onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigortalı çalışma süresinin ve sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 01.08.1989 tarihinde işe giriş bildirgesi ile çalışmaya başladığını iddia etmiş, ancak davalı kurum bu talebi reddetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1989 olduğuna karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, davacının eylemli olarak çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur.

Yargıtay, sigortalılık başlangıcının tespiti için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, komşu işyeri araştırması yapmasına rağmen, davacının çalıştığını kanıtlayacak tanıkları ve belgeleri yeterince incelememiştir. Bu nedenle, kararın eksik incelemeye dayandığına hükmedilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının sigorta başlangıcının tespiti için gereken tüm delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/11687 E.  ,  2024/12836 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/328 E., 2024/220 K.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Muğla-Marmaris Spor Kulubü Çay Bahçesi adlı işyerinde, 01.08.1989 yılında … sigorta sicil numarası ile “İşe Giriş Bildirgesi” ile hizmeti başlatıldığını, davalı Kuruma başvurarak, sigortalılık başlangıcının 01.08.1989 tarihi olarak kabul edilerek 1 günlük hizmetinin ve emeklilik tahsis talebinin kabul edilmesini istediğini, davalı Kurum tarafından 24033795/715-19180552 sayı ve 16.08.2017 tarihli cevabi dilekçede, müvekilin talepleri reddedildiğini, beyanla müvekkilinin süresinin başlangıcının 01.08.1989 tarihi olarak ve 1 günlük hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA KARARI
    A. Bozma Kararı
    Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.07.2023 tarihli kararı ile yöntemince komşu işyeri araştırması yapılması ile bozma öncesi dinlenen davacı tanıkların hizmet döküm cetvellerinin dosya kapsamına alınarak beyanlarının denetlenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, bozma kararından sonra komşu iş yeri tanığına ulaşılamadığı, davalı işverenlik bünyesinde çalıştığını ileri süren davacı tanıkları … , …’in beyanları ve işe giriş bildirgesinin sahteliğinin ileri sürülmemesi gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
    1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanunu’nun 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
    2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Bozma hükmüne uyan mahkemece yöntemince komşu işyeri araştırması yaptığı ancak komşu işyeri ve çalışanını tespit edemediği, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen … ile … adına dava konusu işyerinden işe giriş bildirgesi verilmediği ve gelen hizmet cetvellerinden işyerinden adlarına bildirim yapılmadığı buna göre davacı ile aynı işyerinde çalıştıkları yönündeki beyanlarının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, Mahkemece taraflardan davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve gerekli olması halinde vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı böylelikle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
    4.Kabule göre de sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının sigorta başlangıcının yanısıra 01.08.1989 tarihinde asgari ücretle 1 gün çalıştığının tespitine şeklinde hüküm kurulması gerektiği ile işveren ünvan ve işyeri sicil no.sunun da belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur.
    Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeple,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.