|
ÖZET: Uyuşmazlık, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, Samsun ili … ilçesi 247 ada 11 parselin, dedesinden miras kalan bir taşınmaz olduğunu ve uzun yıllardır zilyetliğini sürdürdüğünü iddia ederek Hazine’nin tapusunun iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının zilyetlik iddialarını destekleyen hava fotoğrafları ve bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalı Hazine, istinaf başvurusunda bulunarak, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını ve yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu savunmuştur. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının zilyetliğinin 20 yılı aşan bir süre boyunca kesintisiz sürdüğünü ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleştiğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının zilyetlik iddialarının geçerliliğini ve Hazine’nin mülkiyet iddialarının yetersiz olduğunu tespit etmiştir. Bu durum, kadastro işlemleri ve zilyetlik ile ilgili hukuki değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2023/881 E. , 2024/6455 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1136 E., 2022/1387 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/233 E., 2022/364 K.
Taraflar arasındaki kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; dava konusu Samsun ili … ilçesi … mahallesi, 247 ada 11 parsel (İdari sınır değişikliği sonucu … ilçesi … mahallesi 156 ada 11 parsel) tarla vasfı ve 10.076,24 m2 yüz ölçümü ile taşınmazın kimlerin zilyetliğinde olduğu tespit edilemediğinden dolayı Hazine adına tespit edilmiş ve tespit 08.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Davacı dava dilekçesinde; Samsun ili … ilçesi … mahallesi, 247 ada 11 parselin (parsel idari sınır değişikliği sonucu … İlçesi … mahallesi 156 ada 11 parsel olduğu) yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit gördüğünü, dava konusu parselin dedesinden babasına, babasından kendisine intikalen gelmiş olduğunu, tarım amaçlı olarak, nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla uzun yıllardan beri zilyet ve tasarruf etmekte olduğunu, parsel üzerinde şu anda kendi emekleri ile yetiştirdiği fındık ağaçlarının bulunduğunu, parselin sınırlarının sabit olduğunu, genişletilmeye elverişli olmadığını, aynı mevkide başka kişilere ait tarım arazilerinin bulunduğunu ileri sürerek davalının tapusunun iptal edilerek tarafına verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu parselin evveliyatının Devletin hüküm ve tasarrufu altına iken 28.06.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına yazılmış olduğunu, 10.10.2014 tarihinde yapılan mahalli tespitte … tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, adı geçenin de 21.08.2014 tarihinde mevzuat gereği formatlanan Hazineye ait tarım arazileri doğrudan satış başvuru dilekçesi ile kullandığı kısımların kendilerine satışını talep ettiklerini, 11.10.2009-10.10.2014 tarihleri için düzenlenen ecrimisil ihbarnamelerinin tebliğ edildiğini, davacı …’ın üzerine düşen tutarları 30.09.2016 tarihinde yatırdığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Kavak Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2017/43 Esas, 2017/251 Karar sayılı ilamı ile; İçişleri Bakanlığının 18.04.2017 tarihli ve 2017/155 karar sayılı kararı ile Samsun ili … ilçesi … mahallesi … ile … mahallesi … yerleşim yerlerinin aynı ilin … ilçesi … mahallesine bağlanmasına dair karar verildiği, HMK’nın 12 nci maddesi gereğince davaya konu taşınmazın idari sınırları içerisinde bulunduğu il veya ilçe adli yargı yerinde bakılması gerektiği ve bu hususun kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin Yetkisizlik nedeni ile reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Samsun Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2017/516 Esas, 2021/59 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazın dava tarihinden önceki 15-20 yılı gösterir iki yarı zamanda çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafı ve en eski tarihli hava fotoğrafları ile bu yıllara ilişkin memleket haritaları istenerek dosya içerisine alındığı, hava fotoğrafları ve memleket haritasının değerlendirilmesi için ve dava konusu taşınmazın durumunun incelenmesi için (zilyetlik durumu, kullanılıp kullanılmadığı) harita mühendisi bilirkişisinden aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu parselin sınırlarının 1955, 1972 ve 1986 tarihli hava fotoğrafında net bir şekilde görüldüğü, imar ve ihyasının 1955 yılından önceye dayandığı, 1986 tarihli hava fotoğrafında ise parselin ekili tarım arazisi olduğunun görüldüğü, 2012 yılına ait ortofotoda ve 2019 yılına ait uydu görüntüsünde parsel sınırlarının değişmediği ve parselin fındık bahçesi olarak kullanıldığı, 2007 yılında yapılan kadastro esnasında 20 yıllık zilyetlikle kazanım şartlarının sağladığı, parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi anlatımlarının da bu yönde olduğu, davacının davasını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Samsun ili … ilçesi … mahallesi 247 ada 11 nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 15.04.2021 tarihli ve 2021/363 Esas, 2021/503 Karar sayılı ilamıyla; davacının dilekçesinde taşınmazın adına tescilini talep ettiği, sonraki duruşmalarda miras payı talebinde bulunduğu, davacının aşamalarda değişen taleplerinin birbiri ile çeliştiği halde bu çelişkinin giderilmediği, talebinin açıklattırılmadığı, adına tescil talep ediyorsa taşınmazın kök muristen kendisine hangi hukuki sebeple (satış, bağış, taksim v.s) kaldığının davacıya sorularak açıklattırılması gerektiği, bu hususların keşif sırasında mahalli bilirkişi ve tanıklardan sorularak araştırılmadığı, davacının miras payı talep etmesi halinde ise davalı hazinenin terekeye karşı üçüncü kişi olduğu nazara alındığında aktif dava ehliyetinin tartışılmadığı, hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın kullanım süresi ve bitkilerin yaşlarının değerlendirilmediği, bu manada ziraat bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, davacı ve murisinin taşınmazdaki zilyetliğinin başlangıç ve sürdürülüş biçimine ilişkin mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının yeterli olmadığı gibi norm kısıtlaması yönünden davacı ve kök murisi hakkında 40/100 dönümlük norm kısıtlaması yönünden belgesiz araştırmasının hiç yapılmadığı, açıklanan hususlar gözetilerek araştırma ve yeniden keşif yapılarak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/(1)-a.6 ncı maddesi gereğince Kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının Kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile dava konusu taşınmazın müvekkilinin babasının vefatından sonra taksim suretiyle müvekkiline intikal ettiğini ve taşınmaz hakkında diğer mirasçıların bir payı bulunmadığını belirttiği, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi anlatımlarına göre dava konusu taşınmazın 1955 yılından beri davacı …’nin murisi babası … tarafından imar ihya yoluyla işlendiği ve zilyetlik başlangıcının babası ile başladığı ve daha sonra davacı … tarafından fındık dikilerek sürekli tarım yapılmak suretiyle halen kullanılmakta olduğu ve zilyetliğin devam ettiği, taşınmazın davacıya murisi babasından miras paylaşımı sonucu intikal ettiği ve diğer mirasçıların haklarının bulunmadığını belirttikleri, fen memuru ve harita mühendisi bilirkişilerinin raporuna göre de dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanım şartlarını sağladığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altıda bulunan yerlerden olmadığı kanaatine varıldığı, ziraat mühendisinin raporuna göre taşınmaz üzerindeki 25-30 yıllık fındık ağaçlarının kesintisiz fındık tarımı yapıldığını gösterdiğini belirttiği, bu durumda dava konusu taşınmazın en az 20 yıldan davacının ve öncesinde murisi babası tarafından çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetliği bulunduğu ve kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın Kabulü ile, Samsun ili … ilçesi … Mahallesi 147 ada 11 nolu parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığından reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, davacıların 66292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 Sayılı Kanun) 12 nci maddesi uyarınca 21.08.2014 tarihli Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Doğrudan Satış Başvuru Dilekçesi ile başvuruda bulunarak dava konusu taşınmazı kullandığını belirterek satın alma talebinde bulunduğunu, buna müteakiben … Malmüdürlüğü personelleri tarafından 10.10.2014 tarihinde yapılan mahalli tespitte Mahalle muhtarı ve iki aza tarafından imzalanarak kayıt altına alınan taşınmaz tespit tutanağında davacıların 08.09.2007 yılından itibaren taşınmazı kullandığını beyan ettiğini ve söz konusu işgalden dolayı idarece hesaplanan ecrimisil bedelinin davacı tarafından ödendiğini, bu bakımdan davacının dava konusu taşınmaza ilişkin yapmış olduğu ecrimisil ödemesi ile taşınmaz mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu kabul etmiş olması sebebiyle dava konusu taşınmazı malik sıfatıyla kullanmasının mümkün olmadığını, dosyaya sunulan taşınmaz tespit tutanağında düşülen şerh ile davacının dava konusu taşınmazı 08.09.2007 yılından itibaren kullandığı anlaşıldığından kanunda belirtilen yasal şartlar oluşmadığından davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verecek olması halinde Maliye hazinesinin bu tür davalarda yasal hasım olduğu göz önünde bulundurularak aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bu bakımdan mahkeme kararı ile davalı idare aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında tespit edilen niteliğine, fotogrametri bilirkişinin 1955, 1972, 1986 tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu tespit tarihine kadar taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldıklarının bildirilmesine, ziraat bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan fındık ocaklarının 25-30 yıllık olduğunu bildirmesine, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nın 353/(1)-b.1 inci maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri. 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun). 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu. (4721 sayılı Kanun)
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine’den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.