onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, orman niteliğinde bir taşınmaz üzerindeki tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda Orman İdaresi’nin tapu iptali ve tescil talebini kabul etmiş, ancak davacının meni müdahale ve kal talebinden feragat etmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davayı reddetmiştir. Mahkeme, taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğunu belirlemiştir.

Dava sürecinde, daha önceki Yargıtay kararları, orman niteliği taşıyan taşınmazların Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İlk Derece Mahkemesi, önceki bozma kararlarına uygun olarak hareket etmiş ve taşınmazın orman sınırları içinde yer aldığını tespit etmiştir. Bu bağlamda, Yargıtay, davanın reddine ilişkin önceki kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, tapu iptali ve tescil isteminin kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyayı incelemeye almış ve bu süreçte, hukuki uyuşmazlığın çözümünde orman niteliği ve Hazine’nin hakları ön planda tutulmuştur.

8. Hukuk Dairesi         2022/7599 E.  ,  2024/6603 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/106 E., 2022/158 K.
    KARAR : Davanın reddine

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men’i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen kararın temyizi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kesin olarak bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen karar ise temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının maddi hataya dayalı bozma ilamı kapsamında verildiği, davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle kesin olarak bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, meni müdahale ve kal talebinden feragat edilmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkeme kararının davalı …, davacı … İdaresi tarafından ayrı ayrı temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) hükümlerine göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 23.06.1981 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 Sayılı 6831 Sayılı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun) ile değişik 2 nci madde uygulaması ile 18.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmıştır.

    Davacı vekili dava dilekçesinde, Kemer Kadastro Mahkemesi’nin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı kesinleşmiş kararı gereğince 597 parselin tespit gibi “orman” niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, verilen kararın derecaattan geçerek 23.06.2003 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca dava konusu parselin orman sınırları içine alındığını, 597 parselden 5831 sayılı kanun kapsamında yapılan çalışmalar sonucu kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olarak tescil edilen Beycik 597 parsel içerisinde yer alan 217 ada 1 parselin kullanıcı tespiti ve tapu iptali için davalı Hazine ve tesbit edilen kullanıcısı aleyhine iş bu davayı açtıklarını, davanın kabulü ile Antalya ili Kemer ilçesi Beycik Köyündeki devlet ormanı sınırları içinde kalan 217 ada 1 parsel numaralı parselin davalılar adına kayıtlı tapuların iptaline 5831 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmadaki kullanıcı tespitinin iptaline, 217 ada 1 parsel sayılı parsellerin Orman niteliği belirtilerek Hazine adına tapuya tesciline, davalıların parseldeki müdahalelerinin menine, muarazanın giderilmesine, parsel üzerindeki tüm yapıların, tesislerin, muhtesatların kal’ine karar verilmesini istemiş, davalılar cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuşlardır.

    İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2014 tarihli ve 2013/283 Esas, 2014/161 Karar sayılı kararı ile, Kemer Kadastro Mahkemesinin 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilamında davalı, taraf olmadığı için bu mahkeme tarafından verilen hüküm davalı aleyhinde kesin hüküm niteliğinde sayılmaksızın, mahkemece 3302 sayılı Kanun kapsamında davaya konu taşınmazda yapılan tespit çalışmalarının, çalışmaların yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 26 ncı maddesine açıkça aykırı vaziyette tamamlanması nedeniyle usulsüzce yapılan 2/b çalışmalarının yok hükmünde sayıldığı açıklanmış olup, bu kapsamda davacının tapunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik açtığı davada 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanıcı tespitine ilişkin çalışmalarında yok hükmünde sayılan 2/b tespit çalışmalarına dayanılarak yapılmış olması nedeniyle açılan davada davacının tapu iptali ve tescile yönelik talebinin kabulüne, meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2015 tarihli ve 2014/10415 Esas, 2015/5130 Karar sayılı ilamıyla, Orman İdaresi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceğinin gözetilmesi, çekişmeli taşınmazın halen orman niteliği ile 597 parsel numarasıyla tapuda kayıtlı olan ve 2 nci madde ile 2/B madde uygulamalarına konu edilmeyen bölümünde kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydının iptaline karar verilmesi, tescil yönünde hüküm kurulmaması için hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 11.01.2016 tarihli ve 2015/233 Esas, 2016/11 Karar sayılı karar ile davaya konu taşınmazın “Devlet Ormanı Sayılan” yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiş, karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2017 tarihli ve 2016/5230 Esas, 2017/10363 Karar sayılı ilamıyla, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Kemer Kadastro Mahkemesinin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilâmıyla orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 597 parsel sayılı taşınmaz içinde kalmadığı anlaşılan dava konusu taşınmaz hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle delillerin yanlış taktiri ile yazılı olduğu gibi hüküm kurulduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bu bozmaya da uyularak yapılan yargılama neticesinde; 24.05.2018 tarihli ve 2018/59 Esas, 2018/146 Karar sayılı kararı ile, davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, karar, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8691 Esas, 2022/1187 Karar sayılı ilamında, Mahkemece maddi hataya dayalı kesin bozma ilamının davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek eylemli orman niteliğinde bulunan çekişmeli taşınmaza ilişkin Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 30.06.2022 tarihli ve 2022/106 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararı ile, eylemli orman niteliğinde bulunan çekişmeli taşınmaza ilişkin Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı … İdaresi ve davalı … tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

    Bilindiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesine 6460 sayılı Kanun ile eklenen 6 ncı fıkra hükmünde “Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır” düzenlemesi yer almaktadır.

    İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2017 tarihli ve 2016/5230 Esas, 2017/10363 Karar sayılı ilamında temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Kemer Kadastro Mahkemesinin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilâmıyla orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen 597 parsel sayılı taşınmaz içinde kalmadığı anlaşılan dava konusu taşınmaz hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirterek bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince Daire bozma kararı doğrultusunda 24.05.2018 tarihli ve 2018/59 Esas, 2018/146 Karar sayılı kararı ile, davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, bu kez Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8691 Esas, 2022/1187 Karar sayılı ilamında, İlk Derece Mahkemesince maddi hataya dayalı kesin bozma ilamının davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek eylemli orman niteliğinde bulunan çekişmeli taşınmaza ilişkin Ormanın İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 30.06.2022 tarihli ve 2022/106 Esas, 2022/158 Karar sayılı kararı ile, eylemli orman niteliğinde bulunan çekişmeli taşınmaza ilişkin Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil istemine yönelik davasının kabulüne, davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu yönlerden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

    Dairece bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılması gerekmektedir.

    S O N U Ç : Yukarıda yazılı nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nin 373. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz incelemesi yapılmak üzere, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.