onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Amasya ili … ilçesinde bulunan bir taşınmazın orman kadastrosu ve 2/B uygulaması çerçevesinde orman sınırları içinde kalıp kalmadığını değerlendirmiştir. Davacı … İdaresi, taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde bulunduğunu ve bu nedenle tapusunun iptal edilerek Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak davayı kabul etmiş ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kaydedilmesine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, ancak Yargıtay, yapılan araştırma ve incelemelerin yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasına hükmetmiştir. Yargıtay, orman kadastro çalışmalarına ilişkin belgelerin eksik olduğunu, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını ve orman sınırlarının belirlenmesinde daha kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını eksik araştırma nedeniyle bozmuş ve yeniden keşif yapılması talimatını vermiştir. Bu durum, orman kadastrosu ve taşınmazın hukuki durumu açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

8. Hukuk Dairesi         2023/433 E.  ,  2024/6582 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/767 E., 2022/1210 K.
    DAVA TARİHİ : 07.11.2018
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

    İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/370 E., 2021/62 K.

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalılar … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar … ile … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; Amasya ili … ilçesine bağlı … köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) gereği orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapıldığını, çalışma sonuçlarının askı ilanına çıkartıldığını ve tutanakların itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, dava konusu Amasya ili … ilçesi … köyü 102 ada 56 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışma sonucunda orman tahdit sınırları içinde kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının tespit edilerek tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde yer alan haciz, ipotek, muhdesat gibi taşınmazın devir ve temlikini engelleyen kayıtların terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince; uzman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro haritasına göre (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise 2/B parseli içinde kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, raporun hükme dayanak teşkil eder mahiyette bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde yer alan tüm ayni haklar ve şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar … ve … vekili tarafından istinaf edilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporlarında (A) ve (C) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kaldığı, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğunun mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan orman ve harita bilirkişi raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Davalılar … ve … vekili, dava konusu taşınmazın müvekkilinin ailesi tarafından çok uzun yıllar bahçe olarak kullanıldığını, müvekkili ve mirasbırakanı adına 1995 yılında tarla vasfıyla tespit ve tescil edildiğini, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının bu durumu destekler nitelikte olduğunu, taşınmazın 1994 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırları içerisinde tescil edilmediğini, açıkça orman sınırları dışında bırakıldığını, mahkemenin kadastro işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını araştırmadığını, belgelerin eksik olduğunu, orman kadastrosunun bağımsız olarak askı ilanına çıkartılmadığını, taşınmaz üzerinde kızılcık, yabani armut, alıç, elma ağaçlarının bulunduğunu, bunların yanında açık alanlarda ise hububat tarımı yapıldığını, taşınmaz üzerinde yıllardır tarım yapıldığını, taşınmazın hiçbir bölümünün toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü bakımından orman vasfı taşımadığını, bu nedenle taşınmazın 5.666,11 m2’lik kısmının tapusunun iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptaline karar verilmesine rağmen tam kabul hükmü kurulduğunu, ancak davanın kısmen reddedilmiş olması nedeniyle müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

    Dosyanın incelenmesinde, 1993 yılında Amasya ili … ilçesi … köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) uygulamalarında esas olmak üzere 6831 sayılı Kanun’a göre orman sınırlarının tespiti ve 2/B maddesi uygulama çalışması yapıldığı anlaşılmıştır.

    İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilmemiş, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritası ve tutanaklarındaki konumu bilirkişi raporu ile karşılaştırılarak denetlenmemiştir. Bu suretle yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, bilirkişi raporları da denetime elverişli değildir.

    Şöyle ki; orman mühendisi tarafından tanzim olunan 23.11.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın orman kadastro çalışmalarına göre (A) ve (C) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman sınırları içerisinde kaldığı, (B) harfi ile işaretli bölümünün orman sınırları dışına çıkartılan 2/B parseli sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiş ise de, çalışma tutanaklarının eksik olması nedeniyle rapor ekinde ibraz edilen taşınmazın orman kadastro haritasındaki konumunu gösterir krokinin denetlenemediği ve krokide belirtilen orman sınır noktaları ile dosya arasında mevcut bulunan çalışma tutanaklarındaki orman sınır noktalarının birbiri ile örtüşmediği anlaşılmıştır.

    Buna göre, Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman kadastro ve 2/B uygulama çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

    Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, 1993 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarının 3402 sayılı Kanun’un uygulamalarında esas olmak üzere yapıldığı gözetilerek bu tarihten sonra herhangi bir orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve çekişmeli taşınmazın tüm bu orman kadastro çalışmalarına göre konumu belirlenerek, müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

    İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.