|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapusuz taşınmazın tescili davasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının değerlendirilmesine odaklanmaktadır. Davacı, taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını ve zilyetlik yoluyla edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek tescil talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermiş, ancak Hazine vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, imar planı ve diğer hukuki koşulların araştırılmadığını belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay, imar planının varlığının ve tarihinin belirlenmesinin, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını etkileyen önemli bir unsur olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadığı, ecrimisil tutanağının düzenlenip düzenlenmediği gibi hususların araştırılması gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme, bu nedenle yeniden keşif yapılmasını ve bilirkişi raporlarının denetlenmesini istemiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Hazine vekilinin karar düzeltme talebini kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, taşınmazın tescili için gerekli olan hukuki koşulların titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2024/2881 E. , 2024/7712 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/248 E., 2020/76 K.
KARAR : Davanın kabulüne
KARAR DÜZELTME
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 19.12.2023 tarihli ve 2021/4631 Esas, 2023/6554 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 05.04.2013 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … ilçesi … beldesi … mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, 10.02.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 998,65 m², (B) harfi ile gösterilen 515,95 m² yüzölçümlü taşınmazların davacı adına tapuya tesciline, Hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarihli ve 2016/149 Esas, 2017/5305 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ”Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının davada taraf olmadığı, fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sadece çekişmeli taşınmazın krokisinin çizilmiş olup komşu parselleride gösterir şekilde krokili rapor düzenlenmediği, ayrıca çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar planı içinde kalıp kalmadığı, imar planının kesinleşme tarihi, idarece ecrimisil tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, kamuya tahsis edilip edilmediği araştırılmadığı,bu sebeplerle öncelikle dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılması, daha sonra taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar planı içinde kalıp kalmadığı, varsa imar planının kesinleşme tarihi, idarece ecrimisil tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, kamuya tahsis edilip edilmediği araştırılması, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma işlemlerine ilişkin tutanak ve haritaların dosya içine alınması,yeniden keşif yapılarak ve toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 29.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda … mevkiinde bulunan (A) harfi ile gösterilen 998,63 metrekarelik taşınmaz ve (B) harfi ile gösterilen 515,93 metrekarelik taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.12.2023 tarihli ve 2021/4631 Esas, 2023/6554 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, davalı Hazine tarafından karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince (A-B) harfi ile gösterilen kısımlar bakımından zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; dairede aynı gün … beldesinde bulunan taşınmazlar için açılan tescil davalarına ilişkin yapılan karar düzeltme incelemesi sırasında bazı dosyalarda taşınmazların olduğu yerde … Belediye Meclisince 07.08.2001 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olduğu bildirildiği halde bazı dosyalarda taşınmazların olduğu yerde dava tarihinden önce uygulama ve nazım imar planı olmadığı bildirilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) ihya edilen taşınmaz mallara ilişkin 17 nci maddesinin 2 nci fırkası, “il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz” hükmünü içermekte olup buna göre, imar planına alınan bir taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak mülk edinilebilmesi için tüm koşulların, imar planının onay tarihine kadar oluşmuş olması gerekir. Burada bahsedilen imar planı, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 8/b maddesinde tanımlanan, nazım ve uygulama imar planı olup, dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın 07.08.2001 tarihli uygulama imar planı kapsamında olduğu bildirilmişse de; taşınmazın bulunduğu … Mahallesindeki tescil davası sonucu verilen kararlara (2024/2880 Esas, 2024/7720 Karar, 2024/2100 Esas-2024/7713 Karar) ilişkin dairemizce aynı gün incelemesi yapılan bazı dosyalarda taşınmazların bulunduğu yerde imar planı olmadığı bildirilmiştir. Taşınmazın imar planı kapsamına alınması ile bu tarihten sonra sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğinden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile 20 yıl devam etmesi gereken zilyetlik süresinin hesaplanmasında davanın sonucuna etki edecek nitelikte olduğundan mahkemece bu hususta yeniden araştırma yapılması, belirlenecek tarihe göre zilyetlik yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.
Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporlarında 1953-1981-1992 tarihli hava fotoğrafları incelenmişse de; bu hava fotoğraflarında yapılan gösterimde dava konusu taşınmaz tek başına işaretlenmiş, taşınmaza en yakın kadastro parselleri ve yakın çevrede açılan diğer tescil davaları da görülecek şekilde çakıştırma yapılmadığından bilirkişi raporları denetlenememiştir.
Açıklanan nedenlerle öncelikle dava konusu taşınmazın konumunu en yakın kadastro parselleri ile birlikte gösteren bilirkişi raporundaki kroki, yazılacak müzekkereye eklenmek sureti ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde uygulama veya nazım imar planı bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte yapılıp kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bu planlar kapsamında kalıp kalmadığı, … Belediye Meclisince 07.08.2001 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı hem ilçe hem büyükşehir belediyelerinden sorulmalı, dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazların kadastro tutanakları tapu kayıtları varsa tespitlerine esas alınan belgeler hükmen tescil edilenler varsa dava dosyaları ve taşınmazı yakın çevresi ile birlikte gösterir kadastro paftası dosya içerisine alındıktan sonra, gelen yazı cevabına göre zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmesi için daha önce keşfe katılan bilirkişilerden hem keşifte uygulanan hava fotoğrafları ile varsa 1981-1992 yılları arasında çekilen hava fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yapılmak sureti ile dava konusu taşınmazın konumu, üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, varsa ağaç sayısı ve cinsi, tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı, imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, ekonomik amaca uygun kullanım olup olmadığı hususlarında ek rapor alınmalı, dava tarihinden önce uygulama veya nazım imar planı varsa bu tarihe kadar yoksa dava tarihine kadar Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci ve TMK’nın 713 üncü maddelerinde düzenlenen koşulların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin, aynı çevrede bulunup tescil davasına konu edilen taşınmazlar ve hükmen oluşan tapu kayıtları da değerlendirilmek sureti ile incelenmesi ve bilirkişi raporları denetlenmek sureti ile oluşacak sonuca sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden, Dairemizin 19.12.2023 tarihli ve 2021/4631 Esas, 2023/6554 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin KABULÜNE,
Dairemizin 19.12.2023 tarihli ve 2021/4631 Esas, 2023/6554 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.