onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, SGK tarafından yapılan re’sen prim tahakkukuna ilişkin itiraz sürecinin hukuki geçerliliği üzerinedir. Davacı şirket, SGK’nın 08.11.2018 tarihli itiraz komisyonu kararının iptali için dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine hükmetmiştir. Mahkeme, 08.11.2018 tarihli kararın 12.10.2018 tarihinde tebliğ edildiğini kabul ederek, davanın süresinde açılmadığını belirtmiştir.

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını bozmuştur. Bozma gerekçesi, mahkemenin karar tarihinden önceki tebligat tarihleri arasındaki çelişkileri dikkate almadan karar vermesi ve gerekli araştırmayı yapmamasıdır. Bu durum, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmasına neden olmuştur. Yargıtay, davanın hak düşürücü süreye uğramadığını belirterek, dosyanın yeniden incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/11388 E.  ,  2024/13245 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/2877 E., 2024/619 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2018/419 E., 2021/238 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili, SGK Başkanlığı Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Seyhan SGM’nin 72682471-207.99-E. 12480412 sayılı ve 26.09.2018 tarihli 29.634,53 TL borcun ödenmesine ilişkin borç bildirim işlemi ile işleme yaptıkları itiraz nedeniyle … Adana SGK İl Müdürlüğü Seyhan SGM’nin 08.11.2018 tarih ve 333 Karar no.lu Prim Tahakkuk Ünite İtiraz Komisyonu Kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    II.CEVAP
    Davalı ve dahili davalılara, dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı ve dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin davalı Kuruma 20.592,87 TL borcu bulunduğunun tespiti ile davalı Kurumun 26.09.2018 tarih 72682471-207.99-E.12480412 sayılı Kurum işleminin yapılan itiraz nedeniyle Adana SGK İl Müdürlüğü Seyhan Sosyal Güvenlik Merkezinin 08.11.2018 tarih ve 333 nolu Prim Tahakkuk Ünite İtiraz Komisyonu Kararının, … için 2015/07-2016/10. dönemler için yapılan resen 8.318,36 TL prim ve 723,30 TL işsizlik prim tahakkuku yönünden kısmen iptaline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; 07.05.2018 tarih 2018/SE/54 sayılı Denetim Raporuna istinaden davacı şirket sigortalıları …, …, …, …, … , …, …’nı değişik dönemlerde prime esas kazançlarının Kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiği, davalı Kurum tarafından davacı şirketten bahse konu sigortalılar adına eksik dönemleri için bahse konu sigortalılar adına ek nitelikte APHB düzenlenmesinin talep edildiği, davacı şirket tarafından yapılan itirazın 08.11.2018 tarih 333 sayılı Prim Tahakkuk Ünite İtiraz Komisyon Kararı ile reddedildiği, bu kararın 12.10.2018 tarihinde TB03970911352 barkod numaralı tebligat parçasında belirtildiği üzere elden teslim alındığı, davanın 23.11.2018 tarihinde açıldığı, bu haliyle yukarıda belirtilen hak düşürücü süreden sonra davanın açıldığından, Mahkeme kararının kaldırılarak hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçelerine dayalı olarak istinaf istemlerinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hatalı olduğunu, davanın hak düşürücü süreye uğramadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Değerlendirme ve Sonuç
    Uyuşmazlık, re’sen yapılan prim tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu işleme yapılan itiraz üzerine verilen Komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi olup “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88. ve 89. maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
    Somut olayda; 07.05.2018 tarih 2018/SE/54 sayılı denetim raporuna istinaden davacı şirket sigortalıları …, …, …, …, … , …, …’nı değişik dönemlerde prime esas kazançlarının Kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiği, davalı Kurum tarafından davacı şirketten bahse konu sigortalılar adına eksik dönemleri için bahse konu sigortalılar adına ek nitelikte APHB düzenlenmesinin talep edildiği, davacı şirket tarafından yapılan itirazın 08.11.2018 tarih 333 sayılı Prim Tahakkuk Ünite İtiraz Komisyon Kararı ile reddedildiği, bu kararın 12.10.2018 tarihinde … barkod numaralı tebligat parçasında belirtildiği üzere elden teslim alındığı, davanın 23.11.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, 08.11.2018 tarihli Komisyon Kararının 12.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu suretle davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesine dayalı olarak davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmişse de dosyadaki kayıtlar nazarında 08.11.2018 tarihli Komisyon kararının, karar tarihinden önceki tarih olan 12.10.2018’de tebliğ edildiği kabul edilmek suretiyle hak düşürücü sürenin geçtiğine karar verilmesi, hükmü kendi içinde çelişkili kılmıştır. Mahkemece, eldeki davaya konu Prim İtiraz Komisyon Kararı ve Komisyon kararının davacıya tebliğine dair tarihler arasındaki çelişkiler üzerinde durulmadan, bu konuda gerekli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.