|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro tespitine itirazı konu almaktadır. Davacı, taşınmazın Hazine adına tespit edilmesi gerektiğini savunurken, davalı ise tespitlerin geçerli olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın uzun süredir tarımsal amaçla kullanılmadığını, orman içi açıklık niteliğinde olduğunu ve dolayısıyla davalı lehine zilyetlikle mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkemenin kararını onayarak, taşınmazın tarla niteliği ile davalı adına tespitinin hukuken geçerli olmadığını vurgulamıştır. Mahkeme, taşınmazın ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığını ve orman sayılan makilik alanlar tanımına uyduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, davanın kabulü yönündeki kararın isabetli olduğuna hükmetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, davalı vekilinin temyiz talebini reddetmiştir. Bu karar, kadastro tespitinin geçerliliği ve taşınmazın niteliği üzerine önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
8. Hukuk Dairesi 2023/2061 E. , 2024/7576 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/343 E., 2023/109 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/207 E., 2021/301 K.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Milas Kadastro Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Muğla ili Bodrum ilçesi Çiftlik Mahallesinde 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi gereğince kadastro tespit çalışması yapıldığı, bu çalışmalar sonunda; dava konusu 320 ada 3 parselin, 907,08 metrekare yüzölçümünde, tarla niteliğinde, belgesizden, Hazine adına tespit edildiği, tutanağın beyanlar hanesinde parselin 2 nci derecede doğal sit sınırları içinde kaldığı yönünde şerh yazıldığı, tespite itirazın Kadastro Komisyonunun 10.12.2020 tarihli kararı ile itirazın kabulüne, dava konusu 320 ada 3 parselin zeytinli tarla vasfı ile … kızı … … adına tespitine oy çokluğu ile karar verildiği, kadastro çalışma sonuçları ve tutanaklarının 25.12.2020 – 25.01.2021 tarihlerinde askı ilana çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi Çiftlik Mahallesi, 320 ada 3 parselin, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmasına rağmen, bölgede 2020 yılında 3402 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro tespit çalışmaları sonunda davalı adına tespit edildiğini, daha önceki kadastro tespitinde tescil harici bırakılan taşınmazın Hazine adına tespiti gerektiğini, kişiler adına tespit edilemeyeceğini belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tespit ve tescilini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Dava, 3402 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü, 17 nci ve geçici 8 inci maddesi kapsamında bir yerin imar ve ihya ile kazanılması için taşınmazın emek ve para sarf edilerek tarım arazisi hâline getirilmesi gerekli olup incelenen hava fotoğrafları ve memleket haritalarında taşınmazda zeytin ağaçlarının aşı yaşından anlaşılacağı üzere imar ihyanın 40-50 yıl öncesinde başladığı ancak taşınmaz toprağının 25-30 yıldır zemin işlemi görmediği başka bir deyişle iradi terk oluştuğu, dava konusu taşınmazın dört tarafının orman parseli ile çevrili olması karşısında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilmesi mümkün olmayan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, bunun yanı sıra %18 eğimli olması nedeniyle orman sayılan makilik alanlar tanımına uyduğu, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/22 Esas ve 2011/120 Karar sayılı ilamında da bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 60,53 metrekarelik kısmın orman içi açıklık olması sebebiyle davanın reddine karar verildiği ve kesinleştiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Çiftlik mahallesi, Meşelik mevki, 320 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağının iptali ile taşınmazın 907,08 metrekare yüzölçümü ile orman vasfı ile davacı Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun’un geçici 8nci maddesi gereğince yapılan kadastro tespitinde tarla niteliği ile davalı adına tespiti yapılan taşınmazın uzun zamandan beri tarımsal amaçla kullanılmadığı, uzun süre toprak işlemesi yapılmamış üzerinde ekili-dikili kültür bitkisi bulunmayan taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı ve orman içi açıklık niteliğinde olan taşınmazda davalı lehine zilyetlikle mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olduğundan istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.