onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kesinleşmiş orman tahdidi nedeniyle tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılamayı ele almaktadır. Davacı … İdaresi, Dinar ilçesi Afşar köyü 1006 parselin mera vasfıyla kayıtlı olduğunu, ancak sonradan yapılan orman kadastrosunun bu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını ve dolayısıyla mera tespitinin hukuki değerini yitirdiğini savunmuştur. Davalı Hazine ise, orman kadastrosunun haksız olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, orman kadastrosunun kesinleştiğini ve bu nedenle taşınmazın orman vasfında kabul edilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkeme, orman kadastro tutanağında belirtilen sınırların uydu görüntüleriyle doğrulandığını ve mera sicil kaydının iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, orman tahdidi içinde kalan taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiştir. Bu karar, kesinleşmiş orman kadastrolarının hukuki geçerliliğini ve mera vasfının iptalini vurgulamaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2023/1996 E.  ,  2024/8032 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2413 E., 2023/247 K.
    KARAR : Davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
    Davacı … İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın kabulüne
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Dinar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/42 E., 2022/250 K.
    Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı … İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    1970 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmasında dava konusu Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi Afşar köyü 1006 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden mera vasfıyla ve 2.432.150,00 m2 olarak 21.05.1970 tarihinde tespit edilmiş ve sınırlandırılmış, kadastro çalışması 31.01.1971 ile 03.03.1971 tarihleri arasında ilan edilmiş, tespite yapılan itiraz üzerine komisyon tarafından 28.06.1974 tarihinde itirazların reddine karar verilmiş ve komisyon kararı 25.07.1981 tarihinde kesinleşmiştir. Tesis kadastrosu çalışması yanında dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 13.09.2015 tarihinde kesinleşen 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) EK-5 inci maddesi kapsamında yapılan orman kadastrosu, 10.04.2017 tarihinde ilan edilen mera tahsis çalışması, 15.01.2018 tarihinde kesinleşen sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B çalışması bulunmaktadır.

    Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi Afşar köyü 1006 nolu parselin mera vasfıyla kamu orta malı olarak tapuya kayıtlı olduğunun ve kamu orta malları siciline de mera olarak kaydedildiğini, dava konusu taşınmazın yer aldığı yörede 31.01.1971 tarihinde 766 sayılı Tapulama Kanunu’na (766 sayılı Kanun) göre tapulama çalışmaları yapıldığını, 3402/6495 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında yapılan orman kadastrosunun 13.08.2015 tarihinde ilana çıktığını ve 1 ay sonra 13.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, 3402/6495 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B uygulaması ve sınırlandırılması sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanlarda 2/B çalışmalarına 138 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 14.12.2017 tarihinde askı ilanına çıktığını ve 30 gün sonra 15.01.2018 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın 2/B uygulamasına konu olmadığını, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinde her ne kadar mera olarak sınırlandırılmışsa da; sonradan yapılan ve itirazsız kesinleşen orman kadastrosunda kısmen tahdit sınırları içinde kaldığından ve orman tahdidi içinde kalan mera sınırlandırması hukuki değerini yitireceğinden orman tahdidine karşıda tespitten bahisle bir dava açılmadığından dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, kesinleşen orman tahdidine aykırı tespit geçerli olamayacağından ve dava konusu parselin kısmen kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığından davanın kabulü ile dava konusu Dinar ilçesi Afşar köyü 1006 nolu parselin orman sınırları içinde kalan bölümünün tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescili ile kamu orta malları özel sicilinden silinmesine karar verilmesini istemiştir.

    Davalı … adına … cevap dilekçesinde özetle; 2015 yılında yapılan orman kadastrosu ve tespitinin haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle zamanaşımı/hak düşürücü süre nedeniyle reddine, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın mera olarak tespitine Mera Komisyonunca Mera Teknik Heyetine inceleme yaptırılarak alınan sonuca göre karar verildiğinden usul ve yasaya uygun olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi Afşar köyü 1006 parsel sayılı taşınmazın 30.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ve ek 7 nolu krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 55.734,22 m2’lik mera sicil kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, arta kalan kısım olan 107,89 m2’lik kısmın mera vasfında olduğundan bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; askı ilan süresi içinde itiraz edilmediği için kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılacak tahdidin iptali davası ile orman kadastrosundaki niteliği iptal edilmedikçe orman sayılan yerlerden olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, orman kadastro tutanağında belirtilen orman sınırlandırma noktaları zeminde belirlenmemişse de sınırlandırma tarihine yakın tarihli uydu görüntüleri ile orman sınırlandırma tutanaklarında okunan noktaların yer ve yönünün uyumlu olduğunun anlaşıldığı, mahkemece belirlenen alanın orman vasıflı olduğunun kabulünde ve mera vasıflı taşınmaz sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiğine göre mera sicil kaydının iptali ile orman vasfı ile tapuya tesciline karar verilmesinde hukuka aykırı yön bulunmadığı, ancak karar tam kabul niteliğinde olmasına rağmen kısmen kabul yönünde hüküm kurulmasının ve taraflarca getirilme ilkesinin (HMK m.25) kıyas yoluyla yorumlanması sonucu kesinleşme şerhli hükmün kendiliğinden Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı … İdaresi vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile hükmün 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince düzeltilmesine ve davacının davasının kabulü ile; Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi Afşar köyü 1006 parsel sayılı taşınmazın 30.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ve ek 7 nolu krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 55.734,22 m2’lik mera sicil kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

    Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde de ayrıntılı olarak belirtildiği üzere İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 1 numaralı bendinde mera sicil kaydının iptaline karar verildiğini, mevcut tapu kaydının iptali mi, yoksa mera özel sicilinden iptal kararı mı verildiğinin açık olmadığını, bu durumun kararın ilgili Kadastro Müdürlüğünce infazı sırasında çelişki doğuracağını, yine kararda açıkça mera özel sicilinden silinmesine dair bir karar verilmediğini, mevcut tapunun iptal edilmemesinin mükerrerlik oluşturacağını ve orman vasfıyla tesciline karar verilen taşınmazın özel sicilden silinmesine karar verilmemesinin de tapu kaydı ile çelişeceğini, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerekirken, başvurularının kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

    Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu verildiğini, yapılan keşifte mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğunu, kadimden beri mera olarak kullanageldiklerini beyan ettikleri halde mahkemece beyanlara itibar edilmeyerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesinin yanlış ve yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen beyanda bulunan köy muhtarının da aynı yönde beyanda bulunduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

    Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.