onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Yalova ili Altınova ilçesinde bulunan bir taşınmazın orman niteliği taşıyıp taşımadığı ve bu nedenle özel mülkiyete konu olup olamayacağı üzerine odaklanmaktadır. Davacı, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığını ve bu nedenle tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman niteliğinde olduğuna karar vererek davayı kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taşınmazın orman tahdit haritasında yer aldığını belirterek, istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Mahkeme, taşınmazın tapu kaydının hukuki bir değer taşımadığını ve orman alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, taşınmazın orman niteliği dolayısıyla özel mülkiyete konu olamayacağına hükmetmiştir. Bu karar, orman alanlarının korunması ve mülkiyet haklarının sınırlandırılması açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/8390 E.  ,  2024/6586 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1885 E., 2022/1357 K.
    KARAR : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/309 E., 2020/193 K.

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 25.12.2012 tarihinde ilan edilip kesinleşen evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B madde uygulaması ve 1955 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları vardır.

    Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; Yalova ili Altınova ilçesi Çavuşçiftliği köyü 2253 parselde kayıtlı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığının belirlendiğini, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle orman olduğu gibi eylemli durum itibari ile de orman niteliğine haiz olduğunu, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, Yargıtayın yerleşmiş içtihatları uyarınca ormanlar üzerinde, kişi yada kurumlar lehine şerh bulunamayacağını, söz konusu alanın kesinleşmiş orman kadastro haritası, gizli memleket haritası, hava fotografları, amenajman planları ve fiili durumu birlikte değerlendirildiğinde orman sayılan yerlerden olduğunun görüleceğini, Anayasa Mahkemesi kararlarına göre orman ve orman toprağının hiçbir şekilde zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kısmen orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydı üzerinde üçüncü kişiler ya da kurumlar lehine şerh bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi 13.12.2017 tarihli ve 2016/564 Esas, 2017/547 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidine göre tamamının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın tamamının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydı üzerindeki üçüncü kişiler ve kurumlar lehine olan takyidatların kaldırılmasına karar vermiştir. Hükmün, davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/138 Esas, 2019/463 Karar sayılı kararı ile davada taraf koşulu sağlanmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, Yalova ili Altınova ilçesi Çavuşçiftliği köyü, 2253 Parsel sayılı taşınmazın 10.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1641,87 m²’lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın iptaline karar verilen kısımlarının tapu kaydı üzerindeki üçüncü kişiler ve kurumlar lehine olan şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Karar davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesince, uzman orman ve harita bilirkişisi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar çekişmeli taşınmaz tapu kaydına dayanılarak tespit edilmiş ise de taşınmazın tespitine esas alınan 21.07.1943 tarihli ve 88 sayılı tapu kaydının iskanen oluştuğu ve oluşum tarihinin gerek 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (4785 sayılı Kanun)
    tarihinden gerekse tahdidin kesinleşmesinden önce olup bu haliyle hukuki bir değeri bulunmadığı gibi 1949 yılında yapılan orman tahdidinin iptali istemiyle açılan bir dava bulunduğunun da ileri sürülmediği, yine taşınmazın hükmen tesciline dair mahkeme kararı incelendiğinde Hazine tarafından ileri sürülen iddianın tapu kayıt miktar fazlasına yönelik olduğu anlaşılmakla dava sebepleri farklı olmakla kesin hüküm olarak değerlendirilmesinde imkan bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    Davalı Hazine vekili, Hazineye karşı açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

    Davalı … mirasçıları vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle tapulu mülk olup öteden beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, hiçbir zaman orman olmadığını, bakımsızlık nedeniyle oluşan bitki örtüsünün taşınmazı orman yapmayacağını, komşu parseller içinde kivi ağaçlarının bulunması, takip eden parsellerin yerleşim alanı olup konut sahasında kalması karşısında parsellerin tamamının öncesi itibariyle aynı nitelikte tarım alanı olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin taşınmazı tapuya güven ilkesi gereği takyidatsız ve şerhsiz olarak edindiğini, taşınmaz vergilerinin müvekkillerinin murisi tarafından ödendiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı … mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz edenden davalı ve mirasçılarından alınmasına,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.