|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği üzerine bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini istemiş, davalı kurum ise işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davayı reddetmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan istinaf başvurusu sonucunda davanın kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, bozma kararında, davacının talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığını belirterek, davacının borçlanma başvurusunun kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Temyiz aşamasında, davalı kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini öne sürerek itirazda bulunmuştur. Ancak Yargıtay, temyiz itirazlarının yerinde görülmediğine ve kararın usul ve kanuna uygun olduğuna hükmetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı kurumun temyiz itirazlarını reddederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, yurt dışı borçlanma taleplerinin hukuki niteliği ve geçerliliği konusunda önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10933 E. , 2024/10647 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1575 E., 2024/2278 K.
KARAR : Kısmen Kabul, Kısmen Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/281 E., 2021/356 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2020/281 E., 2021/356 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2022/1053 E., 2023/2335 K. sayılı kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz bozma ilamında, “…talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 13.11.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden ve 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereği yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı gözetilerek borçlanabileceğinin tespitine…” dair bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ile esas ve karar numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davaya Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve kanuna aykırı olarak verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.