onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü eksiklikleri ve itiraz süreçleri üzerine odaklanmaktadır. Davacı, yenileme tespiti sırasında Hazineye ait taşınmazın eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini iddia ederek komşu parsel maliklerine karşı dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, yapılan incelemeler sonucunda davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, bu kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek bozma kararı vermiştir.

Yargıtay, bozma ilamında, taşınmazların tesis ve uygulama kadastrosu arasındaki farklılıkların ve ölçüm hatalarının detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Ayrıca, ilk mahkeme kararında, eski ve güncel hava fotoğraflarının karşılaştırılması ve bilirkişi raporlarının yeterli düzeyde olmaması gibi hususların göz önünde bulundurulmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, eksik incelemeler nedeniyle ilk mahkeme kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye geri gönderilmesine hükmetmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2022/3278 E.  ,  2024/6232 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN :
    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2016/10 E., 2021/6 K.
    KARAR : Davanın reddine

    Taraflar arasındaki yenileme kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Kadastro sırasında, Kırıkkale ili Keskin ilçesi Köprüköy Köyü çalışma alanında bulunan 326 parsel sayılı 102.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, trampa ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve paydaşları adına tespit edildikten sonra, …’ nın tespite itiraz davası açması üzerine hükmen ifraz edilerek 97.000 metrekare olarak 1419 sayılı parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmiş ve 2859 sayılı Tapulama Ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 sayılı Kanun) gereği paftaların yenilenmesi uyarınca 1996 yılında yenileme tespiti sırasında da 34.450 metrekare olarak 309 ada 48 sayılı parsel numarası ile Hazine adına tespit edilmiştir.

    Davacı … dava dilekçesiyle; yenileme sırasında adına tescil edilen Kırıkkale ili Keskin ilçesi Köprüköy Köyü eski 1419 yeni 309 ada 48 parsel sayılı taşınmazın eksik yüzölçümü ile tespit edildiği, mevcut eksikliğin davalılara ait taşınmazlar içinde kaldığı iddiasıyla, komşu 46 ve 55 parsel malikleri olan …, …ve paydaşları, Mustafa Havabulut ve paydaşlarına husumet yönelterek, eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.

    İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/1967 Esas, 2016/5452 Karar sayılı ilamıyla; “… nizalı taşınmazların arazi kadastrosuna ait ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli ile diğer teknik bilgi ve belgelerin getirtilmediği, fen bilirkişisinden yöntemine uygun şekilde, özellikle hava fotoğrafı ve ortofoto üzerinde taşınmazları gösterir rapor ve harita alınmadığı, öte yandan çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen paftasındaki konumları ile uygulama kadastrosunda düzenlenen paftasında belirlenen yer ve konumları arasında farklılık olduğu görüldüğü halde fen bilirkişisinden özellikle davacı … adına olan taşınmazın tesis ve uygulama kadastrosu paftalarındaki konumunun ve yerinin değiştirilip değiştirilmediği, haritadaki yerinin kaydırılıp kaydırılmadığı, tesis kadastrosu sırasında ki ölçü noktaları tesis ve yenileme paftası üzerinde gösterilerek, bir başka deyişle tesis kadastrosundaki ölçü cetveline göre sınır olarak belirlenen noktaların tesis ve uygulama paftasına ne şekilde yansıtıldığının her iki harita üzerinde gösterilmek suretiyle açıklanmadığı açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine, …” işaret edilerek bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “… Dava konusu 48 nolu parsel sayılı taşınmaz üzerindeki miktar azalmasının sınırların değişmesinden değil hesaplama yönteminden ve ölçüm hatasından kaynaklandığı, komşu parsellerde, bu parsel aleyhine herhangi bir yüzölçümü artışı bulunmadığı, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosundan bu yana değişmeden sabit sınırları ile kullanıldığının, eski tarihli hava fotoğraf ve güncel hava fotoğraflarından anlaşıldığı, yenileme sonu oluşan pafta ve yüz ölçümünün dava konusu taşınmaz bakımından doğru olduğu …” gerekçesiyle, davanın reddine ve mülkiyeti Hazineye ait eski 1419 ada yeni 309 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 34,450 m2 olarak yenileme tutanağındaki diğer tüm vasıfları ile birlikte davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, yukarıdaki gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için yeterli olmadığı ve bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gereklerinin tam ve eksiksik olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Oysaki; bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bu hakkın zedelenmemesi için, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi ve o doğrultuda işlem yapılması zorunlu hale gelir.
    Hükmüne uyulan bozma ilamında, içeriği yukarıda açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılıp, uygulama kadastrosunun doğru olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, bu kapsamda özellikle tesis kadastrosundaki ölçü cetveline göre sınır olarak belirlenen noktaların tesis ve uygulama paftasına ne şekilde yansıtıldığının, her iki harita üzerinde gösterilmek suretiyle açıklanması gereğine işaret edildiği halde, ölçü krokilerinde yer alan ölçü noktaları rapor üzerinde gösterilmemiş ve ölçü hatasının kuzey – güney yönünde farklı poligon güzergahlarından ölçülmesinden kaynaklandığı belirtilmekle yetinilmiştir.
    Öte yandan; tesis kadastrosu 1951 tarihinde yapılmış olduğu halde İlk Derece Mahkemesince, tesis kadastrosu tarihinden sonraki (1991) tarihli hava fotoğrafı esas alınarak yapılan değerlendirmeyi içeren bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.

    Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların gerek tesis gerekse de uygulama kadastrosuna ilişkin pafta, ölçü krokileri, ölçü cetvelleri ve diğer belgeler ile tesis kadastrosunun yapıldığı 1951 tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları eksiksiz olarak getirtilerek dosya ikmal edilmeli ve bundan sonra, önceki bilirkişiler dışında harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle denetime elverişli rapor alınmalı, taşınmazlardaki sınır farklılıklarının nedeni denetime elverişli şekilde ortaya konulmalı, uzman bilirkişi raporunda özellikle önceki tarihli rapor içeriği de tartışılarak hangi nedenle uygulama kadastro sınırının esas alınması gerektiği, taşınmazların sınırlarında tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapılıp yapılmadığı ve sınırlandırma hatasının hangi teknik veriler ile açıklandığı gibi hususlar tartışılarak denetime elverişli şekilde ortaya konulmalı, ayrıca bilirkişilerce düzenlenecek teknik raporda; özellikle tesis ve yenileme paftalarına ait ölçü krokilerinde gösterilen noktaların da düzenlenecek rapor ve eki olan haritalar üzerine işlenerek gösterilmesi istenmeli ve tesis kadastro tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafları üzerinde de tesis ve yenileme paftalarının çakıştırılması istenerek denetime elverişli rapor alınmalıdır.

    İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, davacı …, uygulama kadastrosu sırasında mülkiyeti Hazine’ye ait 309 ada 48 parsel sayılı taşınmazın eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini, mevcut eksikliğin dava konusu taşınmazlar içinde kaldığını öne sürerek komşu 309 ada 46 ve 55 parsel maliklerine husumet yönelterek dava açmış ve hükmüne uyulan ilk bozma ilamı olan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.09.2002 tarihli ve 2002/2570 Esas, 2020/4350 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, komşu diğer 309 ada 47 ve 56 parsel sayılı taşınmaz malikleri de davaya dahil edilip iş bu 309 ada 46, 47, 55 ve 56 parsel sayılı taşınmazların dava konusu oldukları kabul edilerek yenileme tutanak asıllarının dosya arasına alınması suretiyle davalı hale getirilmiş olması karşısında, dava konusu olan iş bu 309 ada 46, 47, 55 ve 56 parsel sayılı taşınmazlar açısından da olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, davacı Hazinenin açtığı iş bu davanın mülkiyete Hazineye ait olan 309 ada 48 parsel sayılı taşınmaza yönelik olmadığı, komşu 309 ada 46, 47, 55 ve 56 parsellere yönelik olduğu dikkate alınmadan sadece davacı Hazineye ait 309 ada 48 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.