|
ÖZET: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, eser sözleşmesi uyarınca başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi durumunda idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğuna karar vermiştir. 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu’nun 20. maddesi gereği, idarenin yükleniciye en az 10 gün süreli ihtar yapması gerektiği, bu ihtara rağmen yüklenicinin borcunu ödememesi durumunda kesin teminatın gelir kaydedilmesi ve sözleşmenin feshedilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkeme, taraflar arasında imzalanan hakediş raporunda eksiklik bulunmadığını ve alacak miktarının zamanaşımına uğramadığını belirterek, davanın kısmen kabulüne ve icra takibinin 332.464,20 TL üzerinden devam etmesine karar vermiştir. İcra inkar tazminatı talebinin ise alacağın likit olmaması nedeniyle reddedilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını kısmen onaylamış, ancak davalı kurumun harçtan muaf olması gerektiği gerekçesiyle harç yükletilmesini hatalı bulmuştur. Tüm temyiz sebeplerinin reddiyle kararın onanmasına ve harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. |
6. Hukuk Dairesi 2023/4207 E. , 2024/5152 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1702 E., 2023/1860 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/236 E., 2022/961 K.
1- İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesi uyarınca hak ediş ve teminat bedelinin tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, dava konusu işlerle ilgili olarak mevzuatta belirlenmiş usul ve esaslara bariz aykırılıkların olduğu iddiası ile ilgili somut kanıtı bulunması halinde, 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanununun 20. maddesine göre, yüklenicinin taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi üzerine, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilip ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye etmesi gerekirken gerekeni yapmadığı, genel hukuk kuralları çerçevesinde hak arama yollarını kullanabilecekken, salt idari soruşturmayı bekleme cihetine giderek yükleniciye borcunu ödemekten kaçınması işleminde idarenin kusurlu olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş 03.10.2017 tarihinde imzalanan hakediş raporunda ihale konusu işte eksik, noksan, hata bulunmadığı, hakedişte 55.094,40 TL kesintiler düşüldükten sonra “yükleniciye ödenecek tutar” satırına gösterilen miktarın zamanaşımına da uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 332.464,20 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davalı kurumun harçtan muaf olduğu halde davalıya harç yükletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına; yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile takibin 332.464,20 TL asıl alacak ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re’sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalı vekilince yapılan ihalenin usulsüz olduğu, dava konusu işlerin alım ve kabullerinin işin uzmanı ve yetkisi olmayan kişiler tarafından yapıldığı iddia edilmiş ise de dosyanın tetkikinde bu iddialarına ilişkin açılmış bir ihalenin iptali davasına rastlanmadığı, savını ispatlayacak somut deliller sunamadığı, davacı alacaklının edimini ifa etmediği iddiasına karşılık olarak soyut beyanları karşısında yerinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan rapor doğrultusunda davacının alacağının tespit edildiği, keza idare elemanlarınca dava konusu işe ilişkin ihale evrakının düzenlendiği ve itiraza uğramadığı, aynı şekilde dava konusu işe dair düzenlenen hakedişin de itiraz edilmeden onaylandığı, işin kesin kabulünün yapıldığı, kesin kabul eksikliklerinin de hakedişte kesildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.