|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptal ve tescil davasında zilyetlik iddialarının değerlendirilmesine odaklanmaktadır. Davacılar, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 100 yıldan fazla süreyle zilyetlikleri altında olduğunu ve bu taşınmazda tarımsal faaliyetler gerçekleştirdiklerini öne sürerek, kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir. Davalı Hazine ise, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini ve davacıların zilyetliklerini somut delillerle ispat edemediklerini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulü ile bazı alanların davacılar adına tesciline karar vermiş, ancak diğer alanlar yönünden davayı reddetmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddederek, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiştir. Yargıtay, temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve İlk Derece Mahkemesi kararını düzeltilerek onanmasına karar vermiştir. Bu karar, zilyetlik iddialarının ispatı ve kadastro tespitinin hukuki geçerliliği açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/8558 E. , 2024/6762 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2348 E., 2022/1681 K.
DAVA TARİHİ : 05.03.2012
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/7 E., 2017/42 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Hakkari ili … ilçesi … köyü 101 ada 1 parsel sayılı 16.838.952,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar vekili; Hakkari ili … ilçesi … köyü … mevkiinde Hazine adına orman olarak tespit edilen 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 100 yıldan fazla bir süredir davacıların eklemeli olarak zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazda 100 yıllık meyve ağaçları olduğunu, taşınmazın tarım yapılarak ve meyve ağaçları yetiştirilmek suretiyle kullanıldığını belirterek, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın her bir davacının kullanımında olan kısmının davacılar adına tespiti ile tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; 1990 tarih cilt:3 sahife:56 sıra no:11 ve 2000 tarih cilt:4 sahife:19 sıra no:15 sayılı taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetinde olup dava konusu 101 ada 1 parselin içinde kaldığını, Hazinenin özel mülkiyetinde olan bu taşınmazların da orman parseli olarak kaydedildiğini, bu taşınmazların tekabül ettiği alanın orman vasfıyla olan kaydının iptali ile Hazine adına özel mülkiyetle tescili gerektiğini, yine 1987 tarih cilt:3 sahife:36 sıra no:30 sayılı Hazine tapusunun da davalı parselin içinde kalmakta olup kadastro tespitleri yapılırken tapu kaydı uygulanamadığını, Hazine tapusunun uygulanarak kapsadığı alanın orman vasfıyla olan kaydının iptali ile Hazine adına özel mülkiyetle tescili gerektiğini, davacıların zilyetliklerini soyut beyanlar dışında somut deliller ile ispat edemediklerini, olağanüstü zaman aşımı ile mülkiyetin kazanılmasının şartlarının oluşmadığını savunarak davacıların davasının reddine, Hazine tapularının kapsadığı alanların orman vasfıyla olan kaydının iptali ile Hazine adına özel mülkiyetle tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın orman sayılan alanlardan olduğunu, ayrıca davacının zilyetlik yoluyla mülk edinip edinmediğinin, sulu arazide 40, kuru arazide 100 dönüm esasına göre araştırma yapılarak ortaya çıkarılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı …’in davasının kısmen kabulü ile fen bilirkişisinin 06.05.2016 tarihli raporuna ekli krokide (C) rumuzu ile gösterilen 5.776,50 m² alan ve içindeki 143.76m² iki katlı betonarme evin davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı raporda (B) harfi ve turuncu renk ile gösterilen 23.958,27 m² ve (D) harfi ve mavi renk ile gösterilen 3.554,61 m²’lik alanlar yönünden davanın reddine; davacı …’in davasının kısmen kabulü ile fen bilirkişisinin 15.07.2016 tarihli ek raporunda (Y) rumuzu ile gösterdiği 8.982,21 m² alanın … adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (X) ile gösterilen 27.030,57 m² alan yönünden ise davanın reddine; davacılar adına kayıt ve tescil edilen taşınmazların aynı ada ve son parsel olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, ileri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, davacılar vekili, davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki dava tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince tescil davası gibi çekişmeli taşınmazların bilirkişi raporunda (C) ve (Y) harfi ile gösterilen bölümlerinin tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de bu yanlışlıkların giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) nolu bent gereği istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “…evin” ifadesinden sonra, “davacı…” ifadesinden önce gelmek üzere “bulunduğu kısmın tapu kaydının iptali ile” ifadesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan “…alanın” ifadesinden sonra, “… …” ifadesinden önce gelmek üzere “tapu kaydının iptali ile” ifadesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.