkin aynı adreslerin bildirildiği gözetilerek abonelik ve MEDULA sistemindeki adresler ile banka ve nüfus kayıtlarındaki çelişkilerin sebebi ortaya konulmalı ve boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden direnme kararının bozulmasına karar vererek dosya kararı veren Mahkemesine gönderilmiştir.

    D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetim raporu ve aylık kesme işleminin somut herhangi bir veriye dayanmadığı; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığını kabule elverişli herhangi bir kanıta ulaşılamadığı dikkate alındığında; bozmaya konu karar gerekçesi ışığında ve bozma gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın kabulü ile Aydın Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmenliğinin 17.09.2014 tarih ve 2014/GS-77 sayılı raporuna dayalı davacının ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, davacıya ölüm aylığının kesildiği 22.10.2014 tarihinden itibaren babası … üzerinden ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369, 370, 371 inci maddeleri
    2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ve 59 uncu maddeleri

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.