onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu’nun 588. maddesi uyarınca tapu malikinin gaipliği ve taşınmazın 10 yıl süreyle idare edilmesi nedeniyle Hazine adına tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, gaip kişinin taşınmaz üzerindeki haklarının korunamadığı ve şahsa ulaşılamadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazında, gaip kişinin taşınmazdaki payının değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, ancak keşif tarihi itibariyle belirlenen değerin esas alınmasının hatalı olduğu belirtilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalı kayyımın yargılama giderlerinden sorumlu olduğunu kabul etmiş, ancak hüküm fıkrasındaki gaibin isminin hatalı yazıldığını tespit ederek düzeltme yapılmasına karar vermiştir. Temyiz aşamasında, somut olayda hatalı belirlenen değer üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, ancak bu yanlışlığın yeniden yargılama gerektirmediği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, hatalı ibarenin düzeltilmesi suretiyle onanmıştır.

7. Hukuk Dairesi         2024/982 E.  ,  2024/5516 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :…Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1879 E., 2023/2436 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ :…18. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/247 E., 2022/103 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı Hazine vekili, dava konusu…ili, …ilçesi, … Mahallesi, 3542 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 10/49 hissedarı Avram İstorogo oğlu İsak’a …4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.11.2007 tarihli ve 2007/304 Esas, 2007/877 Karar sayılı ilamı ile…Defterdarının kayyım tayin edildiğini ileri sürerek, söz konusu taşınmazın, TMK’nın 588. maddesi gereğince 10 yıllık kayyımla idare süresi dolmuş bulunduğundan davalının gaipliğine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı kayyım İdaresi vekili, cevap dilekçesi vermemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile …’a …4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/304 Esas, 2007/877 Karar sayılı ilamı ile…Defterdarının kayyum ilan edildiği, kayyımla idare süresinin 07.11.2017 tarihi itibari ile 10 yıllık sürenin geçmesi ile dolduğu, şahsa ulaşılamadığı, şahsa ait herhangi bir kayda rastlanılmadığı ve yapılan ilanlara rağmen gaibe ya da mirasçılarına ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim kayyımı olan Defterdar, burada Hazineyi temsilen hareket etmemekte aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumak için işlem yapmakta olduğu, davalı Kayyım İdaresinin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, ancak hüküm fıkrasında gaibin isminin hatalı yazıldığı, bunun düzeltilmesinin gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılması ile gaibin isminin doğru şekli ile hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilin yasal hasım olduğunu, yargılama giderlerinden sorumlu olmamasının gerektiğini, vekalet ücretinin ve harcın maktu olmasının gerektiğini beyan etmiştir.

    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, TMK.’nın 588. gereğince tapu malikinin gaip olması ve taşınmazın 10 yıl süre ile idare edilmiş olması nedeniyle tapu malikinin gaipliğine ve tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescil istemine ilişkindir.

    Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; somut olayda, gaipliğine karar verilen hasmın dava konusu taşınmazdaki payının dava tarihindeki değeri esas alınarak nispi vekalet ücreti takdir gerekirken keşif tarihi itibariyle belirlenen değerin esas alınması bozmayı gerektirir.

    Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “49.415,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 27.622,65 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    05.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
    (Karşı Oy)

    KARŞI OY
    Dava 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588 maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ana düzen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilmenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir.

    Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası devlete geçer” hükmü gereğince açılan davadaki uyuşmazlık hakkında verilen karar Hazinenin mirasçılığının, hak sahibi olup olmadığının tespitine ilişkin olup, taşınmazın mülkiyeti uyuşmazlık konusu olmadığından, mahkemece tapu iptali ve tescile yönelik hüküm kurulmuş olsa dahi maktu vekalet ücreti ve maktu harca hükmedilmesi gerekirken, kanun hükmü gereğince mirasçılık tespitine ilişkin uyuşmazlık hakkında nispi vekalet ücreti ve harca hükmedilmesi hukuka uygun olmadığından sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.