onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı şirketin Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen 115.460,93 TL prim ve gecikme zammının yasal faizi ile birlikte geri alınmasına ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile belirli bir miktarın tahsiline karar vermiş, ancak bu karar çeşitli bozmalara uğramıştır. Bozma kararları doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, bilirkişi raporları esas alınarak, faturanın niteliği ve işçilik hesaplamaları üzerinde durulmuş, nihayetinde faturanın salt işçilik faturası olduğu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, Mahkeme, davacı şirketin Kuruma prim borcu bulunmadığını belirleyerek, 115.460,93 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar vermiştir. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekili, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürse de, Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu tespit edilmiştir. Tüm temyiz itirazları reddedilerek karar onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/11524 E.  ,  2024/13620 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/72 E., 2024/260 K.

    Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; asgari işçilik incelemesi sonucu Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen ve davacı şirketin Kuruma ödediği 115.460,93 TL prim ve gecikme zammının, 15.12.2009 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini istemiştir.
    II.CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
    III.MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 16.04.2013 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 13.163,53 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
    IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 20.11.2014 tarihli kararı ile 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacının ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale yoluyla yaptırılan “4 adet Özürlü Asansörlü ve Yürüyen Merdivenli Yaya Üst Geçidi Yapılması İşi” (8 asansör ve 16 yürüyen merdiven) davacı şirket tarafından yüklenilmiş olup hakediş tutarı 3.685.361,65 TL ve asgari işçilik oranı % 8’dir. 27.10.2005 tarihinde işin yapımına başlanılmış ve 02.10.2006 tarihinde geçici kabulü, 29.11.2007 tarihinde ise kesin kabulü yapılmıştır.
    Kurumca yapılan ön inceleme (araştırma) işlemi sonucunda 2006/10. aya mal edilerek davacıya tebliğ edilen sigorta primi ve gecikme zammı; 15.12.2009 tarihinde ihtirazi kayıtla 65.939,99 TL prim ve 49.520,94 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 115.460,93 TL olarak ödenmiştir.
    Dava dışı … Türkeli Asansör Sanayi A.Ş. ile davacı şirket arasında yapılan sözleşmeler ile 8 adet asansör ve 16 adet yürüyen merdivenlerin tamamı … A.Ş. tarafından monte edilmiş, asansörler … A.Ş. tarafından bedeli ödenerek ithal edilmiş iken yürüyen merdivenlerin bedeli davacı şirket tarafından ödenerek … A.Ş. aracılığıyla ithal edilmiş, … A.Ş. yürüyen merdivenlerin yalnızca montajı için fatura (21.07.2006 tarih ve 518845 sayılı, 173.318,33 TL) düzenlemiştir.
    Dosyadaki uyuşmazlık; … A.Ş. tarafından düzenlenen 21.07.2006 tarih ve 518845 sayılı, 173.318,33 TL tutarındaki faturanın malzemeli işçilik mi yoksa salt işçilik olarak mı değerlendirileceği, Alanyalı Entegre Ahşap San. ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlenen 4 adet 120.000,00’er TL tutarındaki faturaların işçilik hesabında dikkate alınıp alınmayacağı, ihale konusu işin 02.10.2006 tarihinde tamamlanmasından sonra Kuruma ödenen işçiliklerin (SPEK) asgari işçilik incelemesinde dikkate alınıp alınmayacağı, noktalarında toplanmaktadır.
    …. a) Somut olayda, Kurum, işin sona ermesinden sonra 03.10.2006-25.12.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden yapılan SPEK bildirimlerini dikkate almamakta iken bilirkişi kurulunca hazırlanan raporda bu dönem dikkate alınmış ise de Mahkemece bu dönemde işin devamını haklı kılan bir neden (faaliyet) olup olmadığı ihale makamından açıkça sorulmadığı gibi davacıdan bu yönde delil de istememiştir.
    Yapılacak iş, işin sona ermesinden sonra 03.10.2006-25.12.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden yapılan SPEK bildirimlerinin dikkate alınıp alınmayacağını araştırmak, bu bağlamda ihale makamından sormak ve davacıdan bu yönde delil isteyerek sonucuna göre bilirkişi kurulundan ek rapor almaktan ibarettir.
    …. b) Somut olayda, 21.07.2006 tarih ve 518845 sayılı, 173.318,33 TL tutarındaki faturaya konu montaj işi yürüyen merdivenlere ilişkin olup … A.Ş. vasıtasıyla ithal edilmiş ve bedeli davacı şirket tarafından ödenmiştir. Yapılan işin montaj olması, malzeme bedelinin fatura kapsamında yer almaması karşısında yine salt işçilik olarak değerlendirilmesi gereken plan-proje işinin fatura kapsamında olması, doğaldır ki faturayı malzemeli işçilik haline getirmez.
    O halde, bilirkişi kurulundan yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde 21.07.2006 tarih ve 518845 sayılı, 173.318,33 TL tutarındaki faturaya konu işi ayrıntılarıyla açıklayan, iş gereği kullanılan malzemenin fatura toplamına oranını gösteren, plan-proje işinin fatura kapsamında bulunmasının faturanın niteliğine etkisini gösteren ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu kurulan hüküm bozulmuştur.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
    Mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 24.652,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
    C. İkinci Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 11.04.2017 tarihli kararı ile bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılacak işin, işin sona ermesinden sonra 03.10.2006-25.12.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden yapılan SPEK bildirimlerinin dikkate alınıp alınmayacağını araştırmak, bu bağlamda ihale makamından sormak ve davacıdan da bu yönde delil istemek ayrıca 21.07.2006 tarih ve 518845 sayılı, 173.318,33 TL tutarındaki faturaya konu işi ayrıntılarıyla açıklayan, faturanın içeriğinin malzeme olup olmadığını veya iş gereği kullanılan malzemenin fatura toplamına oranını gösteren, plan-proje işinin fatura kapsamında bulunmasının faturanın niteliğine etkisini gösteren ve tarafların itirazları ile işin sona ermesinden sonra 03.10.2006-25.12.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden yapılan SPEK bildirimlerinin dikkate alınıp alınmayacağını da inceleyen asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
    D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
    Mahkemenin 16.06.2020 tarihli kararı ile; bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kabulü ile 115.460,93 TL’nin ödeme tarihi olan 15.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
    E. Üçüncü Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 06.04.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda, … Türkeli Asansör Sanayi A.Ş.’nin 21.07.2006 tarih ve 518845 sayılı 173.318,33 TL (KDV hariç) tutarlı faturasının, hem işçilikli malzeme faturası hem de salt işçilik faturası olarak kabul edilerek hesaplama yoluna gidildiği, liste halinde dökümü yapılan salt işçilik hizmet faturaları ile dosyada mevcut faturaların birbiri ile örtüşmediği, diğer taraftan Kurumun kabul etmediği ve sonradan dava dosyasına giren faturaların her zaman düzenlenebilecek mahiyette olduğu gözetilmeksizin, eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, yapılacak işin, bir önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, 21.07.2006 tarih ve 518845 sayılı, 173.318,33 TL tutarındaki faturaya konu işi ayrıntılarıyla açıklayan, faturanın içeriğinin malzeme olup olmadığını veya iş gereği kullanılan malzemenin fatura toplamına oranını gösteren, plan-proje işinin fatura kapsamında bulunmasının faturanın niteliğine etkisini gösteren asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor almaktan ibaret olduğu belirtilerek, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
    F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
    Mahkemenin 01.03.2022 tarihli kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davanın kabulü ile 115.460,93 TL’nin ödeme tarihi olan 15.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
    G. Dördüncü Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 11.10.2022 tarihli kararıyla; bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda, önceki raporlara atıfta bulunmak suretiyle değerlendirmede bulunulduğu anlaşılmakla, yapılması gereken işin, 06.04.2021 tarihli bozma kararında belirtildiği şekilde, faturaya konu işi ayrıntılarıyla açıklayan, faturanın içeriğinin malzeme olup olmadığını veya iş gereği kullanılan malzemenin fatura toplamına oranını gösteren, plan-proje işinin fatura kapsamında bulunmasının faturanın niteliğine etkisini gösteren asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime uygun bilirkişi raporu alarak sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
    H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar
    Mahkemenin 02.07.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu alınan 29.04.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 21.07.2006 tarihli 518845 sayılı 173.318,33 TL tutarlı faturanın salt işçilik faturası olduğu, davacı şirketin Kuruma prim borcu bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile 115.460,93 TL’nin ödeme tarihi olan 15.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, Kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, eksik araştırma ve inceleme neticesinde verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Sonuç
    Uyuşmazlık, asgari işçilik incelemesi sonucu Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen 115.460,93 TL prim ve gecikme zammının 15.12.2009 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.