|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasında zilyetlik ve kadastro işlemlerinin hukuki niteliği üzerine odaklanmaktadır. Davacı, Beyşehir ilçesindeki taşınmazların zilyedi olduğunu ve Hazine adına tescil edilen tapu kayıtlarının iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, zilyetlik koşullarının oluştuğuna kanaat getirerek davayı kabul etmiştir. Ancak, davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, davaya dahil edilmesi gereken üçüncü kişilerin varlığını dikkate alarak ilk derece kararını kaldırmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi, kadastro tutanaklarında kullanıcı olarak belirtilen kişilerin haklarının doğrudan etkilendiğini belirterek, bu kişilerin davaya dahil edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, daha sonra yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar vermiş, ancak Hazine vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, harç muafiyeti ve yargılama giderleri açısından bazı düzenlemeler yaparak davanın kabulüne devam etmiştir. Nihayetinde, temyiz edilen karar usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/8314 E. , 2024/7041 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1558 E., 2022/1762 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve ilk derece mahkemesi
kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne,
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/580 E., 2022/45 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Konya ili Beyşehir ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) göre 2006 yılında yapılan kadastro sonucunda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, 262 ada 105 sayılı 339 m2, 263 ada 36 parsel sayılı 2258 m2, 295 ada 7 parsel sayılı 1899 m2, 295 ada 15 parsel sayılı 1394 m2, 295 ada 16 parsel sayılı 1228 m2 ve 370 ada 37 parsel sayılı 689 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla vasfıyla, beyanlar hanesine, “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” şerh verilmek suretiyle, 278 ada 12 parsel sayılı 133 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise arsa vasfıyla, beyanlar hanesine, “üzerindeki iki katlı betonarme ev … oğlu…’ya aittir ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … vekili dava dilekçesinde; Beyşehir ilçesi … Mahallesi 262 ada 105, 263 ada 36, 278 ada 12, 295 ada 7, 15, 16 parsel ve 370 ada 27 parsel sayılı taşınmazların zilyedinin müvekkili olan davacı olduğu belirtilmek suretiyle davalı Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazların doğal sit alanı içerisinde kalıp 1 ve 2. derece arkeolojik sit alanı dışında kaldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mdavacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önveki hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinafı yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… ilk derece mahkemesince zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de kadastro tutanaklarının edinme sütununda kullanıcı olarak isimleri geçen gerçek kişilerin hak alanlarını doğrudan etkilenmesine rağmen davaya dahil edilmesinin düşünülmemesinin doğru olmadığını, bu nedenle edinme sütununda kullanıcı olarak ismi geçen dava dışı … evlatları … … ve …’nun veya vefat etmişlerse mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacıya süre verilmesi, taraf teşkilinin sağlanması halinde davaya dahil edilen davalılara delil listelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınması, oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiği …” gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ide kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… dava konusu taşınmazların nitelik itibariyle özel mülkiyete konu olabilecek taşınmazlardan oldukları, dava konusu taşınmazlardan 278 ada 12 parsel, 295 ada 7 parsel, 295 ada 15 parsel, 263 ada 36 parsel numaralı taşınmazlar üzerinde davacı … …’nun 20 yılı aşkın süredir ekonomik amaçla malik sıfatı ile zilyetliğinin davasız aralıksız devam ettiğinin mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu, BAM kaldırma kararından sonra davaya dahil edilen kadastro tutanaklarında kullanıcı olarak belirtilen kişilerin herhangi bir hak iddiasında bulunmadıkları, davacının 295 ada 16 parsel, 262 ada 105 parsel ve 370 ada 37 parsel numaralı taşınmazlarda da hak sahibi olduğunun usulünce ispat edildiği …” gerekçesiyle davanın kabulüne ve 263 ada 36, 370 ada 37, 295 ada 16, 15, 7, 278 ada 12 ve 262 ada 105 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “… edinme sebebi bölümünde kullanıcı olarak adı geçenlerin taraf sıfatı bulunmamasına rağmen davaya dahil edilmesinin, davalı Hazine harçtan muaf olmasına rağmen davacı tarafından ödenen harçların yargılama gideri olarak Hazineden tahsiline karar verilmesinin, dava değerinin çekişmeli arsanın çıplak değeri üzerinden belirlenmesi gerekirken 278 ada 12 parselin üzerindeki yapılarla birlikte tespiti ile davalı aleyhine fazladan vekalet ücreti hesabı, çevre ve şehircilik il müdürlüğünün cevabi yazısına göre Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 17/ğ maddesi gereğince ‘ Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı ‘ olduğuna dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konmamasının ve 278 ada 12 parsel kentsel koruma alanında bulunmasına rağmen tapu kütüğünün beyanlar hanesine bu yönde kayıt konmamasının doğru olmadığı …” gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin yargılama giderleri yönünden kısmen kabulü ve resen gözetilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile dava konusu 263 ada 36, 370 ada 37, 295 ada 16, 295 ada 15, 295 ada 7, 278 ada 12, 262 ada 105 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve taşınmazların davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine, ” Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı ” olduğuna dair kayıt konulmasına, 278 ada 12 parselin tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine, ” Kentsel Koruma Alanı Sınırları İçinde Kalmaktadır ” şerhinin yazılmasına karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi