onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline hükmetmiştir. Tarafların istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bulmuş ve başvuruları esastan reddetmiştir.

Davacı idare vekili, temyiz dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Yargıtay, 2942 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca yapılan emsal karşılaştırmasının ve değer biçiminin isabetsiz olmadığını belirterek, temyiz itirazlarını reddetmiştir. Karar, tarafların iddia ve savunmalarına, belgelere ve uygulanması gereken hukuk kurallarına uygun bulunmuştur.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğine hükmetmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve emsal değerlendirmelerinin önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2190 E.  ,  2024/9111 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/3322 Esas, 2023/1658 Karar
    DAVA TARİHİ : 02.06.2020
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/484 Esas, 2022/67 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, …, Muratdede Mahallesi 616 ada 29 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek dava tarihinden dört ay sonrasından karar tarihi olan 03.03.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit olunan kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, makul oranda indirim yapılması gerektiğini, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazın Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun objektiflik ve bilimsellikten uzak haksız değerlendirmeler içerdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın piyasa değerinin çok altında kaldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki davaya konu taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki yapıya ise resmi birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.