onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı … İdaresi’nin Antalya ili Kepez ilçesinde bulunan 28097 ada 42 parselin orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi talebine ilişkin bir tapu iptali ve tescil davasını kapsamaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, daha önceki bir davada verilen kararın kesin hüküm teşkil ettiğini belirterek, ilk mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olmadığını tespit etmiştir.

Yargıtay, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yapılan kadastro uygulamasının geçerliliği ve orman tahdit sınırlarının belirlenmesi konularında yapılan incelemelerin, daha önceki davada kesinleşmiş olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle, davanın kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye geri gönderilmesine hükmetmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2022/7353 E.  ,  2024/6559 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/642 E., 2022/324 K.
    KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddi

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı … İdaresi vekili Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Antalya ili Kepez ilçesi Duraliler Mahallesi sınırları içerisinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22/A maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapıldığını, Duraliler mahallesinde ilk orman tahdidinin 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) göre 1942 yılında yapıldığını ve ilan edilerek kesinleştiğini, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) göre Orman Kadastrosu ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 inci madde uygulaması ve aplikasyon işlemlerinin 36 nolu Orman Kadastro komisyonunca yapıldığını, tüm bu çalışmalarda Duraliler mahallesi 28097 ada 42 parselin kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, kadastro ekiplerince yapılan çalışmalarda dava konusu taşınmazın davalı … tespit edildiğini ileri sürerek, söz konusu tespitin iptali ile kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

    Antalya Kadastro Mahkemesinin 06.04.2011 tarihli kararı ile verilen davanın reddine dair ilk hüküm, davacı … İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2015 tarihli ve 2015/7469 Esas, 2015/5423 Karar sayılı ilamıyla; “… davacı … İdaresi vekilinden, davalarının sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucu tesis edilen yeni paftaların kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı iddiasına mı, yoksa özel mülk olarak tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın vasfının orman olarak değiştirilerek Hazine adına tapuya tescili şeklinde mülkiyet iddiasına mı, ya da her iki isteme birlikte mi ilişkin olduğunun açıklattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi …” gereğine değinilerek bozulmuştur.

    Kadastro Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde 29/03/2016 tarihli karar ile; “1. Davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesine itiraz yönünden reddine, dava konusu Antalya İli Kepez İlçesi Duraliler Mahallesinde bulunan eski 1048 parselin, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen kadastro uygulama tutanağındaki gibi 28097 ada 42 parsel sayısında ve 1189,14 m2 yüzölçümünde tapuya tescil edilmek üzere tapu siciline aynen aktarılmasına, 2. Davacı … idaresinin dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemi yönünden Mahkememizin görevsizliğine,” karar verilmiş; hükmün, davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine iş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2019 tarihli ve 2016/8712 E., 2019/5300K. sayılı kararıyla; “…delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına…” karar verilmiş ve dava konusu taşınmazın orman olarak tescili istemine ilişkin dava yönünden verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

    İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… Duraliler 1048 parselin orman vasfıyla Hazine adına tesciline ilişkin mahkeme kararı kesinleşmiş ise de 3402 sayılı Kanun’ un 22/a maddesi çalışmasının kesinleşmeden daha sonra yapıldığı ve yapılan çalışmaya karşı da Kadastro Mahkemesinde açılan davanın reddi ile bu çalışmada belirlenen sınırlar ve yüz ölçümü ile tapuya tesciline karar verilerek kesinleştiği ve bu çalışma neticesinde oluşan 28097 ada 42 parselin alınan bilirkişi raporlarında A ile gösterilen 337,59 m² lik bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içinde, kalan bölümün kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı tespit edildiği …” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 28097 ada 42 parsel sayılı taşınmazda Fen ve Orman bilirkişisi tarafından birlikte düzenlenen 01.12.2021 tarihli raporda (A) ile gösterilen 337,59 m² yerin davalılar murisi … adına olan tapusunun kaydının iptali ile Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    1. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    2. Davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş ise de, davalıların murisi … aleyhine, davacı … İdaresi tarafından Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/302 Esas, ve 2009/326 Karar sayılı dava dosyası ile Duraliler Köyü 1048 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil talebine ilişkin davanın yargılaması sonunda 28.09.2009 tarihli kararla davanın kabulüne ve Duraliler Köyü 1048 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve kararın Yargıtayca onanması ve karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi neticesinde 23.06.2010 tarihinde kesinleştiği, anılan dava dosyasındaki davanın tarafları ile eldeki davanın tarafları, hukuki sebepleri ve konusu aynı olduğundan, söz konusu dava dosyasında verilen kararın, görülmekte olan eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil edeceği (Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/302 Esas, ve 2009/326 Karar sayılı dava dosyasında davalı olan …’ in eldeki davanın davalılarının murisi olması nedeniyle, külli halefiyet kuralı gereğince, bu dosyada verilen karar eldeki davanın davalıları yönünden de kesin hüküm teşkil etmektedir) anlaşılmakta olup; bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile dava konusu 28097 ada 42 parselin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;

    Davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA;

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.