|
ÖZET: Uyuşmazlık, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin olup, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru şartını yerine getirip getirmediği üzerinde yoğunlaşmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesi gereğince, dava açılmadan önce Kuruma müracaat edilmesi zorunludur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı istinaf üzerine reddetmiştir.
Yargıtay, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davacının Kuruma başvuru yapmadığını ve bu durumun dava şartı yokluğu oluşturduğunu vurgulamıştır. Dava şartı noksanlığının giderilmesi için davacıya kesin süre verilmesi gerektiği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını bozarak, davanın esasına girilmeden önce dava şartlarının tamamlanması gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespitinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru şartının önemini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/13883 E. , 2024/13714 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/815 E., 2023/1711 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/131 E., 2023/180 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigortalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-Davanın kabulü ile davalı …’ın 04.12.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 05.03.2018 tarihinden itibaren sürekli maluliyetinin bulunmadığının tespitine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı sigortalı vekili, ATK raporundaki heyette fizik tedavi uzmanının bulunmadığını, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ATK raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasına maruz kalan davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
1.11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7. maddesinin üçüncü fıkra olarak “31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’u ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” eklenen hüküm 7036 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasında da aynen zikredilmiştir.
2.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
3.6100 sayılı Kanun’un 115. maddesinin 2. fıkrasındaki“Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
4.Eldeki davanın 06.07.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7. maddesine 3. fıkra olarak eklenen ve giderek 7036 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, davacı tarafından 7036 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.’nın 115/2. maddesi uyarınca,7036 sayılı Kanun’un 4. maddesi doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla,
25.12.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “işveren tarafından kurum ve sigortalı aleyhine açılan iş göremezlik oranının tespiti isteminde, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen kuruma başvuru şartının aranıp aranmayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
3. Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine ise çoğunluk görüşü ile “dava tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 7/3, dava sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca davacının öncelikle uyuşmazlık hakkında Kuruma başvuru şartını yerine getirmesi gerektiği, tamamlanabilir dava şartı olduğundan süre ve kuruma başvuru şartını yerine getirilmemesi halinde dava şartı yokluğu neden ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunu’nun 64.maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanunu’nun 7/3 ve daha sonra 25.10.2017 tarihinde 5521 sayılı kanunu yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde açıkça “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur” hükmüne yer verilmiştir.
5. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında fer’î müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.
6. Görüldüğü gibi Kurumun fer’i müdahil olduğu zorunlu sigortalılık sürelerinin tespitinde, kurum doğrudan taraf olmadığından ve bu tür davalarda işveren taraf gösterildiğinden, kuruma başvuru zorunluluğu yoktur. Yasal düzenleme salt kurumun taraf olacağı davalar için, kuruma başvuru şartı getirmektedir. Oysa somut uyuşmazlıkta sigortalının iş kazası nedeni iş göremezlik oranı kurum tarafından tespit edilmiş, işveren bu oranın daha az olduğunu, bu nedenle yeniden tespiti için sadece kuruma karşı değil, sigortalı da davalı gösterilerek açılmıştır. Bu tür işverenin de taraf olduğu davada sigortalının Kuruma başvurusu üzerine, bir an için kurum kabul etse dahi, Kurumun tek taraflı bu kabulü işvereni bağlamayacaktır. Sigortalının başvurusu üzerine sürekli iş göremezlik oranı tespit edilmiştir. Bu orana itiraz eden işverenin kuruma başvurusuna gerek yoktur.
7. Sonuç itibari ile Kurum yönünden başvuru şartını araması yasaya aykırı olduğundan, bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.