onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının işçi olarak çalıştığı hidroelektrik santrali ve baraj işyerinde, davalı kurum ile alt işverenler arasındaki muvazaalı ilişkilerin varlığı ve buna bağlı olarak davacının alacak haklarının olup olmadığı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 01.09.2017 tarihine kadar olan alacak taleplerini kabul etmiş, ancak sonraki dönem için muvazanın geçerli olmadığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının muvazaalı çalışma süresinin kabul edildiği bu dönemdeki alacakların haklı olduğunu, ancak 01.09.2017 sonrası için ayrı bir kurul kararına gerek olmadığını ve bu nedenle alacakların reddedilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkeme, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara ilişkin faiz uygulamasının hatalı olduğunu belirterek, bu alacaklar için faiz başlangıç tarihlerinin düzeltilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvuruları incelenerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, işçi alacakları ve muvazaa ilişkileri açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

9. Hukuk Dairesi         2024/12408 E.  ,  2024/16140 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    KARAR : Davalının istinaf başvurusunun esastan reddi, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü
    TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili işçinin davalıya bağlı … Hidroelektrik Santrali (…) ve Yöresi İşletme Müdürlüğü kapsamında yer alan … Barajı işyerinde işçi olarak çalıştığını, davacının Türkiye …, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (… Sendikası) üyesi olduğunu, davacının alt işveren konumunda olan muhtelif firmaların işçisi olarak gösterildiğini, ancak davalı Kurumun alt işveren Şirketler ile muvazaa ilişkisi içine girerek şirketlere ihale verdiğini, davacı tarafından Ankara 4. İş Mahkemesinin 2014/611 Esas sayılı dosyasında muvazaa açısından ve talep edilen alacaklar yönünden dava açıldığını, dava tarihi olan 22.05.2014 tarihine kadar olan dönem yönünden taleplerinin kabul edildiğini ve Mahkeme kararının Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek onandığını ileri sürerek iş güçlüğü tazminatı, ikramiye, sosyal yardım ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini; ayrıca davalı Kuruma bu davada husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4628 sayılı … Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 15 inci maddesi ile gerekli hâllerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerinin hizmet alımı yoluyla verilebileceğini düzenlediği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun (6446 sayılı Kanun) ise bu hükmü yürürlükten kaldırdığı ve Kurul tarafından belirlenecek işlerin hizmet alımı yoluyla verilebileceğini öngördüğü, davacının çalıştığı … (Yamanlar Şirketi) ile davalı arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna ilişkin olarak açılan davalarda muvazaa tespiti yapılarak kesinleştiğinden davacının ihbar olunan Yamanlar Şirketinde çalıştığı dönem için muvazaanın kabul edildiği, davacının çalışması 01.09.2017 tarihine kadar muvazaalı kabul edildiğinden davacının 01.09.2017 tarihine kadar alacaklara hak kazandığı, 01.09.2017 tarihinden sonraki dönem bakımından ise mevzuat hükümleri gereğince ayrı bir kurul kararına gerek olmadığı, ihbar olunan … Mühendislik … Temizlik Gıda İnş. ve Tic. Ltd. Şti. (… Şirketi) ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olmadığı ve davacının 01.09.2017 tarihinden sonrası için dava konusu alacaklara hak kazanmadığı gerekçesiyle 22.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı vekili; sosyal yardım alacağı, ikramiye alacağı ve iş güçlüğü tazminatı alacaklarına uygulanan faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini, 01.09.2017 tarihinden sonraki dönem açısından davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını, bu dönem bakımından ilgili mevzuat uyarınca davalı Kurum tarafından alınan herhangi bir Kurul kararı bulunmadığı gibi daha önce muvazaa olgusunun kabul edildiği dava dışı Yamanlar Şirketi ile dava dışı … Şirketlerinin sahiplerinin aynı kişiler olduğunu, ayrıca yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

    2. Davalı vekili; hizmet alımı yoluyla yüklenici firmalara verilen elektrik üretimi, bakımı ve onarımı işinin kanuna aykırı olmadığını, davacının çalışmış olduğu firmalar ile müvekkili arasında hukuken asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2015 tarihli ve 2015/22-772 Esas, 2015/1280 Karar sayılı ilâmında da müvekkilinin asıl işveren olarak kabul edildiğini, davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını müvekkilinden talep edemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz oluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; … ve Yöresi İşletme Müdürlüğü (Diyarbakır) kapsamında yer alan … Barajında davacının çalışmasına ilişkin olarak emsal nitelikteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 08.02.2023 tarihli ve 2023/565 Esas, 2023/1659 Karar sayılı kararı ve yine emsal niteliğindeki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2022/18016 Esas, 2023/178 Karar sayılı kararı gereğince ihbar olunan Yamanlar Şirketi ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna dair açılan davalar muvazaa tespiti yapılarak kesinleştiğinden davacının çalışmasının 01.09.2017 tarihine kadar muvazaalı kabul edildiği, davacının 01.09.2017 tarihine kadar olan dönem yönünden alacaklara hak kazandığı, 01.09.2017 tarihinden sonraki dönem bakımından ise Yönetmelik gereğince ayrı bir kurul kararına gerek olmadığından ihbar olunan … Şirketi ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olmadığı, davacının 01.09.2017 tarihinden sonrası için dava konusu alacaklara hak kazanamadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı akabinde yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu, ancak toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara toplu iş sözleşmesinde belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili; faiz başlangıç tarihlerine ilişkin istinaf sebebi dışındaki istinaf sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
    2. Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalı ile ihbar olunan Şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkilerinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesaplanmasına; hükmedilen vekâlet ücreti, yargılama gideri ve faizin türüne ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 323 ve 326 ncı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 6446 sayılı Kanun’un “Hizmet Alımı” başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
    “Lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Ancak, bu durum ilgili lisans sahibi tüzel kişinin lisanstan kaynaklanan yükümlülüklerinin devri anlamına gelmez. Hangi faaliyetlerin hizmet alımı yoluyla yaptırılabileceği Kurul tarafından belirlenir.”

    3. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) “Lisans sahiplerinin genel hak ve yükümlülükleri” başlıklı 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
    “Lisans sahibi, lisanstan kaynaklanan yükümlülükleri saklı kalmak koşuluyla, lisansı kapsamındaki faaliyetlerinden, bu Yönetmelik ile belirlenenleri hizmet alımı yolu ile gördürebilir.”

    4. Yönetmelik’in “Hizmet alımı” başlıklı 48 inci maddesi şöyledir
    “(1) Lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler.
    (2) Dağıtım şirketleri, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak;
    a) Kanunun 23’üncü maddesi çerçevesinde, her yıl, takip eden beş yıl için ve takip eden on yıl için olmak üzere sistemlerine bağlanabilecek bölgesel üretim tesisi kapasitelerinin belirlenmesi,
    b) SCADA’ nın işletilmesi ile ilgili mevzuat uyarınca proje onayı ve kabul işlemleri, üretim ve tüketim tesislerinin dağıtım sistemine bağlantısı ile ilgili görüşlerin verilmesi ve 21/12/2012 tarihli ve 28504 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi,
    c) Yapım işleri ile mal ve hizmet alımı işlerinde, ihale dokümanlarının hazırlanması ve tekliflerin değerlendirilmesi gibi yüklenici ve/veya tedarikçi ile sözleşme imzalanmasına kadar olan sürece ilişkin işlemlerin yapılması,
    ç) Tüketicilere yönelik çağrı hizmetleri dışında, tüketici hizmetleri merkezlerinin iş ve işlemleri, konularında hizmet alımı yapamaz.
    (3) Görevli tedarik şirketleri;
    a) Faturalandırma ve tahsilat işlemleri ile tüketici hizmetleri merkezlerinin tüketicilere yönelik çağrı hizmetleri için,
    b) Nüfusu elli binin altında olan ilçelerde tüketici hizmetleri merkezlerinin tüm faaliyetleri için, hizmet alımı yapabilirler. Görevli tedarik şirketleri hizmet alımına ilişkin uygulamasını, her yıl, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan nüfus sayılarını esas alarak takip eden yılın sonuna kadar bu fıkra hükmüne uygun hale getirir.
    (4) Dağıtım şirketleri ile görevli tedarik şirketleri, bu madde kapsamındaki hizmet alımlarını dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukuki ayrıştırması çerçevesinde belirlenen ve bu Yönetmelik ile ilgili diğer mevzuatta yer alan düzenlemelere aykırı olmamak koşuluyla yapabilirler.
    (5) Bu madde kapsamında düzenlenen hizmet alımı, ilgili lisans sahibi tüzel kişinin lisanstan kaynaklanan yükümlülüklerinin devri anlamına gelmez.”

    5. Yönetmelik’in “Üretim lisansı sahibinin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 30 uncu maddesinin ilgili bentleri şöyledir:
    “(1) (Değişik:RG-24/2/2017-29989)  Üretim lisansı, sahibine;
    a) Lisansında belirtilen üretim tesisini kurma ve işletme,
    …
    (2) Üretim lisansı sahibi, ilgili mevzuatta sayılanların yanısıra;
    a) Mücbir sebepler ile yıllık programlı bakım takvimi dışında, üstlenilmiş bulunan yükümlülükleri yerine getirecek şekilde üretim tesisini işler halde tutmak,
    …”
    6. Yönetmelik’in “Hizmet alımına ilişkin sürenin başlangıcı başlıklı” geçici 12 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
    “48 inci madde kapsamında öngörülen hizmet alımına ilişkin düzenlemeler, 1/1/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girer.”

    7. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.

    8. Dairemizin 10.01.2023 tarihli ve 2022/18016 Esas, 2023/178 Karar sayılı kararı.

    9. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.