onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tescili talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın bazı kısımlarında zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu kabul ederken, diğer kısımlarda bu koşulların oluşmadığına karar vermiştir. Davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını esastan reddetmiştir.

Temyiz incelemesi sırasında, taşınmazın kadastro tutanağının düzenlenip düzenlenmediği ve tapu kayıtlarının durumu araştırılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26 ve 27. maddeleri gereğince, kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar için davanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Sonuç olarak, taşınmazın kadastro durumu ve tescil işlemleri açısından gerekli araştırmalar yapılmadan davanın devam etmesinin hukuka aykırı olduğu vurgulanmış ve bu nedenle ilk mahkeme kararının bozulması gerektiği ifade edilmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2023/4720 E.  ,  2024/5245 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı … dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Samandağ ilçesi … Mahallesinde bulunan yaklaşık 35.000 metrekarelik alanın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “(A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlar bakımından imar-ihya ve zilyetlikle kazanıma koşullarının oluştuğu, (C) ile gösterilen kısım bakımından zilyetlikle edinilme şartlarının oluşmadığı, (D) ile gösterilen kısmın davadan tefrik edildiği ve davanın tescil davası olması nedeniyle Tapu Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı” gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, Kadastro Bilirkişisi …. ve Harita Mühendisi …nın 17.01.2018 hakim havale tarihli raporunda (C) harfi ile gösterilen kısımlara yönelik açılan davanın reddine, aynı havale tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen 14.404,36 m2’lik ve 2.006, 44 m2’lik kısmın yeni bir ada ve parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, aynı havale tarihli raporunda (D) harfi ile gösterilen kısım yönünden Mahkemenin 2018/226 Esas ve 2018/325 Karar sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verildiğinden bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı … Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, temyiz incelemesi sırasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sayfası üzerinde yapılan sorgulamaya ve UYAP sistemi üzerinden alınan tapu kayıt örneğine göre, çekişmeli taşınmazın parsel numarası aldığı anlaşılmaktadır.

    3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun’un 27 nci maddesinde ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine re’sen devrolunacağı belirtilmiştir.

    Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ekindeki kroki de eklenmek suretiyle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak tescil davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, taşınmazın tamamen mi kısmen mi tutanak düzenlenen kısımda kaldığı tereddütsüz olarak belirlenmeli; ayrıca adı geçen birimlerden taşınmazın ilk oluşumundan itibaren tüm tapu kayıtlarının ve tapu kütük sayfasının, tapu kadastro sonucu oluşmuş ise kadastro tespit tutanağının onaylı sureti getirtilerek tapunun ilk oluşum tarihi tespit edilmeli; yapılacak bu araştırma sonucu çekişmeli taşınmaz hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması halinde, tutanak düzenlenen bölüm bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 26 ve 27 nci maddeleri gereğince davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemelerine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının re’sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerektiğinden, sair yönler incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

    Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.