|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkuk ettirilmesine dair Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işlemlerinin iptaline ilişkindir. Davacı, SGK’nın düzenlediği durum tespit raporunun hukuka aykırı olduğunu savunarak, yetim aylığının yeniden bağlanmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, toplanan deliller ve tanık beyanları doğrultusunda, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığına dair yeterli delil bulunmadığına karar vererek, SGK’nın işlemini iptal etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görmemiş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında ise, davalı SGK Başkanlığı vekili, kararın bozulmasını istemiştir. Ancak Yargıtay, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu durumda, SGK’nın işleminin hukuka aykırı olduğu ve davacının yetim aylığının yeniden bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/12141 E. , 2024/11278 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3612 E., 2024/147 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 E., 2023/304 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işlemlerinin iptali ile aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babasından yetim aylığı almakta iken SGK Denetmenliğince düzenlenen durum tespit raporu ile eşiyle muvazaalı olarak boşandığı gerekçesiyle aylığının durdurulduğunun bildirildiğini, davacının boşanmasının gerçek olduğunu, Kurum tarafından tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile yetim aylığının yeniden bağlanmasına ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde usul ve Kanun’a aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, istinaf kaldırma kararı uyarınca ikmal olunan eksiklikler, celp edilen bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Kurumun 09.03.2020 tarih ve 2020/412983/21 sayılı raporunda davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden itibaren fiilen birlikte yaşadıklarına dair tespit yapılmış ise de davacı ile boşandığı eşinin inceleme konusu dönemde fiilen birlikte yaşadıklarına dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, yargılama aşamasında beyanı alınan tanıkların da ifadelerinde bu hususu doğrulamadıkları, tam aksine, özellikle istinaf kaldırma kararı sonrası dinlenen tanıkların davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamadıkları, ayrı olduklarına dair görgüye ve bilgiye dair beyanları dikkate alındığında, Kurum denetim raporunda yapılan tespitin dosya kapsamındaki maddi delillerle destelenmediği, bu haliyle Kurum işleminin hatalı ve hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak, davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından düzenlenen 28.04.2020 tarihli ve 5650000 sayılı borç tahakkuk işleminin ve yetim aylığının kesilmesi işleminin iptali ile davacıya yeniden yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen yaşadığının denetim raporuyla tespit edilen hak sahiplerinin aylıklarının kesilmesi ve yersiz tahsil ettiği aylıkların borç çıkarılması işlemlerinde usul ve Kanun’a aykırı bir yön bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğunu, aksini kanıtın aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işlemlerinin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 56 ıncı maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun’a uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.