|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescili konusunda orman kadastrosunun kesinleşmesi ve orman vasfının belirlenmesi üzerine yoğunlaşmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın bir kısmının orman sınırları içinde kaldığını ve dolayısıyla orman niteliğinde olduğunu tespit ederek, bu kısmın tapusunun iptaline ve Hazine adına tesciline karar vermiştir. Hazine vekilinin istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan bilirkişi raporları ve keşif sonucunda, orman kadastrosunun kesinleştiğini ve taşınmazın orman vasfını kaybetmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararında usul yasasına aykırılık bulunmadığını ifade etmiştir. Ancak, temyiz aşamasında, taşınmazın iki ayrı parçaya ayrılması gerektiği ve bu durumun göz önünde bulundurulmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Hazine vekilinin temyiz itirazlarını kısmen kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını düzelterek onamış ve taşınmazın diğer kısmının da tescil edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, orman vasfı taşıyan taşınmazların mülkiyetine ilişkin hukuki düzenlemeleri ve kadastro süreçlerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2023/2558 E. , 2024/7566 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1573 E., 2022/1617 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/596 E., 2022/138 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde, Samsun ili … ilçesi … Mahallesinde kain 121 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 1956 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tarla vasfı ile … ve müşterekleri adına tespit edildiğini, Orman Kadastro Komisyonu tarafından Samsun ili … ilçesi … Mahallesinde orman kadastro çalışmalarına başlandığını, sonuçlarının 12.04.2013 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmada dava konusu taşınmazın bir kısmının orman olarak sınırlandırıldığını, orman kadastrosunun kesinleştiğini, taşınmazın eski tarihli memleket haritası, meşcere haritası, hava fotoğraflarında, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresi itibariyle hukuken ve fiilen orman vasfında olduğunu belirterek, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre orman olan kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, … Mahallesinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosuna göre dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen, (Orman bilirkişileri raporunda (A) harfi ile gösterilen aynı yer) 1.596,52 m² lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığı ve bu nedenle orman niteliğinde olduğu, yine mahkemece yapılan keşif neticesinde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi gereğince inceleme yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın 1.596,52 m² lik kısmının orman açısından uygun koşullarda olduğunun belirtildiği, taşınmazın öncesi orman olduğu gibi yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 04.01.2021 havale tarihli fen bilirkişi rapor ve ekinde yer alan krokide (B) harfiyle gösterilen, 1.596,52 m² lik kısmının taşınmazdan ifrazen ayrılarak davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, çekişmeli 121 ada 16 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen tahdit içinde kaldığının, yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporlarından anlaşılmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir usul yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Bafra Kadastro Mahkemesi’nin 12.04.1960 tarihli ve 1960/1384 Esas, 1960/383 Karar sayılı kararıyla hükmen tapuya tescil edildiğini, Orman İdaresinin arazi tapulamasına itiraz etmediğini, arazi tapulaması ve neticesinde hükmen tescil ile oluşan tapu kaydının Orman İdaresini bağladığını, taşınmazın öncesi itibariyle orman olmadığını, kadimden beri tarla vasfı ile tapuya kayıtlı bulunduğunu, etrafının özel mülke konu şahıs arazileriyle çevrili olduğunu, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olduğunu, Hazine yönünden uyuşmazlığın idari yolla çözümlenmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın 04.01.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.596,52 metrekare yüzölçümlü bölümünün taşınmazdan ifrazen ayrılarak davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, hükme esas kroki incelendiğinde (B) harfi ile gösterilen bölümün taşınmazdan ifrazı neticesinde taşınmazın iki ayrı ve bağımsız parçaya ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda krokide (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden de aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde kararda bu hususun gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ve kamu düzeni gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 inci bendinden sonra gelmek üzere “2- Samsun ili … ilçesi … Mahallesi, 121 ada, 16 parsel sayılı taşınmazın 04.01.2021 havale tarihli fen bilirkişileri … ve …’un rapor ve ekinde yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen 1.507,49 m²’lik kısmının aynı adanın son parsel numarası verilmesi suretiyle davalılar adına tapu kaydındaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline,” bendinin eklenmesine, diğer bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.