|
ÖZET: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde açılan tapu iptal ve tescil davasında, davacıların yalnızca zilyet olduklarını ve tapu maliki olmadıklarını belirlemiştir. Davalı tarafın, taşınmazı belediyeden satın alması ve sonrasında devretmesi sürecinde, davacıların zilyetliğinin devam ettiği tespit edilmiştir. Bu durum, davalı …’ın iyi niyetli bir üçüncü kişi olarak kabul edilmesini zorlaştırmaktadır.
Mahkeme, davacıların zilyetlik haklarının korunması gerektiği sonucuna vararak, davalı … aleyhine açılan davaların reddine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, davacıların haklarının ihlal edildiğini ve tapu kaydının iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacıların zilyetlik haklarının tanınması ve tapu kaydının iptali yönünde hüküm verilmesi gerektiğini vurgulamış, ilk derece mahkemesinin kararını eksik araştırma ve hatalı değerlendirme nedeniyle bozmuştur. Bu durum, taşınmaz üzerindeki hakların korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
6. Hukuk Dairesi 2023/3109 E. , 2024/4390 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/404 E., 2023/192 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul-Ret
1- İlk derece mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil davasında, davacıların dava konusu taşınmazda tapu maliki olmadıkları, sadece zilyet oldukları taşınmazın davalı … ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi tarihinde Kozlu Belediyesi adına tapuda kayıtlı olduğu, davalı …’ın ihale ile bu taşınmazı dava dışı belediyeden satın aldığı, işlerinin kötü gitmesi üzerine dava dışı …’a onun da davalı …’e sattığı, …’in temel ilişkinin tarafları arasındaki durumu bildiğinin kanıtlanamadığı iyi niyetli 4. kişi olduğu anlaşıldığından …’in tapu maliki olmaması nedeniyle davalı … aleyhindeki davaların reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 2016/2272 Esas, 2019/218 Karar, 30.01.2019 tarihli ilamıyla sözleşme uyarınca davacıların zilyetliğinde bulunan arsanın davalı … ile yapılan sözleşmeye dayanılarak davalı … tarafından belediyeden bedeli ödenmek suretiyle alındığı, akabinde Engin Ateş ve Ateşhan Mühendislik Arıtım Teknolojileri İnş. Ltd. Şti.’ye 21.01.2011 tarihinde, bu kişi tarafından da davalı …’e 30.04.2012 tarihinde temlik edildiği, temlik aşamalarında dava konusu yerde davacıların zilyetliklerine devam ederek evlerde oturduklarının uyuşmazlık konusu olmadığı, son malik …’in yüklenici olduğu, dava konusu yerde inşaat yaptığı, bu nedenlerle sözleşmelerin ne şekilde yapıldığı konularını ve davalı …’ın belediyeden bu yeri davacıların halefi olarak aldığını bilebilecek durumda olan bir kişi olduğu, nitekim aşamalarda davacılara sözleşme yapılma konusunda teklifler getirildiği de anlaşıldığı, bu durumda davalı … …..’in iyi niyetli olduğunu kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, mahkemece ilk malik … tarafından belediyeye davacıların halefi olarak ödenen bedelin iadesi şartıyla tapu kaydının iptaline ve davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … yönünden kabulü ile; adına olan hissenin iptali ile davacı adına tesciline, davacılar tarafından depo edilen 44.638,80 TL bedelin karar kesinleştiğinde davalı …’a ödenmesine karar verilmiştir.
4- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyizi üzerine Dairemiz 2021/3409 Esas, 2022/3558 Karar ve 23.06.2022 tarihli ilamıyla davalı …’in tüm, davalı …’ın diğer temyiz itirazlarının reddine, mahkeme veznesine depo ettirilen 205 ada 6 parsel sayılı taşınmazın satış bedeli olan 44.638,80 TL’den başka, 205 ada 7 parsel sayılı taşınmazın satış bedeli olan 32.958,00 TL’nin, ilgili kurum kayıtları getirtilmek suretiyle taşınmazların belediyeden satın alınması ve devri aşamasında davacılar yararına yapıldığı tespit olunacak tüm masraf ve ödemeler ile sözleşme kapsamında davalı yüklenici …’a temlik edilen kişisel hak sebebiyle alınan 60.000,00 TL’nin toplamı üzerinden bulunacak bedelin de davacılarca depo edilmesi sağlanarak, davalı …’a iadesi şartıyla şimdiki gibi tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile eksik hesaplanan bedel üzerine kabul karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … yönünden kabulü ile; davacı adına tesciline, davacılar tarafından depo edilen 156.436,89 TL bedelin ve nema getirisinin karar kesinleştiğinde davalı …’a ödenmesine karar verilmiş olup, davalı … vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re’sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla, davalı … vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararına ilişkin davalı … vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 27.11.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.