onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile ilgili bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı idare, Sakarya ili Hendek ilçesinde bulunan bir taşınmaz üzerinde kamulaştırma işlemi gerçekleştirmiş ve bu işlemle ilgili bedelin tespitini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf başvurusunda, belirlenen bedelin hatalı olduğu ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gibi sebepler öne sürülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak belirlenen kamulaştırma bedelinin makul olduğunu ve hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını ifade etmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, temyiz itirazlarının yerinde olmadığına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde değer tespitinin nasıl yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/1801 E.  ,  2024/10271 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1174 Esas, 2023/2112 Karar
    DAVA TARİHİ : 14.09.2020
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/237 Esas, 2021/263 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Hendek ilçesi, Kazimiye Mahallesi 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faizi ve objektif değer artış oranının hatalı belirlendiğini, acele el koyma bedeli ile fahiş fark bulunup çelişkinin giderilmediğini, meyvesiz ağaçlara belirlenen bedelin yüksek olduğunu, sökülen ağaçlar maliklere iade edilmiş olup enkaz bedeli düşülmesi gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz yönünden kapitalizasyon faizi ve dava konusu taşınmazın konumu dikkate alınarak belirlenen objektif değer artış oranının yerinde olduğu ve belirlenen kamulaştırma bedelinin makul olduğu, davaya konu 121 ada 1 parselin (A) harfi ile gösterilen 532,70 m²lik kısmının mülkiyeti tefrik edilen dava nedeniyle çekişmeli olduğundan tefrik edilen bu davanın eldeki davanın sonucunu etkileyeceği gözetilerek tefrik edilen tapu iptal ve tescil dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülse de Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/368 Esas sayılı dosyasında davanın aktif husumet ehliyet yokluğu sebebiyle reddine karar verildiği, orman idaresi tarafından da bu kısma yönelik açılmış bir tapu iptal ve tescil davası bulunduğu hususunun iddia ve ispat edilmediği dikkate alındığında mahkemenin kamulaştırma planında belirtilen ve acele el koyma kararına konu fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen 772,27 m² üzerinde daimi irtifak tesisinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci ve 12 nci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve kesilen fındık ağaçlarına maktuen değer biçilmesi yerindedir.
    3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
    4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.