onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında, davacı ve müdahillerin orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarının yeniden orman sınırları içine alınmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesi üzerine şekillenmiştir. Davacı, 1989 yılında yapılan kadastro çalışmaları ve 2010 tarihli güncellemelerle ilgili olarak, taşınmazının 2/B alanı olarak işleme alınmasını istemiştir. Ancak, İlk Derece Mahkemesi, 6292 sayılı Kanun’un 11/10 maddesi uyarınca yapılan çalışmanın yerinde olduğunu belirterek davayı reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, eksik inceleme gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış, ancak yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın orman sınırları içinde kalmasının ve 6292 sayılı Kanun uygulamasının geçerliliğinin devam ettiğini belirterek davayı yeniden reddetmiştir. Mahkeme, 1997 tarihli bilirkişi raporunun geçerliliğini vurgulayarak, orman tahdidinin infazında yapılan hataların denetlenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacı ve müdahillerin taleplerinin hukuken geçerli olmadığını belirtmiş ve taşınmaz üzerindeki orman rejiminin devam ettiğine hükmetmiştir. Bu karar, kadastro ve orman hukuku açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/6467 E.  ,  2024/6217 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/430 E., 2022/1570 K.
    KARAR : Davacı ve asli müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine ve davalı … İdaresi vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm tesisi ile davaların reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2019/650 E., 2020/192 K.

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davacı, bir kısım asli müdahiller vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve bir kısım asli müdahiller vekilinin başvurularının reddine, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı ve müdahil davacılar tarafından açılan davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı, dava dilekçesinde; İstanbul ili … ilçesi … Mahallesinde 59 Nolu Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığınca 1989 yılında yapılan ve 04.09.1990 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun’la değişik 2/B madde uygulamasında, P.X (10) numaralı 2/B parselinin Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, … Mahallesindeki 2/B alanlarında 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5831 sayılı Kanun’la değişik Ek 4 maddesi kapsamında kadastro çalışmaları yapıldığını, 07.09.2010 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmada P.X (10) numaralı 2/B parselinin aynı şekilde tamamının yine 2/B alanı olarak işleme alındığını, bu çalışmaya itiraz edilmediğini, … Mahallesinde 6292 Sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında yapılan ve 27.01.2017 tarihinde ilan edilen çalışmada 106 ada 2 parsel sayılı 21.761,55 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapudaki haritada gösterilen 9.600 m2’lik kısmının tekrar orman sınırları içine alındığını, 1994 yılından beri ikamet ettiği evinin bu parsel sınırları içinde kaldığını belirterek, sınır düzeltme işleminin iptali ile dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı 21.761,55 m2 yüzölçümlü taşınmazın tapudaki haritada gösterilen 9.600 m2’lik kısmının 2/B alanı olarak işleme alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Bir kısım asli müdahiller vekili tarafından sunulan müdahale dilekçesinde; dava konusu parsellerin davacı ile müvekkillerinin ortak murisi olan …’dan intikal ettiğini, … Mahallesine ilişkin 6292 sayılı Kanun’un 11/10 maddesi kapsamında yapılan düzeltme çalışması neticesinde hazırlanan ve 27.01.2017 tarihinde ilan edilen teknik raporda Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 2/B tutanakları, 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5831 sayılı Kanun’la değişik Ek madde 4 kapsamında yapılan çalışmada düzenlenen ilgili tutanaklar ve dava konusu taşınmazlara ilişkin haritada gösterilen sınırların dikkate alınmaması neticesinde hatalı bir tespit yapıldığını, mevzuata aykırı bu tespitin giderilmesi amacıyla huzurdaki davaya müdahil olma zarureti doğduğunu belirterek, 27.01.2017 tarihinde ilan edilen teknik rapor uyarınca yapılan sınır düzeltme işleminin iptali ile dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı 21.761,55 m2 yüzölçümlü taşınmazın 9.600 m2 lik kısmı dahil tamamının 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesine tabi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    Asli müdahil … müdahale dilekçesinde; hukuki yararının bulunması nedeni ile dosyaya davacı yanında müdahil olarak katılmayı talep etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 sayılı Kanun) 11/10 maddesi uyarınca yapılan çalışma ile orman sınırları içerisine alınmasının yerinde olduğu gerekçeleriyle, davacı ve müdahil davacılar tarafından 6292 sayılı Kanun çalışmasının iptali ve adlarına 2/B vasıflı şerh verilmesi talebiyle açılan davanın ayrı ayrı reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ve bir kısım asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden yargılama yapmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 106 ada 2 nolu parselin (F) ile gösterilen 6.524.932 m2 lik kısmının mahkeme kararıyla orman olduğu, sonrasında hiç orman sınırı dışına çıkarılmadığı, ancak kesinleşen bu karara ilişkin tescil bildirim beyannamesi düzenlenmiş ise de tapuda parselin tamamının 2/B vasfında olma durumunun devam ettiği, kararın idarece düzgün infaz edilmemesinin dava konusu taşınmazın (F) harfi ile gösterilen kısmının mahkeme kararı ile orman olma durumunu değiştirmeyeceği, dolayısıyla dava konusu taşınmazın (F) ile gösterilen kısmının 6292 sayılı Kanun’un 11/10 maddesi uyarınca yapılan çalışma ile orman sınırları içerisine alınmasının yerinde olduğu kanaatiyle bu çalışmaya ilişkin açılan davanın ve 2/B yapılması talebinin ayrı ayrı reddine, ancak aynı koşullar ve gerekçelerle ilgili mahkeme hükmünün dışında kalan (E) harfi ile gösterilen 3.075.07 m2 lik kısmına ilişkin ise 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (3302 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince tamamı orman sınırı dışına çıkarılma işlemi yapıldığı ve bu işlemden sonra yeniden orman sınırı içine alınmasını gerektiren mahkeme kararı bulunmaması nedeniyle davacıların bu kısma ilişkin açtıkları davanın kabulüne karar verilerek (E) ile gösterilen kısımda yapılan 6292 sayılı Kanun çalışmasının iptaline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı, bir kısım asli müdahiller vekili, davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi, dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde bırakıldığı, daha sonra 3302 sayılı Kanun ile P.X numaralı 2/B parseli olarak orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığı, ancak Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1995/229 Esas 1997/743 Karar sayılı ilamı ile 07.10.1997 tarihli bilirkişi rapor krokisinde belirtilen dava konusu 9.600,00 m² lik yerin orman rejimi dışına çıkartılmasına ilişkin 59 nolu Orman Komisyonu işleminin iptaline, taşınmazın orman tahdidi kapsamında olduğunun tespitine karar verildiği, hükme esas alınan orman yüksek mühendisi …’in 07.10.1997 tarihli raporu ve rapor ekinde yer alan 1/5000 ölçekli haritası incelendiğinde, dava konusu 9.600,00 m²’lik kısmın işaretlendiği ve işaretlenen alanın 6292 sayılı Kanun’un 11/10 ncu maddesi gereğince yapılan uygulamada orman sınırları içerisine dahil edilen kısım olduğunun anlaşıldığı, 6292 sayılı Kanun’un 11 nci maddesinin 10 ncu fıkrasına göre yapılan çalışmaların kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş orman haritalarındaki teknik hataların tespiti ve düzeltilmesine ilişkin bir çalışma olduğu, bu çalışmanın yeni bir orman kadastro çalışması olmayıp, taşınmazların hukuki durumlarını inceleme ve değerlendirme yetkisi de bulunmadığı, bu nedenle Mahkemenin dava konusu taşınmazın infazına dayanak teşkil eden Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/229 Esas, 1997/743 Karar sayılı hükmüne esas alınan 07.10.1997 tarihli bilirkişi raporunun doğru düzenlenip düzenlenmediğini denetleme yetkisi olmadığı, bu krokinin ölçekli olup koordinatlı kabul edilmesi gerektiği, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının, yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmadıkça tarafları ve mahkemeyi bağlayacağı, buna göre mahkemece 07.10.1997 tarihli bilirkişi raporu ile 6292 sayılı Kanun’un 11/10 ncu maddesine göre düzenlenen orman kadastro haritasının çakıştırılarak mahkeme kararına dayanak ölçekli krokinin infazının doğru yapılıp yapılmadığının denetlenmesi gerektiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından, 6292 sayılı Kanun’un 11/10 ncu maddesi gereğince yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışmalarında, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/229 Esas, 1997/743 Kara. sayılı ilamında hükme esas alınan 07.10.1997 tarihli ölçekli krokinin aynen esas alındığının anlaşıldığı, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle, dava konusu … ilçesi … Mahallesi, 106 ada 2 nolu parsele ilişkin yapılan 6292 sayılı Kanun çalışmasının iptaline ve adlarına 2/B vasıflı şerh verilmesine yönelik tüm davacı ve müdahil davacılar tarafından açılan davanın ayrı ayrı reddine karar vermiştir.

    Bir kısım asli müdahiller vekili ve davacı, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/229 Esas, 1997/743 Karar sayılı kararına esas krokinin yanlış nitelendirme sonucu zemine uyumsuz şekilde, var olan orman tahdidinin dışında kurulduğunun ortaya çıktığını, koordinatları belli olmayan afaki bir rapor ile hatalı karar verildiğini, hava fotoğraflarından ilgili taşınmaz üzerinde orman emvali bulunmadığının görüldüğünü, kararın tapuya güven ilkesine aykırı olduğunu, kroki infazının doğru yapılıp yapılmadığının denetlenmesi hususunda eksiklik olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve bir kısım asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    403,50 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 24,10 TL’nin temyiz eden asli müdahillerden alınmasına,

    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.