onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil davasında, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Dava konusu taşınmazın Menderes Nehri’nin eski yatağı olması nedeniyle, devletin tasarrufu altında bulunduğu ve bu nedenle imar-ihya ile kazanılamayacağı belirtilmiştir. Mahkeme, taşınmazın taşkın sahasında olup olmadığını kesin olarak belirlemek için gerekli araştırmaların yapılmadığını tespit etmiştir.

Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, taşınmazın durumunu netleştirmek için DSİ tarafından yapılan ıslah ve sedde çalışmalarının araştırılmasını istemiştir. Bu bağlamda, taşınmazın imar-ihya ile kazanılması için gerekli koşulların oluşup oluşmadığına dair eksik inceleme yapılmasının, hükmün bozulmasına neden olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, davalı hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek, mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

7. Hukuk Dairesi         2024/2952 E.  ,  2024/5036 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    EK KARAR TARİHİ : 18.01.2021
    SAYISI : 2022/441 E., 2024/182 K.
    DAVALILAR : Aydın Maliye Hazinesi vd. vekili Avukat … vd.
    DAVA TARİHİ : 11.08.2015
    KARAR : Davanın kabulü

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının…ilçesi, …Mahallesi’nde bulunan 780, 783, 786, 788, 785 ve 782 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, maliki olduğu taşınmazlar ile bu taşınmazların uzantısı niteliğindeki dava konusu yaklaşık 20 dekar yüzölçümlü taşınmazın zilyetliğini önceki maliklerinden 1974 tarihinde devir aldığını, taşınmazın kadastro sırasında Menderes Nehri altında olması nedeni ile tapulama harici bırakıldığını, ancak daha sonra nehrin yatak değiştirmesi nedeni ile yeniden zilyetliğin başladığını, zilyetliğin yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla nizasız fasılasız sürdüğünü ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1. Davalı … Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, zilyetlik şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zaman aşımıyla kazanılabilecek taşınmazlardan olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

    2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu, davacının taşınmaz üzerinde nizasız fasılasız 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığını, imar-ihya ile kazanma koşullarının oluşmadığını ve taşınmazın imar ihya ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

    3. Davalı … Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davada davalı sıfatlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ile davalı … Belediyesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 21.05.2021 tarih ve 2021/482 Esas, 2021/535 Karar sayılı kararıyla; davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizin 26.10.2022 tarih ve 2021/5931 Esas, 2022/6257 Karar sayılı ilâmında; dava konusu 94 parselin kadastro tutanağı ve davacının dayandığı zilyetliğin devri sözleşmeleri göz önüne alınarak, 1959 tarihinden daha öncesine ait hava fotoğrafları dosya içerisine getirtilip, jeodezi ve fotogrametri uzmanından usulüne uygun düzenlenmiş rapor alınıp, dava konusu taşınmazın TMK’nın 708 inci maddesi anlamında yeni arazi olup olmadığı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra hüküm kurulmasının gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile; …Mahallesi’nde bulunan ve 08.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun eki ölçü krokisinde “A” harfiyle gösterilen 18.310,65 metrekare alanın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı … Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın imar-ihya olgusuna dayanarak zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin zilyetlikle iktisabının söz konusu olamayacağını, Menderes Nehri’nin fiili yatağı olması nedeniyle anılan taşınmazın tescil harici bırakıldığını, kadastro işleminin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçmekle kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağını, taşınmazın Menderes Nehri’nin yatak değiştirmesi neticesinde oluştuğunu, ancak Bölgede DSİ tarafından yapılan seddin 2000’li yıllarda yapıldığını, dava 2015 yılında açıldığından 20 yıllık zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığını, taşınmazın sedde yapılmadan önce her yıl Menderes Nehri’nin su taşkınlarına maruz kaldığını, seddin tam olarak hangi yıl yapıldığının tespit edilemediğini, dava konusu taşınmazın Büyük Menderes Nehri’nin 200 m sağında ve 200 m solunda bulunan ve Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen (Karar Sayısı:12920) taşkın saha içinde kaldığını, taşkın sahada kalan kısımların özel mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle dava konusu alanın Maliye Hazinesi adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddelerine dayalı olarak imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin birinci fıkrası.

    3. Değerlendirme
    1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarihli ve 2012/8-869 E., 2013/375 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerden olması gerekir. Kamu hizmetine tahsis, hukuken olabileceği gibi fiilen de olabilir. Kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik ve fundalık gibi topraklar imar ve ihyaya müsait olan yerlerdir. 3402 sayılı Kanun’un 16/A maddesinde belirtilen hizmet malları, 16/B maddesinde belirtilen orta malları, yollar, meydanlar ile 16/C ve 16/D maddelerinde belirtilen taşınmazların imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir.
    2. Nitekim, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Ancak bu yerlerin koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkündür. Buna karşılık aktif nehir, çay yatakları etki alanında bulunan yerlerin imar ve ihya ile kazanılması mümkün değildir. (HGK’nın 02.10.1996 gün ve 1996/20-429 E., 1996/643 K.; HGK’nın 18.02.1998 gün ve 1998/4-122 E., 1998/138 K. sayılı ilamları)

    3. …Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz bölümünün 1969 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında Menderes Nehir yatağı vasfı ile tescil dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.

    4. İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı taraf lehine iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

    5. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nün 26.12.2023 tarihli yazısı ve 05.03.2024 tarihli ek bilirkişi raporu gözönüne alındığında, dava konusu tescil harici bırakılan taşınmazların bir bölümünün 10.06.1951 tarihli ve 7838 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen taşkın saha içinde kaldığı anlaşılmaktadır.

    6. Bu durumda Mahkemece; dava konusu taşınmazın Büyük Menderes Nehri’nin taşkın sahasında olup olmadığının kesin olarak belirlenebilmesi için nizalı taşınmazın bulunduğu yerde ıslah ve sedde çalışmalarının yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise ıslah ve sedde çalışmalarının kim ya da kimler tarafından yapıldığının, Devlet Su İşleri (DSİ) idaresinin bu yerde ıslah ve sedde çalışmaları yapıp yapmadığının, yapmış ise bu çalışmalarının hangi tarihte başlayıp hangi tarihte sona erdiği araştırılmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece tüm bu hususlar gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı … Hazinesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

    18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.