onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir inşaat sözleşmesi kapsamında avans iadesi ve faiz talebi üzerine yapılan hukuki bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, yüklenici iş ortaklığına yapılan avans ödemesinin iadesini talep etmiş, ancak davalılar, sözleşmenin tasfiye edilmesi ve avansın iadesinin yapıldığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının faize hak kazandığını belirleyerek kısmen davayı kabul etmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşmenin tasfiyesinin davalıların kusuruyla gerçekleşmediğini ve faiz talebinin saklı tutulduğunu değerlendirerek, ilk mahkeme kararını bozmuştur.

Yargıtay, davacı tarafın yalnızca toplantı tutanağında belirtilen tarihten sonra avans faizi talep edebileceğini vurgulayarak, ilk mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, davalıların temyiz itirazlarını kabul ederek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, avans iadesi ve faiz taleplerinin hukuki dayanaklarını değerlendirerek, taraflar arasındaki sözleşmenin hükümlerine uygun bir sonuca ulaşmıştır.

6. Hukuk Dairesi         2023/3621 E.  ,  2024/4928 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/254 E., 2023/840 K.
    HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI : 2020/451 E., 2021/638 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

    Belli edilen günde davalılar vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    Davacı vekili, müvekkili ile davalı yüklenici iş ortaklığı arasında 17.01.2018 tarihinde “Kuzey Marmara Doğalgaz Depolama Tevsi Projesi (Faz III) Yapım İşi” sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 13. maddesi kapsamında 01.03.2018 tarihinde 388.350.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, yapım faaliyetleri sürerken davalının 08.02.2019 tarihli yazısı ile sözleşmenin tasfiye edilmesi talebinde bulunduğunu, Bakanlığın olumlu görüşü üzerine 20.05.2019 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedilerek tasfiye edilmesine karar verildiğini, fesih kararının karşı tarafa 21.05.2019 tarihli yazı ile bildirildiğini, müvekkilinin 13.11.2019 tarihli ve 27.11.2019 tarihli yazılar ile sözleşmenin 13.9.5 maddesi hükmü uyarınca yüklenici iş ortaklığından avansın iade edilmesini talep ettiğini, tarafların katılımıyla düzenlenen 29.11.2019 tarihli tutanak gereğince 02.12.2019 tarihinde 251.217.762,30 TL avans bakiyesinin müvekkiline iade edildiğini, ancak avans bedeline ilişkin faizin ödenmediğini, müvekkilinin TTK’nın 20. maddesinin 2. cümlesi gereğince faize hak kazandığını ileri sürerek, 145.126.015,37 TL faiz alacağı ile bakiye avans tutarı olan 251.217.762,30 TL’ye 02.12.2019 tarihinden ödeme tarihine kadar ticari kredi faiz oranı üzerinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalılar vekili, müvekkiline sözleşmede kararlaştırılan avansın ödendiğini, 7161 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen Geçici 4. madde uyarınca tasfiye talep edildiğini ve talebin davacı tarafından uygun bulunduğunu, taraflar arasında 29.11.2019 tarihinde toplantı gerçekleştirildiğini, bu toplantıda iade edilecek avans rakamının değiştiğini ve iadesi gereken tutarın kesin olarak belirlendiğini, müvekkilinin 30 günlük ödeme süresinin de başladığını, bu sürenin dolması beklenmeden 02.12.2019 tarihinde iadesi talep olunan avans bakiyesinin ödendiğini, sözleşme devam ederken avansın mahsubunun hakedişlerden kesinti suretiyle yapıldığını ve faiz uygulanmadığını, TTK’nın 20. maddesi hükmünün uygulama alanı bulunmadığını, sözleşmenin 13.9. maddesinde ve iş eksiltmede avans iadesinin düzenlendiği 33.14 maddesinde faize yer verilmediğini, ara hakedişlerden avans mahsubu yapılırken faiz iddiasında bulunmayan davacının TBK’nın 131. maddesi gereğince ve usulünce saklı tutulmamış bir fer’i alacak iddiasının artık ileri sürülmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 20.05.2019 tarihinde feshedilmesi ile birlikte bakiye avansın 02.12.2019 tarihine kadar yüklenici iş ortaklığı uhdesinde kaldığı, TTK’nın 20. maddenin 2. cümlesi gereğince tacir vasfında olan davacının avansın iade edildiği tarihe kadar faize hak kazandığı, 29.11.2019 tarihli tutanağın 3. maddesinde faiz hakkının saklı tutulduğunun anlaşıldığı, TTK’nın 20 maddesinin 2. cümlesinde sözü edilen faiz kapital faiz olduğundan 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında kanuni faiz uygulanarak hesap yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 57.757.859,41 TL faiz alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile tasfiyesine karar verildiği, sözleşmenin davalıların kusuruyla sona ermediği, taraflar arasında düzenlenen 29.11.2019 tarihli toplantı tutanağı başlıklı belgede faiz talebinin geriye doğru saklı tutulduğunun anlaşıldığı, böylece TBK’nın 131. maddesinde düzenlenen ihtirazı kayıt şartının gerçekleştiği, davada TTK’nın 20. maddesi gereğince faiz talep edilmiş olup, yasal faiz uygulanmasının doğru olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    Bu karara karşı davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince duruşmalı olarak süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    1-Kamu düzenine aykırılık hallerinin re’sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

    2- Taraflar arasında düzenlenen 17.01.2018 tarihli ve “Kuzey Marmara Doğalgaz Depolama Tevsi Projesi (Faz III) Yapım İşi” sözleşmesi dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı iş sahibi, davalı iş ortaklığı ise yüklenicidir. İşin devamı sırasında yüklenici iş ortaklığı 08.02.2019 tarihli yazısı ile 17.01.2019 tarih ve 7161 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile 05.01.2002 tarih ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen Geçici 4. madde kapsamında imalat girdilerinde meydana gelen beklenmeyen fiyat artışlarını gerekçe göstererek sözleşmenin tasfiye edilmesi talebinde bulunmuş, davacı iş sahibince talep kabul edilerek 20.05.2019 tarihi itibariyle sözleşme feshedilerek tasfiye edilmesine karar verilmiş, karar davalılara 21.05.2019 tarihli yazı ile bildirilmiştir.

    Sözleşmenin 13. maddesi kapsamında 01.03.2018 tarihinde davalı iş ortaklığına 388.350.000,00 TL avans ödemesi yapılmış, sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişler ile toplam 137.132.237,70 TL avans iş bedelinden mahsup edilmiş, bakiye 251.217.762,30 TL avans tutarının ise tarafların imzası bulunan 29.11.2019 tarihli tutanak ile kararlaştırılan 02.12.2019 tarihinde yüklenici iş ortaklığı tarafından davacıya ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

    Sözleşmenin tasfiye edildiği tarihten sonra taraflar arasında bakiye avansın iadesi için yazışmalar yapılmış ise de, tarafların bir araya gelerek düzenledikleri 29.11.2019 tarihli tutanak ile davalı yüklenicilerin iade edeceği avans miktarı ve ödeme tarihi açık şekilde kararlaştırılmış, kararlaştırılan tarihte bakiye avans ödenmiştir. Davacı tarafın ancak toplantı tutanağında kararlaştırılan tarihten sonra ödeme yapılması halinde avans faizi talep edebileceği dikkate alınarak, mahkemece davanın davacının tüm talepleri bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK’nın 373/1. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.11.2021 tarih ve 2020/451 Esas, 2021/638 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.